Diğer kızların aksine 17 yaşındaki Elçin sert, silah, bıçak vb. aletlere hayran, 3 yaşından beri dövüş ustası olan bir genç kız.
Annesini daha dört yaşındayken öldü ve babası da korkunç mafyalarından biri.
İkiz kardeşleri ve bir abisi var. Yaren Z...
Babamın sesiyle uyandım. Sesini incelterek sesleniyordu:
-Elçin. Elçin hadi prensesim kalkma vakti
-Günaydın babacığım.
-Günaydın prensesim. Hadi hazırlan aşağı da bekliyorum. Seni İzmir'e göndermeden küçük bir konuşma yapacağım.
-Tamam babacığım deyip yataktan kalktım. Bugün İstanbul'daki son günümdü. Artık kendi ayaklarımın üstünde durmak istiyordum. Bu yüzden okulum bitene kadar İzmir'de okuyacağım. Dolabımı açıp üstümü giydim ve saçlarımıda maşa yaptıktan sonra aşşağı indim.
Babam koltukta telefonuna bakarken beni görünce hemen bırakıp yanına oturmamıişaret etti. Yanına gidip oturdum ve babama bakmaya başladım. Babam derin bir nefes alıp:
-Bak kızım öncelikle seni Okyanus Koleji'ne yazdırdım. Okulun sahibi Selim amcan.Belki kardeşlerin Yaren ve Zeynep'iAmerika'dan alıp senin okuluna yollayabilirim.(Yaren ve Zeynep Elçinin ikiz kardeşleri)Ama abini bilemiyorum. Şimdilik sana BMW m5 ' i veriyorum. Ve yanında da Kawasaki z1000 ' ü al.
Evin üç katlı küçük bir bahçesi var.Orada benim tanıdıklarımdan sana en iyi boks kursunu ayarladım. Çizdiğin silah resimlerini sana konum attığım yere götür. Adamın adı Yusuf . zaten seni görse tanır sana hep resimlerini atardım , kendisi küçüklük arkadaşımdır da. Adamlarım seni kahvaltı ettikten sonra İzmirebırakıcak. Söyleyeceklerim bu kadardı, prensesim bir sorun falan var mı? - Hayır babacım Herşey için saol deyip içten gülümsedim
-Ne demek prenses. Hadi kahvaltıya! deyip nazikçe belimden tutup beni masaya götürdü. Biraz kahvaltı ettikten sonra babama sarılıp yola çıktım. Arabada biraz kestirmiştim.
Uyandığımdagelmiştik. Hiç vakit kaybetmeden arabadan çıktım ve eve baktım. Cidden babamın zevkini seviyordum. Evebakacak olursak üç katlı, önden bahçeli, içinde spor salonu ve havuzu olan bir evdi. İçeride hizmetçiler vardı. Hep elinde bir şeylerle etrafta koşuşturup duruyorlardı. Bu duruma gülerken yanıma bir bayan gelip:
-Hoş geldiniz Elçin hanım. Lütfen benimle gelin deyip yürümeye başladı. Ben de arkasından gittim. Eve girdiğimizde beni en üst katta sağdaki odaya götürüp
-Eğer beğendiyseniz burayı alabilirsiniz dedi.
¡Ay! Esta imagen no sigue nuestras pautas de contenido. Para continuar la publicación, intente quitarla o subir otra.
Sağolsun babam benim mavi delisi olduğumu bildiği için odamı mavi yaptırmıştı.Canım babam yaa...
Bu odayı aldıktan sonra yerleşip bir duş aldım . Yarın benim için okulun ilk günüydü . Bir iki dk daha durduktan sonra duştan çıkıp pijamaları giydim. O arada telefonumdan melodi sesi duydum. Baktığımda Yaren arıyordu:
-Alo ablacım nasılsın ?
-iyidir ablacım sen nasılsın Zeynep napıyor?
-İkimiz de iyiyiz ve çok heyecanlıyız. Birkaç gün sonra İzmire geliyoruz
-Hadi inşallah. İkinizi de çok özledim.
-Biz de seni ablacım şimdi kapatmam lazım görüşürüz
-Görüşürüz! Ayy sesini bile özlemişim kardeşimin.Her neyse telefonu komidine koyup yatağın içine girdim bir kaç dakikadan sonra derin bir uykuya dalmıştım...