Hızlanan adım sesleri daha da hızlı koşmam için beni uyarırken ayaklarım tepkisizdi. Kaç saattir koştuğumu bilmiyordum ama epey bir koştuğum açıktı.
Ayaklarım yavaşlamaya başlarken derin derin nefes alıyordum. Beynim bulanmıştı ve yutkunduğumda boğazım acıyordu.
İki dakika bir durup saklanmak için yer aramaya koyuldum. Gözlerimle etrafımı deli gibi geziyordum fakat nafileydi.
Zar zor iki üç adım daha atmaya çalıştım - ki iki çift güçlü bir kol tarafından hızla çekilmemle tiz bir çığlık attım.
"Şş," dedi arkadamdaki, "Benim Hope."
Yavaşça sırıtıp çığlık atmayı anında kestim ve gevşedim. Kim olduğunu anlamıştım ama safa yatmak kulağa daha hoş geliyordu.
"Üzgünüm 'benim hope' diye birini tanımıyorum."
Beni kendisine döndürüp yalandan yüzünü buruşturdu. "Mizah anlayışın çok iyiymiş cidden."
"Öyledir," dedim bilmiş bilmiş.
Bu halim hoşuna gitmiş olacaktı ki gür bir kahkaha attı. Sesi ıssız sokakta yankılanırken korkuyla gözlerimi büyüttüm.
Peşimdekilerden kurtulmuş olabilirdim ama her an beni bulurlar gibi hissediyordum.
"Ya gülme sokağın ortasında!" dedim fısıldayarak. "Gece gece insanlar uyuyor be!"
Beni takmayıp gülmeye devam ederken gözlerimi devirdim.
Bir anda gülmesi durdu ve kaşları çatıldı.
"Sahi gece gece senin burada ne işin var?"
Ooo. Çok güzel soru.
Ne diyecektim ki?
Dün bir kız çocuğunu bana küfretti diye dövdüm ve sonradan öğrendim ki bu kızın tam 7 abisi varmış üstelik 7'side profesyonel boksçuymuş. E haliyle bu kız beni abilerine yumurtlamış. Bende işte saat 3'de sırf canı çikolata çekti diye kalkıp bakkala giden bir kız olduğumdan ötürü o güzel yatağımdan kalkıp bakkala gittim.
Şansa koş ki bu bakkal amca dövdüğüm kızın babası çıktı üstelik bu adamda profesyonel tekvandocuymuş. Ve abiler olayı babaya da anlatmış iş böyle olunca bu adam beni taaa buraya kadar kovaladı.
Düşündüğüm şeylerden etkilenmiş olmalıydım ki sesli bir şekilde "Kız abilere yumurtlamış, abiler babaya yumurtlamış kabak da Hope'un başına patlamış " demiştim.
Bu dediğimi fark ettikten sonra kısık sesle küfrettim. Başımı kaldırıp Jess'e baktığımda kaşlarını kaldırıp bana alayla baktığını görmüştüm.
"Cidden kız küfrettiği için dövdün öyle mi?"
Duraksadı. "Sen manyak bir kızsın Hope Mikaelson." deyip kahkaha atmaya başladı.
Sanırım olayı düşünürken anlatmıştım. Bunu hep yapardım.
Kafamı iki yana sallayıp kavgayı unutmaya çalıştım. Benim buraya gelmem için belirli bir sebebim vardı fakat ya Jess? O niye buradaydı?
Kaşlarımı çatıp etrafı süzdüm. Burası bir ara sokaktı! Ve erkekler burada çoğunlukla işi kaynatırlardı. Beynimde bir sürü senaryo oluşurken sinirle soludum.
"Peki ya sen," dediğimde gülmeyi kesip bana baktı. Ciddi ve sinirli bakışlarımdan ürkmüş olmalı ki dikkatle bana baktı. "Senin burada ne işin var?"
ESTÁS LEYENDO
Hope
FanfictionO Hope Mikaelson. Hayley'nin biriciği, Kol'un en yakın arkadaşı, Elijah'nın değerlisi, Davina'nın kız kardeşi, Rebekah'nın dişi Klaus'u, Klaus'un ise her şeyi. "Artık eve dönme vakti gelmişti. Hope malikâneye geri dönecekti. Herkes için her şey yolu...
