G-S (-1)

54 8 5
                                        

multimedia: BESTE

elimdeki sodayı yudumlayarak pencerenin kenarında, mahallede top oynayan çocukaları izlemeye başladım. okadar özgür ve mutlu bir şekilde oynuyordular ki onların yerinde olmak için şimdi herşeyimi verebilirdim. daha on dokuz yaşındaydım ama kırk yaşındaki teyzeler gibi düşünüyordum. tabi bunun nedenleri vardı.

daha biz çocukken annem, babam öldükten sonra başka biriyle evlenip istanbuldan gitmişti. kız kardeşim melek ile beni yalnız bırakmıştı.
kendimden çok meleği düşünüyordum herzaman. onun okuyabilmesi için okulu bırakıp çalışmaya başlamıştım. masrafları zorda olsa karşılayabiliyordum ev zaten bizimdi bu yüzden ayrıca şükrediyordum anca karnımız doyuyordu zaten ek iş yaparakta meleğin okul masraflarını karşılıyordum bundan hiç gocunmuyordum. küçük sıcak evimizde melekle geçinip gidiyorduk işte mutluyduk en azından. annemin bizi bırakmasıyla üzülsekte toparlanmıştık. meleğimle
aramızda iki yaş olmasına rağmen anne olmuştum ona.
o kadar çok seviyordum değer veriyordumki istese canımı bile verirdim. düşüncelerimden ayrılıp saatime baktım ve geç kaldığımıda anlamış oldum. yaşlı asabi kadından bugün yine fırça yiyecektim anlaşılan.

lacivert kotumun üstüne beyaz baskılı tişörtümü giyerek hızla evden çıktım. otobüs durağına gelip beklemeye başladım. yaşlı teyzeler dedikodu yaparken hafif bir tebessümle kulaklıklarımı taktım. yalnızlığı en iyi anlatan şeydi şarkı içinde kayboluyordum karanlığımın nasıl bir histi adını koyamuyordum ama huzur vardı yada öyle olmasını isterdim bilemiyorum.

otobüs gelince akpili basarak boş bir koltuğa oturdum.

büyük bir villada yaşlı bir kadına bakıyordum aslında oğulları kızları ve bir sürü torunları vardı ama ziyarete sadece özel günlerde geliyordular.
seviyordum nermin teyzeyi ama fazla asabi ve otoriter biriydi bir dakika geciksem bir saat boyunca kızıyordu. canı sıkıldığı için sürekli bana kızıyor evden çıkmadan öncede hep gönlümü alıyordu. galiba oda beni seviyordu.

...

villanın önündeki kalabalıkla gözlerimi kısarak kapıya baktım ambulansmıydı o?
koşarak nefes nefese içeri girdim. nermin teyze yatağında uyumuştu peki ya bu kalabalık bu ambulansta neyin nesiydi. hıçkırık sesiyle arkama döndüm bu senaydı. nermin teyzenin torunu sena peki neden ağlıyordu. koşarak ellerinden tuttum.

"ne oldu sena neden ağlıyorsun bune kalabalık.?"

"o öl-öldü beste. babaannem öldü"
duyduğum kelimeyle gözyaşlarım yanaklarımdan süzülmeye başladı. daha dün sapasağlamdı neden olmuştu böyle. nermin teyzenin üzeri örtüyle örtünürken son kez baktım yüzüne iki yıldır bakıyordum ona o kadar seviyordumki yaptığım işi nermin teyzeyi.. göz yaşlarımı silerek allah rahmet eylesin diyebilmiştim sadece ne yapabilirdim ki gitmişti dönüşü olmayan sonsuzluğa..

...

taziyeden sonra bol bol dualarla beraber otobüse atladım akşam olmuştu neredeyse ve benim deli gibi uykum geliyordu.

anahtarla kapıyı açarak meleğin odasına girdim.
çoktan okulundan gelmiş derslerini çalışıyordu. liseye gittiği için dersleri ağırdı ve okumaktan başka bir seçimi olmadığı için sürekli ders çalışıyordu gerçi bir hayali vardı, müzik okuluna gitmek istemişti ve hayallerine ulaşsın diye gereken herşeyi yapacaktım.
meleğin yanağına sulu bir öpücük bırakarak odama girdim. pijamalarmı giyinip yeşil yatağıma attım kendimi hiç bir zaman nazik yavaş bir şekilde bunu yapmamıştım. alışkanlık haline gelmişti. ama artık yapmasam daha iyi olacaktı kırılabilirdi.
zaten işimde şuan toprağın altındaydı. ve yeni bir işe girmeliydim ve bu zaman alacağı için elimi sıkı tutmalıydım.

...

alnıma değen sıcak öpücükle gözlerimi açtım.
"günaydım meleğim"

"sanada abla. ben çıkıyorum"

"iyi dersler bebeğim. çantamdan harçlık al" diyerek gözlerimi kapadım.
neden uyuyorum ki ben nekadar erken iş aramaya başlarsam o kadar iyi olurdu. kapının kapanmasıyla gözlerimi ovaladım. hızlı bir duşun ardından mutfağa girdim. gevreği kâseye koyarak sütü üstüne döktüm telefonumdan bir şarkı açarak kahvaltı(!) mı yemeye başladım.

spor ayakkabılarımı ayaklarıma geçirip evden çıktım. buralarda çalışamazdım zenginlerin olduğu semte gitmeliydim. yoksa geçinemezdim otobüse atlayıp nişantaşına geldim. buralarda nasıl çalışabilirdim bilmiyordum araya sora birşeyleri bulacaktım işte, bulmalıydım..

...

bugün okadar alışveriş merkezlerine cafelere bakmama rağmen işe alınamıyordum ne eksiğim vardıki liseyi yarıda bıraktığım içindi belliki onlar lise mezunu istiyordu. birkaç yere form bırakarak çıkmıştım ve bu işlem iki üç aya kadar uzadığı için yarın farklı iş yerlerini aramaya devam etmeliydim.
meleğin odaya girmesiyle dudaklarmın kenarı kendiliğinden kıvrıldı.

"ablacım az önce arkadaşlarım arayıp söyledi bugün dokuzda ecenin doğum günü partisi var. herkes orada olacak, gidebilirmiyim."

"meleğim dokuzda doğum günü olurmu hiç? öğleleyin olsa tamamda bu akşam akşam olmaz canım"

"abla neolur gideyim bütün okul gidecek lütfen.."

"alışık değilsinki akşam dışarı çıkmaya melek, gitmesen olmazmı yani?"

"abla neolur bir saatçik, on buçuk gibi gelirim lütfen.."

" ah! pekala, ama erken dön"

"tamam abla merak etme"
içime sinmemişti bu saatte dışarı çıkması ama kıyamıyordum üzülsün istemiyordum.
meleğimin gülüşüyle ben ayakta duruyordum. şeftali kokusuyla nefes alıyordum. kızıl saçlarıyla oynayarak neşeleniyordum. 17 yaşında olabilirdi ama ben ona bebek gibi bakıyordum içimdeki boşluğu bu şekilde dolduruyordum.
düşüncelerimden ayrılıp televizyon izlemeye başladım.

...

saat bir'e geliyordu ve ben meleği yüz kere aramıştım neden açılmıyordu bu telefon içimdeki huzursuzluk gitgide büyürken ne yapacağımı bilemiyordum neden evin adresini almamıştım ki ben ah aptal kafam. tekar aradım bu sefer kapalı olduğundan telaşla üstümü giyindim kapıyı açar açmaz iki polis ile karşılaştım.

"beste aktaş sizmisiniz?"

"evet benim ne oldu!"

"melek aktaş, kardeşiniz.."

"ne oldu kardeşime kaza mı geçirdi?" polisin kaçamak bakışlarıyla korkum gitgede artıyordu ağzıma gelen tuzlu suyla göz yaşlarımın bir sel gibi aktığınıda anlamış oldum

"anlatsanıza"

"ıhm.. kardeşiniz tecavüze uğramış.."

*******

bu benim ikinci kitabım arkadaşlar yazarken çok.. eğleniyorum inşallah beğenirsiniz. bu bölüm biraz sıkıcı gelmiş olabilir çok normal çünkü tanıtım. yani ne bekliyonuz.. :D ilerki bölümler de eğleneceğize eminim umarım beğenirsiniz seviyorum sizi watpatt ailesi.. :*)

Pamuk eller votelere.. :D

Güzel Sev Donde viven las historias. Descúbrelo ahora