Bira kutusunda salyangoz olmak.

78 5 1
                                        


  - ''Sevdiğiniz kişi sizi bir başkasının yanında küçük düşürseydi ne yapardınız?''

    Yanaklarımı bıkkınlıkla şişiriyorum ve başımı iki yana sallarken gökyüzüne ümitsizce bakıyorum. 

         Allah'ım neden ben! 

     Bir yanda  özenle yetiştirdiğim biber fidelerinden birinin yaprağına yapışmış salya sümük yiyen yumuşakça,diğer yanda şu ilerideki lale oymalı demir bahçe kapısından girdiğinden beri, elindeki anket sorularının tozunu bana yutturmaya uğraşan yarım akıllı arkadaşım. Yumuşakcaya öfkemin ağır bastığına hükmedip,bahçenin en ucundaki tahta kulübeye doğru hızla koşuyorum.Narin'in bıkkın ve yakarışlı homurtuları kulaklarıma çalınırken,en üstteki raftan son günlerde sık sık kullandığım kar tuzundan bir fiske avuçluyorum.

-''Haydi ama yaaaa! Yalnızca bir anket..'' 

 Aynı hızla hedefime yaklaşırken,bir çırpı Narin'e uzanıp elindeki kalemi kapıveriyorum.Tepemde topladığım saçlarımdan fışkıran isyankar bir tutamı gözlerimin önünden sabırsızca üflüyorum.

 -''Sana iş bul derken anketçi olmanı kastetmemiştim''. 

-''Çalışırken kalori yakabileceğin bir iş bul dedin ama.'' 

      Biber fidanının yaprağındaki hain çift eşeyliyi kalemle yere düşürüyorum.Fidanlardan yeterince uzaklaşmasını sağlıyorum. Fideliğin kameriye ile bitiştiği taraftaki betona oturmuş, bacaklarını önünde çaprazlamış, kucağında açık olan anket dosyasına parmakları ile ritim tutuyor.Kısacık bir bakışla ona asrın umutsuz vakıası olduğunu anlatmaya çabalıyorum.

 -''Ne zamandan beri çene çalmak kilo verdiriyor?'' 

  Huzursuzca kıpırdanıyor. ''İnsan vücudunda enerji tüketen en büyük organ beyinmiş.Hem..''  

  Gözlerimi fırıldatıp susmasına yetecek şekilde baktığımda dudakları küçük bir kız çocuğu edasında büzülüyor,kaşları  gözleriyle bitişiyor ve gözleri iri iri mahsunlaşıyor. Kısacası nereden vuracağını iyi biliyor..Şuan şu dakika, anket yapmayı tez hazırlamakla bir tutmaması gerektiğini anlatan küçük bir konuşma yapabilirdim ancak yavru kedi bakışını sıfatına öyle bir oturtabiliyor ki kıyamıyorum.Yine de sözlü cevaplamak yerine sevdiğim beni başkasının yanında küçük düşürürse yapabileceklerimi kılgısal olarak göstermeyi seçiyorum.

 -''Pekala.İzle ve öğren.'' 

 Yere eğilerek elimdeki kar tuzunu sümüklü böceğin tam tepesine döküyorum.Derisinin hızla büzüşüp tuzun onu kavuruşunu izliyorum.Yüzümü bir sırıtış  kaplıyor. 

  Hah! İşte bu atın intikamı.  

    Gerçi o olayda kovboy tecavüz ettiği at tarafından birkaç ay sonra tecavüze uğruyordu ama biz oraları hiç karıştırmayalım.  

 ''-Ahhh! Yazık ama ya! ''

   Yüzündeki tiksinti ile karışık acıma kalbimin tellerini hafiften okşasa da biberlerimin yapraklarında ki delikler aşkına, acımasız yanım telleri koparıveriyor.

Hayır cani değilim. Yeryüzündeki canlılara saygım sonsuz ancak benim kadar toprağa düşkün biri varsa aranızda; özenle yetiştirdiğim fidelerin,görüntüsü mide bulandırıcı bir yumuşakça tarafından kemirilmesine duyduğum öfkeye şapka çıkartacağına eminim. Birkaç aydır bahçemde ufak çaplı bir sümüklü böcek ve salyangoz soykırımı yapıyorsam bu tamamen fidelerin yapraklarında gördüğüm  deliklere katlanamıyor oluşumdan. Ne salyangozların üremek için karşı cinse gerek duymamaları ile alakalı bir durum, ne de yerde bıraktıkları parlak ve akışkan mukusun mide asitlerini coşturuculuğu ile..Hele ki o mukusun cilt kırışıklıkları ve yaraları iyileştirmede kullanıldığını baz alacak olursam,benimki yalnızca kahvaltıda taze biber salatalık yeme sevdasından.

Kamu telah mencapai bab terakhir yang dipublikasikan.

⏰ Terakhir diperbarui: Sep 18, 2016 ⏰

Tambahkan cerita ini ke Perpustakaan untuk mendapatkan notifikasi saat ada bab baru!

AsiTempat cerita menjadi hidup. Temukan sekarang