Yağmurlu bir yaz akşamıydı. Oturup hayatını gözden geçiren Brenda çok derin düşüncelere dalmıştı.Annesinin içeri girmesiyle düşüncelerini bir kenara bıraktı.
"Ne yapıyorsun Brenda?"
"Biraz dinleniyorum anne,babam işten geldi mi?"
"Hayır gelmedi Brenda."
"Peki anne."
Onlar bu konuşmayı yaparken kapı açıldı. Gelen Brenda'nın babasıydı. Brenda içeri seslendi.
"Hoşgeldin baba."
"Sağol Brenda."
Brenda'nın içinde bi kuşku vardı. Nedeni belli olmayan bir kuşku... Brenda'nın annesi Brenda'ya seslendi.
"Masa hazır Brenda. Hadi gel artık."
"Ben aç değilim anne."
"Sen bilirsin Brenda."
Brenda'nın eski görünümlü cep telefonuna bir mesaj geldi. Herhangi bir numara veya isim yoktu. Mesajda 'Hemen dışarı çık Brenda.Seni üst sokakta bir sürpriz bekliyor.' yazıyordu. Brenda montunu giyip evden çıktı. Böyle bir mesajı neden dikate aldığını kendisi bile bilmiyordu. Evden çıkarken annesinin sorularına cevap bile vermeyen Brenda hızlı adımlarla evden uzaklaştı. Üst sokağa vardığında,deliler gibi sevdiği, aşık olduğu Jack ve sevgilisi Liza bir bankta oturuyordu. Liza ilk başta Brenda'yı kıskandırmak için Jack'le sevgili olmuştu. Ama sonradan gerçekten ona aşık olmuştu. Brenda aslında hayır denilecek bir kız değildi. Jack'in onunla sevgili olmamasının nedeni Brenda'nın arkadaş çevresinin küçük olmasıydı. Liza'da güzel bir kızdı ama Brenda kadar değildi. Jack'e göre aralarındaki en büyük fark arkadaş çevresiydi. Liza okulda ve okul dışında çok tanınıyordu. Brenda çalılıkların arkasına saklanıp bir süre onları izledi.
YOU ARE READING
Karşılıksız
ChickLitBrenda annesinin hastalığından dolayı içine kapanık bir hayat yaşıyor. Aşık olduğu kişi ona aşık olmasa da o asla vazgeçmiyor ve kendini sevmesini sağlıyor. Ama annesinin hastalığı onun için öncelik sağlıyor. O ne olursa olsun annesinden u...
