"Hadi! daha hızlı!!!"
Olabildiğince hızlıydım zaten. Gaza daha fazla basıp yolda daha hızlı ilerlemeye başladım. Önümdeki arabayı sollayıp öne geçtim. Saniyeler sonra direksiyon hakimiyetimi kaybedince yoldan sapmıştım. Korkuyla frene basmaya çalıştım. Bir anda korkum bedenimi esir aldı. Başım direksiyona çarpıp bütün bedenim sarsıldığında 1 dakika bekledikten sonra nerdesin olduğumu çözmeye çalıştım ve neye çarptığıma bakmak için kafamı hafifçe kaldırdım. Çarptığım şeyin bir araba olduğunu gördüm. Acıyla inlerken çarptığım arabanın hasar görmemesi için dua etmeye başladım. Lanet olsun! niye bu kadar içtim ki sanki.
Elimle, kanayan bölgeyi bastırdığımda diğer elimide arabanın kapısını açıp yavaş adımlarla indim.
Bana yardım edebilecek kimse yok basıp gitmişlerdi. Acaba diğer arabada ki adama birşey olmuşmuydu? Arabanın önüne geldiğimde. Bu düşündüğümü destekledim bu bir adamdı. Aarabanın kapısı açıldığında kaşı patlamış genç bir adam bana doğru yürümeye başladı.
"Seni gerizekalı! Aptal sakar"
"Ne diyosun be! sen çarptın bana!"
Sinirle bana baktıktan sonra şaşkınca beni işaret etti. Birbirimize olan kızgın ve bir o kadarda suçlayıcı bakışlarımız şaşkınlık kaplarken. Aynı anda birbirimize dönüp
"SENSİN!"
diyebilmiştik...
YOU ARE READING
TATLI BELAM
RomanceYağmurdan kaçarken doluya yakalanmak gibiydi bu. Küçük bir kaza... 2 kaderim birleştirecek kadar güçlü müydü ki? Rafa kaldırılmış okunmayan, okunmayacak kadar nefret dolu bir hikayeydi onların hikayesi. Kırılan kalpler düzelebilir mi? Unutulan bütün...
