Güneş'in daha yeni Doğduğu saatin 8 sularında olduğu bir sabahtı.
İstanbul'un en zengin okuluna giderken başka okula gitme isteğimle şuanda Aras kolejine gidiyorum.
O gün okulumun ilk günüydü.
Saat 11'de ders başlıyordu.
Lise 3'te olmak harika bir duyguydu.
Vakit kaybetmeden kahvaltımı yapıp çantamı da sırtıma takıp okula doğru yola almıştım.
Okula vardığımda sınıfım 11/B'ye doğru gitmiştim.
Sınıfta herkes birbiriyle Konuşuyor ama yalnız biri kimseyle konuşmuyordu.
Yerimi o kişiye yakın Seçmiştim.
Sırama çantamı koyunca o kişiyle yaklaştım ve Konuşmak istemiştim.
Ona "Merhaba" dedim.
Bana sadece baktı ve cevap bile vermemişti.
Etraftaki kişiler "Ona pek bulaşma.Kendisi okulun müdürün oğlu."
Onun okulun müdürünün oğlu olduğunu öğrenince ondan sadece biraz korkmuştum.
Okulun ilk günü Merve diye bir kızla tanışmıştım.İyidi ama bana o çocukla alakalı garip Şeyler anlatmıştı.
Birincisi çocuğun adı Ömer'miş.
Ve ona bulaşana kendine bulaştırdığına pişman ettiriyormuş.
Saat Akşam saatlerine yaklaşırken evdeydim.
Günlüğüme okulun ilk gününün nasıl geçtiğini ve Ömer'i yazmıştım.
Gerçekten garip bir çocuğa benziyordu.
Akşam Yemeğini daha yememiştim.
Evimizde çalışan Ela teyze odama gelip beni Yemeğe çağırmıştı.
# # # # # # #
Yine aynı şekilde sabah uyanmıştım.
Okul için daha çok heyecanlıydım.
Çantamı Alıp kahvaltı etmeden okula gitmiştim.
2.günden okula biraz geç kalmıştım.
Okula vardığımda sırama oturmuştum.
Arkama yine Ömer oturmuştu.
Ders başladığında Ömer arkamdan beni dürtüklemişti.
Ona dönünce ne var bakışı atmıştım.
Bana içinde yazılar olan bir kağıt atmıştı.
İçindekini o an okumak istememiştim.
Teneffüs zili çalınca elimdeki kağıtı okumak için sabırsızlanmıştım.
Kağıtın üzerine "Depo'ya gel" yazmıştı.
Deponun neresi Olduğunu bilmeyince sınıftakilere sormuştum.
Onlarda bana "Ömer'in gizli yeri kimse oraya giremez"demişti.
"Peki ya nerde" diye sorunca onlar da bana "Okulun arka Bahçesinde Saklı bir yer var.
Görmekte çok zorlanmazsın ama bence içeri girme." dedikten sonra hemen sınıftan çıkıp okulun arka Bahçesine koşmaya başlamıştım.
Ömer'in deposunu görünce Kapıya vurmuştum.
Ömer kapıyı açmıştı.
İçeri girmeme izin vermişti.
İçeri girince dıştan küçük ama içi hem büyük hemde çok güzeldi.
Ömer'le burda olduğumdan dolayı ne kadar korkmuş olsam bile onunla konuşmaya başlamıştım.
--Beni buraya neden çağırdın Ömer? Daha tanışalı 2 gün bile olmadı . Neden?
--Çünkü sana aslında kötü biri olmadığımı ve herkesin normalde beni kötü düşündüğünü Gör istedim.
Herkes beni farklı tanıyor.Ama bundan sonra yeni gelenler beni senin beni tanıdığın gibi tanıyacak.
--Sen gerçekten iyi biri misin? O zaman niye herkes seni kötü biliyor.
--Çünkü ben zamanında o aralar iyi olmadığımdan dolayı kötü Şeyler yapmıştım.
Ama şimdide herkes beni kötü tanımaya devam ediyor.
Halbuki ben düzeldim.Artık eskisi gibi Değilim.
--Neyse zil çaldı diğer teneffüs yine konuşuruz.
Ömer'le konuştuktan sonra depodan çıkıp Sınıfa yürümüştük.
Yürürken ikimiz de hiç konuşmamıştık.
Sınıfa vardığımızda ders başlamak üzereydi.
Sonra kitaplarımı Alıp oturmuştum.
Hoca Sınıfa girmişti ve dersi anlatmaya başlamıştı.
Bu sefer Ömer yine bana bir kağıt atmıştı.
Okumadan da hocaya yakalandık.
--Ne oluyor orda?
--Hocam yok birşey sadece Ömer bana dersle ilgili birşey yazdı herhalde.
--Ver sen o kağıdı.
Diyerek kağıdı elimden Aldı.
Kalp atışlarım tavan yapmıştı.
Hoca tüm Sınıfa Ömer'in bana o kağıda yazdığı şeyleri okudu.
--Bana güvendiğin için Sağol.Sen çok iyi birisin.
Hoca bize bu konuyla alakalı Üzerimize fazla gitmişti ve ders boyu bizi izlemişti.
Tüm sınıf bunu duyunca bize bakıp "Ooooooooo" demeye başlamışlardı.
Böyle şeylerden nefret ederdim.
Ve hala da Öyleyim.
Çünkü biz sadece arkadaştık.
Bunu abartmalarını hiç mi hiç sevmiyordum.
Bugün ki okul günüm biraz maceralı geçmiş olsa bile büyük bir yorgunlukla eve gelmiştim.
Hemen günlüğümü çıkarıp herşeyi yazmaya başlamıştım.
Ama bugün sanki Ömer bana daha farklı gözle göründü.
Onu artık yakın arkadaşlarımdan görmeye başlıcaktım.
Aklımda 100 tane soru vardı.
Acaba Ömer iyi biri mi yoksa beni mi kandırıyor diye hep bunları geçiriyordum.
Ama sonrasından öyle olsaydı bana böyle demezdi diyordum.
Bunların hepsini günlüğüme yazınca arkadamdan annem gelmişti.
Kızım ne yapıyorsun derken günlüğümü görmüştü.
Bu seferde ne yazıyorsun günlüğüne diye sormuştu.
Havadan sudan demiştim ama kanmamıştı.
Ama annem benim özelimi istemiyorsam asla karıştırmazdı.
Bu huyuna bayılıyorum derken içimden telefonum çalmıştı ve annem dışarı çıkmıştı.
Arayan numara bende Kayıtlı değildi.
Açmak istememiştim.
Israrla çalınca açmak zorunda kalmıştım.
Beni arayan Ömer'di.
Nerden buldun numarayı dedikten sonra ben bulurum diye cevap vermişti.
Fazla ileri gittiğini düşünerek telefonu hızlıca kapatmıştım.
Daha 2. Günden Arıyor beni.
Yemeğimi mideme indirdikten sonra telefonumun zil sesini kapatıp uykuya dalmıştım........
YOU ARE READING
Müdür'ün Oğlu
RandomArtık ona güveniyordum.Hatta tek güvendiğim kişiydi.Ama işte o gün ona karşı olan tüm güvenimi kaybettim.O gün benim hayatımın karardığı Gündü.Sevdiğimin beni sevmediğini ve bana ihanet ettiğini öğrendiğim Gündü o gün.
