Yine normal bir sabahtı.Babam kulağımda bağırıyordu. "Hadi minik kuşum uyan çaylarımız soğumasın hadiii" diye.
Yataktan kalkmak dahi istemiyordum. "Tamam babacım geliyorum" dedim.Kalkıp altın işlemeli banyomun yolunu tuttum.Banyoya girdiğimde yüzüm makyajsız çirkin bir cadıya benziyordum.Banyodaki günlük işlerimi bitirdikten sonra banyodan çıktım.Şaşaalı dolabının kapaklarını açtım.O kadar çok kıyafet vardı ki hangisini giyeceğimi şaşırdım.Ben hangisini giysem diye düşünürken babam yine"Hadi kızım ben ekmek almaya gidiyorum.Sen de çabuk ol"dedi."Tamam baba "diyerek cevap verdim.Sonra beyaz salaş bir tişörtle syah bir deri etek giyip tişörtümün içine soktum.Aşağı inerken masanın üstünde bir not vardı. Koşarak aşağı indim.Notun üstünde babandan diye birşey yazıyordu .Onu okuyunca zaten içimdeki his beni ağlattı.Notu açmaya cesaret edemedim.Sadece bekledim ama dayanamadım çünkü aradan 2saat geçmişti ve hâlâ babam eve dönmemişti.Birden bunaldım sanki kafamdan aşağı sıcak su dökmüşler gibi...Kafamda bir sürü soru vardı. Bir acıya daha katlanamazdım.Annem ben karnındayken ölmüştü.Daha fazla gerilmeden mektubu açtım.İçinde babamın yakın zamanda öleceği yazıyordu.Bunu bana yazarak anlatmıştı.Ve yerini de söylememişti.Birde babam her zaman benim bir meslek sahibi olmamı ve üniversiteyi İstanbul'da okumamı istemişti.Bana orada bir ev bile almıştı.
