Otobüs

609 28 22
                                        

Merabalar efenim biliyorsunuz daha önce tek bölümlük iki hikaye yazmıştım şimdi devamlı bir hikaye yazma niyetindeyim ^.^ Tabiki de sinanisan olacak 💪 ya ne olacağdı 👀 Biraz tıkanmaktan ve devamını getiremekten tereddütlüyüm. Umarım herşey beklediğimden daha güzel gelişir ve ben uzun zaman yazabilirim sizlere birşeyler 💪 beni twitterdan tanıyanlarınız vardır mutlaka 🎈 ordan da ulaşabilirsiniz bir konuda neysem başlıyorum artık 🙈

Yorum ve voteleriniz önemli ama yorumlarınız daha bir deli önemli bekliyorum tabiki 💪

NİSAN

Her zamankinden biraz daha erken kalktı Nisan. Gözlerini açtığında havanın daha aydınlanmadığını farketti. O an yatıp uyumak ne kadar cazip gelsede kalkıp hazırlanması gerektiğinin farkındaydı. Yataktan kalkıp perdeyi araladığında güneş çarptı gözlerine.

Pencereyi açıp bahar ve güneşin kokusunu iyice içine çekti. Yeni yeni filizlenen çiçeklerin görüntüsü daha da içinin açılmasına sebep oldu. Hep adının neden Nisan olduğunu düşünürdü ona bu ismi neden koymuşlardı sürekli sorardı babasına. Babası büyüyünce anlarsın derdi sadece ne kadar yalvarsa ne kadar ısrar etse de asla babasının ağzından alamazdı nedenini. Sonra büyüyünce anladı. Mevsimlerin en guzeliydi ilkbahar onun için, sonbaharda solan yapraklar, dökülen çiçekler ilkbaharla birlikte tekrar yeserir yazı mujdelerdi insanlara Nisanda öyleydi aslında nerde sıkıntı olsa gidişiyle güzellestirirdi orayı, gidişi yazı getirirdi heryere...

Yüzünü yıkamak için banyoya yöneldiğinde içerinin dolu olduğunu anladı. Aciliyeti bir yana bırakıp Peri'yle uğraşmaya başladı. Peri'yle uğraşmak, ona takılmak çok hoşuna gidiyordu.

Nisan: Peri, çabuk çıkar mısın? Sabahtan beri işgal ettin şurayı ama benim de hazırlanmam lazım ve çok tuvaletim geldi patlıyım mı burda ha.

Peri: Kızım daha şimdi uyandın bilmiyorum mu sanıyorsun ne bu sabahtan beri orda benim çıkmamı bekliyormuş gibi tavrın.

Nisan Peri'nin kendisini bu kadar iyi tanımasına şaşırmadı.

Nisan: Evimden kalkıp okula 10 dakikada gitmek varken senin ısrarın yüzünden burada kaldım ve yolum bir saate çıktı farkında mısın Peri, eee ama bana bunu borçlusun artık

dedi. Onu alt edebileceginden emin bir şekilde duvara yaslanıp kollarını zevkle birbirine geçirdi. Suratına da o kocaman gülümsemesini oturtup Peri'nin içerden çıkmasını bekledi. İçerden gelen 'off puff' sesleri Nisan'ın daha da keyiflenmesine neden oldu.

Peri onun canı gibiydi. Liseden bu yana sürekli birliktelerdi. Ikisininde hayali doktor olmaktı. İkiside deli gibi çalışmanın karşılığını alıp tıpı kazanmışlardı. Birde aynı okulda olmaları çok büyük şans olmuştu onlar için.

Nisan Peri'nin kapıyı açmasıyla gülümsemesini saklayıp sımsıkı sarıldı Periye.

Nisan: Canımsın sen benim darılmadın dimi bana?

Nisan sanki Perinin gönlünü almak istermiscesine şımararak konuştu onunla.

Peri: Ya Nisan çocuk muyuz biz ne darılması, hem sen benim kardesimsin hepi topu bir tuvalet lafımı olur.

ciddiyetten arınıp kocaman kahkaha attı ikiside.

SİNAN

Saatin hızla ilerlediğini farkettiginde Ayla odada uyuyan Sinan'ı uyandırmaya yöneldi.

Ayla: Sinan hadi geç kalacaksın.

Sinan ablasının sesini duymasıyla sendeledi.

Sinan: Abla ne geç kalması ya hem saat daha kaç ki?

Ayla: Saat 8 de senin dersin kactaydı?

Sinan saatin 8 olduğunu duymasıyla yerinden alel acele kalktı bir yandan hazırlanıp bir yandan da ablasına söyleniyordu.

Sinan: Abla ne 8'i ya insan daha erken uyandırır hem ben sana dün demedim mi beni 7de uyandır diye al iste geç kaldım okula.

~~~~~

Sinan: Abi şurdan bir öğrenci alıversene.

dedi Sinan. Bir yandan da oturacak yer var mi diye gözlerini otobüsün içinde gezdirdi. Sonra aniden bakakaldı. Sadece baktı.

Bir kız kıvır kıvır saçlarıyla elindeki kulaklıkla uğraşıyor bir sinirleniyor sonra bir gülüyor ışık saçıyor sanki etrafına baktıkça gözlerinin kamaştığını hissediyor.

NİSAN

Otobüslerin vazgeçilmezi tabiki kulaklık. Nisanda herkes gibi cam kenarında yol boyunca müzik dinlemekten zevk alırdı. Hayatının büyük kısmını yolda gecirdiginden müzik onun yoldaşıydı. Dışardaki güzellikleri izlerken kendine eşlik eden bir şarkı olması bütün yorgunluğunu atmasını sağlıyordu sanki. Ama tabiki kulaklıkla müzik dinlemeyi sevmek bazen sinir katsayılarını artıracak dereceye geliyordu. Sanki kulaklığını düğüm yapmış ve o çantanın içine atmıştı açabilmek için dakikalardır uğraşıyordu. Zaten artan sinirini birde yol boyunca kendine bakıldığını hissetmesi iyice yükseltmişti. Merak edip kafasını kaldırdığında çarpık gülüşünü yüzüne kondurmuş biriyle göz göze geldi.

Hayatında gördüğü en güzel gülüş onundu sanki. Bütün sinir ve öfkesi o gülüşü görmesiyle yerini bambaşka duygulara bırakmıştı. Sözde bağırıp çağırıp onu orada rezil edecekti ama gülüşü buna izin vermedi. Yol boyunca göz göze gelmekten kaçınsalarda birbirlerine bakmaktan alıkoyamamışlardı kendilerini.

" Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez. İkisi de tıpta okuyordu. O karşılaşmadan sonra bir daha karşılaşabilmek için hep aynı saatte, aynı durakta, aynı otobüse bindiler. Gençtiler. Sadece uzaktan baktılar birbirlerine hiç konuşmadılar, cesaret edemediler, biri hep diğerinin adım atmasını bekledi ta ki biri o otobüs durağına bir daha hiç gelmeyene dek"

Otobüs DurağıBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin