Bölüm 1

127 6 1
                                        

Oysa hepimiz geçmişizdir aşkın o iç yakan çemberinden. Kalbinizi yerinden söküp alıyorlar gibi hissetmişizdir. Göz yaşlarımız usul usul tenimizi yakarak süzülmüştür yanaklarımızdan..

Sanki gittiğinde nefes alışımız duracak, dünya duracak, akreple yelkovan artık birbirini kovalamayı, kuşlar ise eskisi gibi ötmeyi bırakacakmış gibi gelir.
Peki ya öyle olur mu? olmaz!

Yine sabahları kalkıp işine gidersin. Günaydın mesajıyla uyanmazsın belki, sabah uyanınca yüzünde o mutlu ifaden olmaz ama yine de o yataktan kalkar işine gidersin..

Halbuki kuşlar aynı cıvıltısıyla öter, sen duymak istemezsin. Çünkü "o" gitmiştir artık. Dünya farkında olmalıdır. Herkes yas tutmalıdır senin gibi -içten içe-

Peki ya aylar sonra?
Biraz daha iyileşmiştir artık yaraların. Kalbinin ona ait yeri biraz daha çekilmiştir köşesine..
Ha! dürtersen kanayacaktır elbet, ama ya dürtmezsen? Geçecektir. Yavaş yavaş bıraktığı yara kabuk olup düşecektir gönlünden.

Sonra?
Onunla gülerek geçtiğin yollardan, başkalarıyla geçeceksindir. Markete, kuaföre belkide işine yetişmeye çalışırken koşar adım yürüyeceksindir o yoldan. İşte tam bu zamanlarda artık içinde tükendiğini, aslında kuşların öttüğünü, dünyanın durmadığını, güneşin aynı parlaklıkla doğdugunu, hayatına bal gibi de devam edebildiğini öğreneceksindir.

Yani demem o ki, dokunmadığın her yara, her aşk kalbinin tozlu raflarında kaybolup gidecektir.

İşte sadece "unutmayı" öğrenmek gerek "hissizleşmeden"

Bi'de Baktım Yoklar!Stories to obsess over. Discover now