1. Bölüm (Vefa)

299 13 3
                                        

    Veda erkenden uyandı,bugün işe başlayacağı için çok heyecanlıydı yapması gereken tek şey Selma'yı dinleyip holding binasına gitmekti.

  Veda ,normal şartlar altında ne bu binaya adımını atar ne de bu işi yapardı. Hayat görüşleri dini inançları taban tabana zıttı. Fakat şu anda acil bir işe ihtiyacı vardı, üstelik kaybedecek zamanı  da yoktu. İsteksizce çantasını topladı her şeyi hazırladıktan sonra yola çıktı.

      Selma bu iş ayarlayabilmek için çok uğraşmıştı Mahir beyi razı etmesi zor olmuş ,fakat Burak pek de ses etmemişti ,zaten önemli olan Burak'ın sözleriydi. Ne de olsa artık Mahir bey emekli olmuş eşi Elvan hanımla boş zamanların tadını çıkarıyordu.

    Bina oldukça modern iyi bir semtteydi. Veda hiç istemeyerekte olsa adımlarını sıklaştırdı ,binadan içeri girmesiyle beraber bütün gözler ona döndü. O kendinde hiçbir aykırılık görmemesine rağmen etrafına çok farklı geliyordu ,bulunduğu ortamla örtüşmeyen kılığı kıyafeti ister istemez dikkatleri üzerine çekmişti.

     Veda aslında Konyalıydı ,annesinin ölmesi ardından babasının ikinci evliliği derken veda liseyi İstanbul'da okumak üzere bu şehre yollanmıştı.O vakit kalbi çok kırılmış olmasına rağmen şu durumda düşünceleri tamamen farklıydı ,babasının hastalığının ardından vefatıyla daha da doğrusu intiharıyla kardeşlerine sahip çıkma zorunluluğu vardı.

Üvey annesi çokta yabancı değildi , ana sınıfına ilk başladığında Sevde hanım genç bakımlı neşeli ilgili haliyle dikkatini hemen çekmiş ,anne yoksunluğuyla ,Veda ona son derece bağlanmıştı. tabi bu şekilde babası da okula sık sık gelip gitmiş sonunda Sevde hanımla ile evlenmişti .

Başlarda her şey iyi olsa da Sevde hanımın üst üste iki erkek evlat doğurması babasıyla arasındaki ipleri koparmıştı sonunda babası veda yı evden uzaklaştırmak için İstanbulda yatılı bir okula yollamıştı.

     İlhan bey aileye yeni katılan iki erkek evlatla son derece mutluydu ,fakat Veda 'nın bakışları altında bu mutluluğu yeterince gösteremiyordu . Kendini hem kızına haksızlık etmiş ,hemde eski eşine vefasız olmuş hissediyordu. Kendince bulduğu en iyi çözüm ise Veda 'yı daha iyi eğitim alması için İstanbul'a yollamasıydı.

     Veda ,  başını kaldırıp yüksek binaya baktı , içinden "nerden nereye" diye düşündü ,kapısının önünden geçmeye tenezzül etmediği binaya şimdi çalışmak üzere giriyordu.

       Babası öldükten sonra üniversitenin son senesinde burs verildiğini öğrenerek geldiği bu binadan yaka paça kovulmuştu. Üstelik tek suçu tesettürlü olmasıydı , okul derecesi olması yada tavsiye mektupları ile gelmesi hiçbir işe yaramamıştı ,o gün yaşadığı hayal kırıklığı hala tazeydi ,fakat başka çaresi yoktu.

       Arada Selma olmasa iki küçük kardeşi Ahmet  ve Mehmet olmasa , ne bu binanın önünden geçer , ne de bu şirkette çalışmayı kabul ederdi  .Yazık ki çaresizdi üstelik Selma  o gün olanlardan sonra defalarca özür dilemiş, telafi etmek için elinden geleni yapmıştı . Yaşananların bir yanlış anlama bir talihsizlik olduğunu söylemişti.

      Veda ne yaparsa yapsın Mahir Bey'in söyledikleri hala kulaklarında çınlıyordu kalbi sıkıştı, elleri terliyor başı dönüyordu ,ne olursa olsun mecbur olduğunu biliyor adımlarını istemsizce hızlandırıyordu.Geri dönüşü yoktu ,ve Veda bu işi bir an evvel halletmeliydi.

Yüksek binanın giriş lobisinde kendine sahte bir gülümseme ile bakan sahte sarışına ;

-"merhaba ben Veda Ayvalı ,Burak Mertoğlu'yla saat 11 'de randevum vardı."

VEDAWo Geschichten leben. Entdecke jetzt