2.bölüm

5.8K 133 12
                                        

Şuan tam anlamıyla kalp krizi geçiriyordum. O salak çocuk bana ismim ile hitap etmişti ve babamın bana ölümcül bakış attığından emindim. Alnımdan boncuk boncuk ter akıyor, el ve ayaklarımın bağı çözülmüş, her zaman ki gibi korktuğum ve sinirlendiğim zaman şiştiği gibi karnım şişmiş hatta korkudan patlamak üzereydi. Şuan ki yaşadığım korku tarif edilemezdi. Babama göre sevgili yapmak affedilemez birşeydi namus meselesiydi. Şimdi ki sevgililer de pek dinimize uygun tavranmıyordu. Babam da herkesin öyle yaptığına inanıyordu bu yüzden beni sevgili yapmayayım diye okuldan bile almıştı. Anca lise ikiye kadar okumuştum. Anlayacağınız babam tam bir şeref delisiydi ve şuan bulunduğum durum ise buna hiç uymuyordu. Tam tahmin ettiğim gibi babam bana bakıyordu ama ters giden birşey vardı babam bana sinirli değil sanki yanlış anlamasam imalı (yani kız bak bu oğlan seni tanıyor diyen kız arkadaşım gibi) şuan devrim değişmişti. Bizim bakışmalarımızdan sonra çocuk
-"afedersiniz halil amca ismi ile hitap ettiğim için özür dilerim lütfen kusura bakmayın ben öyle öğrendim"
dedi.
_"sorun yok oğlum. Eee seni hangi rüzgar attı. "
_" işim vardı şu aşağıda ki okulda da size de bir uğrayayım demiştim. "
_" iyi yapmışsın oğlum içeri gelsene bir çay içelim."
_"yok halil amca başka sefere inşallah sizi göreyim istemiştim ve gördüm başka sefere de çaya gelirim inşallah"
Deyip arabasına binip yanımızdan uzaklaştı. Ben bunlar olurken ağzım hafif açık babamı izlemiştim. Babam nerden tanıyordu bu çocuğu, en önemli bu çocuk beni nerden tanıyordu. Adam arabasına binip gittikten sonra önce babamın surat ifadesine baktım göz ucuyla. Eğer kızgınsa aklımda ki soruları soramazdım ama tuhaftırdır ki kızgın değil tam tersi sakin bir o kadar da neşeli gördüm. Fırsat bu fırsat deyip hemen sordum soruyu
_"baba kimdi o adam. "
_" bizim yukardaki tarlanın karşısında ki okulun inşaatın da çalışıyormuş mütaitmiş. Geçen gün biz zeytin dalı toplarken gördüm. Baya bir sohbet ettik çok iyi bir çocuk" dedi.
Babama benim ismimi nerden tanıyor diye sorsam acaba neder diye merak ederken nerden geldiyse bir cesaret ile soruverdim.
_"baba peki beni nerden tanıyor" dedim ama söyledikten sonra dop dolu cesaret yerini kocaman bir korkuya bıraktı. Ama babam yine beni şaşırtarak ;
_"konuşurken seni gösterip " bir tane mi işiçiniz var" diye sorunca yok o benim kızım Asya demiştim " dedi
Ben merakımı giderdiğim için bir o kadar sevinmişken bir o kadar da şaşırmış durumda idim. Yani babam adamı gördükten sonra nedensiz çok sevinmiş hem de benim sorularımı irdelemeden cevaplamıştı. Babam da büyük bir etki yapmıştı adam. Babam öyle herkesi sevmezdi ama bu adamı baya sevmişe benziyordu. Bu kadar merak iyi değildir diye kendime söylenip işe koyuldum. Nihayet akşam olmuştu ve yazın aşık olduğum tarafıydı. Akşam serinliğinde yengemler ile toplanıp saatlerce sohbet, muhabbet, olmazsa olmaz bol bol dedikodu ederdik. Daha çok onlar eder ben dinlerdim sonradan açılırdım ama ben de dedikodu yapmaktan kendimi alı koyamazdım. Vee final yine evliliğe geldi. Bu yengemler bizi evlendirerek ellerine ne geçecekti bilmiyorum. Nedense şakasına bile katlanamıyorum. Tabi ki erken evlenmeden bahsediyorum. Daha on dokuz yaşındaydım ve en azından yirmi yaşından sonra evliliğe bakma planlarım olucaktı ama şimdi ters geliyordu en çok da evimden ayrılmak, yaşadığım yerden, annemden, yengemlerden en çok da aşık olduğum doğadan ayrılmak zor gelecekti biliyordum bu yüzden ne kadar geç o kadar iyi diyordum.

DERİN NEFESSBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin