Herşey iki hafta öncesinde başlamıştı.. Gece geç saatlere kadar sokakta yanlız başına dolaşan asabi ve sıradan bir kızdım. Beni umursayan kimse yoktu arkamda, anne ve babam gereksiz insanlardı nede olsa. Beni umursamadıkları üç metre uzağından fark edilir cinstendi ve ölsem arkamdan üzülmezlerdi. O akşam yine yanlızdım sokakta, hafif bir rüzgar vardı ama üşütmüyordu hava. Saatin kaç olduğundan haberim yoktu fakat eve gitmekte istemiyordum. Köpek hırlamalarına benzer sesler vardı ve karanlığı yararcasına belirgindi. Omuz silkip ilerlemeye devam ederken solumdan hızla süzülen hava akımına benzer birşey hissettim. Rüzgar sanıp arkama döndüğümde hayatım boyunca görüp görebileceğim en korkunç şeyi gördüm. Gözlerim kocaman olurken ağzımdan kaçan çığlığı durduramamıştım. Ağzının etrafı kana bulanmış bir adam tam gözlerimin içine bakıyordu ve çok hissedilir bir biçimde korkudan titriyordum. Genç adam yüzündeki sırıtışla yaklaşmaya çalışınca var gücümle koşmaya başladım. Adımlarımı hızlandırıp ara sokağa girince arkamdan geliyormu diye baktığımda onu görmemiştim. Derin bir nefes alıp gördüğüm şeyin hayal gücümün saçma bir belirtisi olmasını diledim. Ama gerçekten görmüştüm ve herhangi birinin gecenin bu saatinde böyle bir şaka yapabileceğini sanmıyordum. Kalp atışlarımın naif sesi ara sokakta duyulur cinstendi ve bu ses bile ürkmeme neden oluyordu. Etrafıma bakındığımda siyah bir kediden başka birşey görememiştim. Kedi ufak adımlarını bana yönlendirirken dikkatle onu izledim. Yanıma geldiğinde bacağıma sırnaşması gıdıklanmama sebep olurken yere eğilip ensesini okşadım. Okuduğum bir kitapta, hayvanların gözlerinin içine bakmak 'bana güven' demenin başka bir yoluydu. Bakışlarımı patilerinden çekip gözlerine çevirdiğimde, normalden daha siyah olan gözlerini gördüm. Ensesindeki elim hareketlerini duraksatırken daha dikkatli bakmaya başladım. İri ve kopkoyu siyah gözleri ilgimi çeken şeylerden biriydi. Tüylerinin bu denli yumuşak olmasıda ilginçti.. Acaba sahibi varken kapı dışarı mı edilmişti? Yada benim gibi uzaklaşmaya mı çalışmıştı? Bilmiyordum ama bana garip gelmişti. Ayağa kalkıp cebimdeki telefonu kontrol ettiğimde yanılmadığımı farkettim. Arayan yada soranım yoktu ve bu durum bazı yerlerde canımı sıkmayı başarıyordu. Omuz silkip telefonu cebime atacakken bileğimi tutan birşey hissettim. Gözlerim an itibariyle bulanıklaşırken, içimi kaplayan korkuya rağmen arkamı döndüm.
Kedi yoktu..
