Korku tüm benliğimi esir almışken henüz ne olduğunu tam anlayamamıştım bile. Ta ki içeri kar maskeli bir grup girene kadar. Ellerinde sopalar, taşlar, sapanlar... Hepsi simsiyah giyinmiş ,gözlerinde dönüp kalmış bir öfke... Biraz önce keyifle geyik yapan sınıf arkadaşlarım dehşetle sessizliğe bürünmüştü. Hiç kimse bir tek sözcük söylemeye cesaret edemiyordu. Sanki yanlışlıkla ağzımızdan çıkan tek kelime tüm o sopaların,taşların ve sapanların hedefi yapacaktı bizi. Ağır, ezici ve korku dolu sessizliği grubun lideri olduğunu düşündüğüm çocuk bozdu.
"Hainler! Acımız var dedik. Üç gün genel yas ilan ettik, okulları tatil ettik siz neden buradasınız?" diye kükredi. Bu bağırış hepimizin bir kez daha sıçramasına, üzerimizi bir gece gibi örten karanlığın ve korkunun koyulaşmasına sebep oldu. Bir puzzlenin parçaları gibi yerine oturmaya başladı kafamda birbirinden kopuk dolasan tüm bilgiler. Sabah öğrencilerle dolu olması gereken durakta tek tük öğrenci vardı,hınca hınç dolu olması gereken dolmuşta ilk kez oturabilmiştim. Ayrıca sadece yurdumun bulunduğu ofis caddesindeki değil yol boyunca pek çok dükkân ,mağaza ,market kepenklerini açmamıştı. Sınıftaki öğrenci sayısı da yarı yarıya azdı diğer günler göre. Ahhh ve tabi Kenan hocanın tedirgin davranışları... Demek her şeyin sebebi buydu. Genel yas! Ben bulmacanın parçalarını yerleştirirken kalk diyorum sana pis faşist sözleriyle ikinci kez yerimden sıçradım. Ben kendi içimde düşüncelere dalmışken sınıfın yarısı boşalmış diğer yarısı da taşlı ,sopalı grubun üyeleri tarafından ite kalka, tartaklayarak bosaltılıyordu. Duyduklarıma ,gördüklerime inanamıyordum. Burası Türkiye, yıl 2005 ve ben devlet karşıtı, terörist sempatizanı bir grup tarafından faşist diye nitelendiriliyorum. Sınıf tamamen boşaltıldı ve nefret dolu tüm bakışlar üstüne odaklandı. İçim de patlamaya hazır bir volkan vardı ham maddesi nefret ,öfke olan.... Aynı anda pek çok şey düşünüyor,pek çok şey hissediyordum. En baskını çaresizlik,korku... Dizlerimin bağı çözülmüştü adeta yerimden kalkamıyordum. Bir karabasanın içinde gibiydim. Çırpınıyor ama kımıldayamıyordum. Haykırışlarım işitilmiyordu.
YOU ARE READING
Ses
RandomBölüm :1 SES Bitmek bilmeyen Osmanlıca dersi başlayalı daha on dakika olmuştu. Bana saatler gibi gelen on dakika. Yeni yeni aşina almaya başladığım harflerin dans ettiği tahta,ne ara bu kadar dolmuştu. Ahhh şu dakika Atatürk'e hayranlığım en az on k...
