Karakter Tanıtımı

22 0 3
                                        

Mersa Uzunlar- Mersa, üniversite birinci sınıfta güzel ve alımlı bir genç kızdır. Konservatuarda başarılı bir müzikçidir. Annesi Ece Hanımdan her gün edep dersleri görse de tam anlamıyla çağa ayak uydurmayı bilen biridir! En sevdiği renk yeşil olmasına rağmen hayatının hiçbir karesinde yeşil yoktur. Fotoğraf çekmeyi çok sever. Çevresindeki ki insanlar onun hakkında 'tersi pis ama iyi kız' diye bahsetse de o kendini sıcakkanlı kabul eder.Bir kaç sevgilisi olmuştur ama onları da küçüklük kaçamakları olarak görür. Asya'dan sonra en yakın arkadaşı deli Rüstem'dir ve her gün onunla çılgınlar gibi eğlenmeyi unutmaz.Hayat felsefesi 'deliyle deli olmalısın' sözünden ibarettir.

Asya Karaman- Asya,herkes tarafından dominant ve istediğini yaptıran bir kız olarak tabir edilse de o inatla bunun olmadığını gayet uysal olduğunu söyler. Tıpkı en yakın arkadaşı Mersa gibi 19 yaşında başarılı bir konservatuar öğrencisidir. Fakat o tiyatro okumaktadır. Diğer yaşıtlarına göre daha ciddi oturaklı gibi görünse de çalışmadığı zamanlarda hiçbir büyük partiyi kaçırmaz. En sevdiği renk Erguvan morudur. Ve odası dahil her şeyi bu renkle kaplanmıştır. Resim çizemese bile bir kaç şey karalamayı sever. Sevgililerinin hepsini ciddiye almış fakat bunun ne kadar saçma olduğunu düşününüp hepsinden ayrılmıştır. Zaten en fazla iki sevgilisi olmuştur. Hayat felsefesi ' eğer bir gün ölürsem adım tiyatroyu anlatan kitaplarda Romeo'nun yanında geçmeli' sözünden ibarettir. Ama buna kendi bile inanmaz.

Cemre Akay- Cemre çok saf ve sevimli bir genç kızdır. Üniversite birinci sınıf,sosyolojide başarılı ve tanınan öğrencilerden biridir. En yakın arkadaşı evinde beslediği bir sokak kedisidir ve ona her anını eve gittiğinde anlatır. Yaşıtlarına göre fazla sevecen bir kızdır ve her an herkesle arkadaş olabilir. En sevdiği renk pembedir. Ve kıyafetleri haricinde her şeyi bu renktedir.O kendine pembeyi pek yakıştırmadığı için günlük kıyafetlerinde kullanmaz.En sevdiği şeylerden biri de farklı yardımlaşma kuruluşlarına üye olup aktif olarak çalışmaktır. Aşk hayatı hiç olmamıştır ve o bundan pek memnun değildir. Aşkın ruhun gıdası olduğunu düşünür. Hayat feslefesi ise ' insanlara yardım gerektiğinde orada bulunmalıyım' sözüdür.

Uzay Denkel- Uzay burnu havada  ve genç kızların sevgilisi olacak kadar yakışıklı bir adamdır. Üniversite ikinci sınıfta başarılı bir mimar olma yolundadır. Çevresindeki herkes onun gıcık bir insan olduğunu söylese de pek umursadığı söylenemez. En yakın arkadaşları Barlas ve Özgür'dür. Bu ikili Uzay'ın yaptığı yanlışlara rağmen onu bırakmamışlardır.Yaşıtlarına göre çalışmayı biraz daha sever. Ne kadar belli etmese de çalışmazsa bu hayatta bir yer edinemeyeceğinin farkındadır.En sevdiği renk laciverttir. Odası,tişörtlerinin çoğu ve hatta boxerları bile bu renktir.Şarkı söylemeyi çok sever ve sesi de gayet iyidir.Aşk hayatı da gayet girişkendir. Sevgilisi hiç olmamasına rağmen binlerce kızla yatmıştır. Uzay,sevgilisi olacak kızın onu bir gün bulacağını, o kızın diğerlerinden farklı olacağına ve kendisini adam edeceğine inanır. Bu yüzden o kız hayatına giresiye kadar birkaç kaçamağın bir zararı olmadığını düşünür.Hayat felsefesi her zaman 'Karşı cinste herhangi bir şey aramam. Zaten her şeyi biliyorum' sözüdür.

Barlas Özkara- Barlas,gayet iyi kalpli ve girişken bir adamdır. En yakın arkadaşı Uzay gibi üniversite ikinci sınıf mimari öğrencisidir. Çevresindeki herkes onu sever ve saygı duyar. Yaşıtlarına göre daha canlı ve hareketli biridir. Çalışmak onun için ikinci planda yer alır. 1.planda partilere yer vermeyi tercih eder. Çok zekidir ve bunu kullanma konusunda da iyi sayılır.En sevdiği renk sarıdır. Boxerları hariç sarı rengini pek tercih etmez. Günlük kıyafetlerinin üzerinde sarı olduğu zaman kendisine yakıştırmadığını fark etmiş ve kimsenin görmesini istememiştir. Boxerlarında kullanmasının sebebi en azından yatacağı kızların görmesidir. Ve bu da onu pek rahatsız etmez. Sarı renkte kaç tane boxer vardır ki zaten? Aşk hayatı sıradandır. Bir kaç sevgilisi olmuştur ama o bunları pek ciddiye almamıştır. Ve bu konu hakkında da konuşmaktan nefret eder. Hayat felsefesi ise 'Bütün kadınlar dünya ahiret bacımdır ama düşünün ki uzaydayız' sözünden ibarettir.

Özgür Erez-Özgür'ü çevresindeki herkes 'gerizekalı' olarak adlandırsa da içinde çok zeki olduğunu herkes bilir ve bunu kullanmadığını söylerler. Özgür, üniversite ikinci sınıfta mimari öğrencisidir. Tıpkı en yakın iki arkadaşı Uzay ve Barlas gibi.Çok yakışıklıdır ve tek işi kadınların kalplerini kazanmaktır.Çalışmak onun listesinde bile yoktur. Yani sonuncu sıraya dahi yerleşememiştir. Onun sonuncu sırasında burnundan patlamış mısır yemeye gayret göstermek vardır.En sevdiği renk kırmızıdır. Ona göre dünyadaki her şey kırmızıya boyanmalıdır. Bu konuda olabildiğine bencildir.Diğer konularda ise ponçik bir kalbi vardır.Aşk hayatı ise 12 yıl sevip,sevgili olduğu kızın onu binlerce kez aldattığını öğrendikten sonra bitmiştir. Ama kadınlar hala ona göre kutsaldır ve tektir. Kadınlara aşıktır ama gerçek aşka inanan bir tip değildir. Hayat felsefesi ise 'Eğer bir gün bir hatun beni severse gay olduğumu söylemeliyim.' cümlesidir.

Balın Beşeri- Balın küçüklüğünde şımartılmış, zengin ve burnu havada bir genç kızdır. Üniversite ikinci sınıfta tiyatro öğrencisidir. Hayatta tek bildiği şey erkeklerin vücut kıvrımları ve zengin partileridir. Çok zeki ve tehlikeli bir kız olduğunu bilmeyen yoktur. Eğer bir şeyi elde etmeye karar verdiyse onu almadan vazgeçmeyen tiplerdendir. Ve eğer alamazsa arkadaşlarının değimiyle 'Balın krizi'ne girer. Bu krizde genellikle çevresindeki insanları küçümser, egosuyla kendini tatmin eder ve çoğunlukta da erkeklerle ilişkiye girer.En sevdiği renk siyahtır. Ama hayatında siyaha dair bir iz bile yoktur. Hayat felsefesi ise 'Tecavüz kaçınılmazsa zevk almaya bakacaksın'sözüdür.

Levent Denkel-Levent Bey, çok başarılı bir tiyatro oyuncusudur. 45 yaşının üstünde olmasına rağmen hala otuzunda görünür. Bir çok dizide veya filmde rol almış ve yapımcılık yapmıştır. Babasından kalan şirketin gelirinin dörtte üçünü tiyatroya harcar kalanıyla ise oğluna harcar. Şirketin yönetimi ise kuzenindedir. Oğlu Uzay ile aralarındaki ilişki çok kuvvetlidir ve bu bağ eşi onları terk ettikten sonra bile devam etmiş hatta daha da güçlenmiştir. Hayatta tek gayesi gelecek çağlara başarılı tiyatrocular bırakmaktır. Felsefesi ise 'Gelecek de 'benim öğretmenim Levent Bey'dir' diyen tiyatrocular ortaya çıkarmak en büyük görevimdir' cümlesidir.

Deli Rüstem- Rüstem'in, ne zaman neden veya kimin yüzünden delirdiğini kimse bilmese de onun hakkında şehir efsanesi gibi bahsedilir. Rüstem bunun pek farkında değildir ama arkasından da konuşulduğunu bilir. En yakın arkadaşı Mersa'dır. 60 yaşının üstünde bile olsa o hala genç kızların sevgilisi Castin'dir. Hayat felsefesi ise 'üç yüz beş yüz üç yüz beş yüz payyti payyti'dir.

Merhaba adım Iraz. Umarım bu hikayeyi beğenirsiniz. Karakterleri de umarım sevmişsinizdir.♥

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Apr 13, 2016 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

Işıklar AltındaStories to obsess over. Discover now