geçmişe dönüş

157 0 0
                                        


Her adımda bastığı,biçilme zamanı geçmiş,çimlerin üstünde anılar canlanıyordu.Her karış anılarla dolu bu bahçede belki son defa basıyordu, kokusu çocukluğunu hatırlatan, çimlerin üstüne.Yavaş adımlarla ulaştı bahçedeki en uzak köşesinde duran kamelyaya.Hayatını en önemli kararları,aşkları ve gözyaşları buluştuğu bu kamelya.Babasından dayak yediği ,annesinin hayat dersleri verdiği,ilk deva çıplak kadın bedeninin kokusu ve dayanılmaz şehvet arzuları hissettiği sıradan bir kamelya.Durakladı.Yirmi yıldan fazla görmediği fakat hayatını şekil verildiği basit bir kamelya.Bakımsızlıktan pekte iyi bir durumda değildi.Boyalar dökülmüş.Yer yer çürümüş ve bahçedeki böcek ve örümceklerin yuvası olmuştu.Yavaşça oturdu yaşlı adam.Üzerindeki ağırlığı taşıma gayretinde,garip bir gıcırtı çıkardı yorulmuş tahtalar. Rüzgar selam verir gibi dokunuyordu kırışmış yanaklara.Etrafına bakındı.Ne kadar da değişmişti her şey.Bahçeyi çevreleyen ağaçlar büyümüş,bazıları da yok olmuştu.Canlı çitlerden eser kalmamış.Eskiden bahçenin içi dışarıdan görünmezdi.Rahatlıkla ailece yemek yerlerdi.Hiç kimseyi rahatsız etmeden babası ve arkadaşları içkilerini içerlerdi.Şimdi ise etraf yüksek binalarla dolmuştu.Annesinin hiç bir müteahhitte vermeye yanaşmamıştı.Adeta binalar çölün ortasındaki bir vaha gibi duruyordu.Göz kapakları kapanıyordu yaşlı adamın.Tüm gücüyle direniyordu ama sonunda pes etti.Biliyordu ,gözler kapanırsa ,geçmişe geri dönecekti.Çocukluğuna,gençliğine,yetişkinliğine ve en önemlisi.Hayatını şekillendiren o erkek ve iki kadına.Ve göz kapaklar yavaşça kapandı.Karanlığın içinde bir kaç saniyelik hızlı bir yolculuktan sonra kendini on altı yaş günü üç ay kala buldu.Bunca yıl geçmesine rağmen dün gibi hatırlıyordu o günü.Adını Mikail koymuştu İzmirli annesi ve Mardinli süryani babası.68 kuşak idealist babası ve kadın başına dünyayı değiştirebilir gücüne sahip sanan annesi,hippilerin akımına kapılıp,savaşmayı reddedip sevişmeyi seçmişlerdi.Ama annesinin on altı yaşında ablası Aleynaya hamile kalmasıyla tüm devrim ütopik düşünceleri de son bulmuştu. Biri birini çok seven bu iki genç,tüm aile baskılarına rağmen,evlenip metropol şehrin yakınındaki bu küçük ilçesinde yerleşmişlerdi.Mikail ,çocukluk ve gençliğe ilk adımları atıldığı pek hatırlamıyordu.Taki on altı doğum günü üç ay kala.İlk defa kendi bedeni farklı duygular hissedebileceği,kalbi duracakmış gibi deli atması ve en önemlisi.Yıllarca ,sadece çişini yapması için kullandığı organı başka amaçlarla ve duygularla kullanabileceği ilk günlerdi.

Gözleri kapalı. Beyazlamış saçların arasında rüzgarın oynadığı.Dudakları gülümseyecekmiş gibi gerilmiş, Mikail in zihninde canlanıyordu anılar.O ilk ilkbahar günü.Çocukluktan delikanlılağa atıldığı ilk adım...

arzuWhere stories live. Discover now