♧Madison♧
Bu sabah yine annemin o meşhur fransız şarkısını söyleyerek kahvaltı hazırladığını duydum.İlk başta umursamasamda beni ve kız kardeşimi uyandırmak için daha yüksek sesle söylemeye başladı.Yastığı başımın altından çekip kafama bastırdım.Ölmek istiyorum !.Sürüne sürüne yataktan kalktım ve odamdaki lavaboya ilerledim.Bir yandanda gözlerimi ovuşturuyordum.Ve tamda tahmin ettiğim gibi kız kardeşim odama çığlık atarak girdi ve ben o telaşla yere düştüm oda yetmezmiş gibi düserken çarptığım sehpa'nın üstündeki vazo yere düşüp kırıldı.Sinirle kardeşime bakmak için hazırladığım bakışı tam çevirdim ki kardeşimin ağızından bir "ao" sesi geldi ve hızla odamdan çıktı yerde bir 10 saniye daha yatmaya devam ederken toparlanmaya çalıştım.Ayağa kalktım ve kırıkları aldırmadan lavaboya gittim.5 dakika kadar sonra çıktığı da yere bir bakış daha attım ve boşver nasıl olsa çalışanımız var dedim ve aşağıya indim.Annem'in yanına indim ve yanağına öpücük kondurdum.
-Anne sen neden yapıyorsun bırakta zeliş teyze yapsın.
Evet zeliş teyze dedim.Fransada büyümüş olmama rağmen doğduğumda ve bir kaç sene türkiye'de kalmıştım.Annem ve babam fransada olduğu için bazen öyle konuşurdu.Fakat ben normal bir şekilde türkçe konuşup onlara karşı geldiğim için türkçe dersi almışlardı ve benim yanımda bazen türkçe konuşurlar herneyse fazla uzattım -,-
-Il ne serait pas mes repas sont très gentils.(yazamamış olabilirim :Dd)
-Anne ! Benim yanımda neden fransızca konuşuyorsun şimdi söylediğinin türkçesini söyler misin lütfen ?
-Bien (pekala demek) Öyle olmaz benim yemeklerim çok güzeldir dedim tatlım.
-Ha şöyle ya ne güzel türkçe konuşuyorsun bak dedim ve sırıttım.
Annemin masayı hazırlamasına yardım ettim ve kardeşimi çağırdım.Babam her zamanki gibi iş yerinde yiyecekti.Babam iş adamı olduğu için sürekli erkenden gider ve bazen erken bazen geç gelirdi.Kardeşim yüzünde mutlu bir şekilde gelirken ona şantaj bakışımı attım.Ve anneme döndüm.
-Anne bugün sabah ne oldu biliyor musun diyip kardeşime baktım bana yalvaran bakışlar attı.Ve sözüme devam ettim.
-Senin fransızca söylediğin şarkıyı duydum ve çok güzel sesin olduğunu tekrardan hatırlatmak istedim.
Kardeşim derin bir oh çekti ona bakıp sadece 'şapşal' diye iç geçirdim.
-Anne sana birşey sorucağım ama lütfen nolur hayır deme ?!
-Question belle...(sor güzelim demek)
-Bu gece arkadaşlar bir parti yapacakmışta hani...
-Qui (kim demek)
-Ya hani şey işte Maia
-Evet bu işin sonu nereye gidiyor dedi annem ciddiyetle ..
-Bende gidebilir miyim hem geç olacağı için Maia'da kalırım.Lütfen
-Les jeunes femme (genç bayan demek) sana izin veriyorum bu benim sana güvenimin bir göstergesidir.
O kadar heyecanlandım ki annemin üstüne zıpladım ve
-Merci merci merci diye bağırmaya başladım annem ise şaşırmıştı."O zaman ben odama çıkayımda çantamı falan hazırlayayım.
Koşarak odama çıktım ve telefonumu alıp Maria'yı aradım.
Dır dır dır dır
-Alo alo Mariaa
-Madame (bayan)
-Annem izin verdii.Burada okula başladığımda benim gibi türk olanlarda vardı ve maira'da onlardan biri aslında okulumda ki çoğu kişi türk hatta benim sınıfım full türk çünkü okulda türkleri-fransızları ayırıyorlar.
-Buna çok sevindim e hadi erken gel de hem hazırlıkları tamamlayalım.
-Tamam giyinip geliyorum.
Acele ile dolabıma koştum kapaklarını açtım ve bakındım.
...15 dakika sonra...
Sonunda dolabı kapadım ve seçtiğim kıyafetlerimi giydim.Boy aynasına doğru yürüdüm ve dönerek kendime baktım.(giydikleri multimadia'da)..
Son kez göz kalemimi ve rujumuda sürüp aşağı indim.Annem ve kardeşim sadece gülümsedi.Bende çıktım ve Maria'ların evine yürüdüm.
♤Blue♤
Sabah sabah telefonuma gelen mesaj sesleri ile uyandım.Yavaş hareketlerle komidinimin üstündeki telefonumu bakmadan bulmaya çalıştım.Sonunda elime gelen telefonumu açtım fakat açmamla telefonun ekranının parlaklığı gözümü eritti.Telefonumu açtığımda hepsinin bizim sınıftaki ve başka tanıştığım arkadaşlarımdan mesaj gelmişti.Açtığımda bir mesaj dikkatimi çekti.Açtığımda bunun bir parti daveti olduğunu gördüm.Bu fikir hoşuma gitmişti.Ben yarı türk yarı fransızım.Ama en çok türkçe hoşuma gidiyor bu yüzden bende türkçe konuşuyorum.Yataktan oyalanmadan kalkıp lavaboya gittim.Elimi yüzümü yıkayıp geri çıktım ve ağır adımlarla aşağı indim.Ablam kahvaltı hazırlamaya ÇALIŞIYORDU...
-Ablaaa !
Korkuyla yerinden sıçradı ben ise onun bu haline gülmekle meşguldüm.Annem ve babamın bir şirketi vardı.Biz ailecek evde türkçe konuşuyorduk aramızda hiç kimse fransızca'yı pek sevmiyordu.
-Sen şapşal mısın ? Neyse hadi otur annem aradı şimdi geliyormuş babamın işi uzun sürecekmiş.
-Herzaman ki gibi diyip göz devirdim.
Zile basıldı gidip kapıyı açtım.Yanımıza çalışan almamıştık çünkü bz böyle mutluyduk herneysee...
-Annem hoşgeldin ablamda tam kahvaltı hazırlamıştı dedim.
-Tamam oğlum nasılsın ?
-İyiyim anne hadi geç otur.
Yemek masasına oturduk ve gülerek yemek yerken ben konuşmaya başladım.
-Bugün arkadaşımda parti varmış ben oraya giderim birazdan geç sürebilir haberiniz olsun.
-Tamam annecim keyfine bak.
Bu aile'yi seviyorum dedim kendi kendime çünkü özgürdük.
Kahvaltımı bitirdim ve yukarı çıktım.Zincirli kot ve t-şört hırka giydim.Boynuma zincirimide taktıktan sonra evden çıktım ne kadar erken o kadar iyi dedim ve mesaja son kez bakıp evden çıktım.Adrese doğru yol aldım.
♧Madison♧
2 saat süren hazırlıktan sonra salona bir daha göz gezdirdim.Masaların üzerinde içecekler ve yemekler gibi herşey tamdı..Havuzda dolu ve temizdi.Koltuğa tam oturmuştum ki kapı zilini duydum tam kalkıyordum ki Maria ben açarım diye bağırdı.
Ben müzik açarken kapıdan sesler duyuldu.
-Hoşgeldiniz geçin geçin dedi Maria.
Müziği tam açmıştım ki içeri girmeye başlayan insanlara gözüm takıldı içlerinden birinin saçları dikkatimi çekti Mavi evet en sevdiğim renk olan mavi saçlı bir çocuk.
Herkese teker teker hoşgeldin derken çocuğa baktığımda yok artık dedik aynı anda yinemi sen ?
Selam arkadaşlar önceki kitaplarda yaptığım duyuruları açıklayacağım.Bu yeni hikayem yazım yanlışlarım varsa özür dilerim görüşürüz :** 😍😍😙😙
ESTÁS LEYENDO
●Fransız Sevgilim●
FanfictionMADİSON-BLUE Fransa'da yaşayan iki genç ve arkadaşları sayesinde bir partide tanışır.Blue kendini beğenmiş,havalı iken Madison daha olgundur.Blue,Madison'u elde etmek için bir plan yapar ama sonunda ne olacağını asla bilemez.Ya aşık olursam diye düş...
