Geceler sessizliğin en güzel tonu.
Gece yürüyüşü ne kadar huzurludur bilir misiniz? Yıldızların altında huzur dolu adımlar atmak.. İnsani gerçekten rahatlatıyor.
Imm,benim pek arkadaşım yok. Olsa da bir kaç günlük oluyor. İnsanlar bu devirde artık çok değişti. Herkes nasıl kolay yoldan para kazanırım diye paranın peşine düşmüş. Bir açıdan haklılar aslında çünkü para yoksa hayat yok. Ama şu da var ki mutlu olmazsan, bu sinavi geçemezsin.
Sokakta dolaşmayı sevdigimden gündüzleri burda neler olup biter görüyorum. Çoğu kez hırsızlık,kapkaçcılık,sapıklık gibi olaylara tanık oluyorum. Büyük bir sehirdeyiz,İstanbul,haliyle insanlar tüm yollara başvurmak zorunda kalıyor.
Bu arada sürekli sokaktayim derken işsiz birinin tekiyim demek istemedim. Daha 23 yasindayim,üniversitede insan ilişkileri-psikoloji bölümünü okuyorum. Aslina bakarsaniz birçok meslekten daha çok ihtiyaç var bu meslek dalina, e tabi basarili olmaliyiz.
Bunlar ne kadar sıkıcı,tahmin edebiliyorum. Ama ben seviyorum,ilgimi çekiyor çünkü insanlığın sonu insanlardan gelecek. Kendi sonumuzu kendimiz getireceğiz. Bizler bizleri mahvedecegiz.
Yavaş adımlarımı eve doğru çeviriyorum. Şu merdivenlerde amma can sıkıcı. Anahtarımı çıkarmış tam kolu çeviriyordum ki yan daireden gürültülü bir ses çıktı. Aynı şiddetle dış kapı açıldı ve Mehmet Bey çıktı bi hışımla.
"Mehmet Bey, bir sorun mu var?"
"Ah, evladım sorma. Televizyonun kumandasini kurcaliyordum, patlayiverdi. Off şu basima gelenler.."
"Çok geçmiş olsun, umarım hemen tamir edilir. Görüşmek üzere."
Ah Mehmet Amca, yasli biri tek basina yasiyor ama gayet de güçlüdür. Beni de korur kollar. Severim.
Odama geçip üzerime pembe ayicikli pijamami gecirdim. Elime de "İnsanlari Okumak" kitabini alip koltuğuma geçtim. Tahmin ettiginiz gibi psikoloji kitabi. Detayli bir şekilde insanlarin beden dili vs. herşeyi anlatıyor. Henüz yarisindayim ama baya basarili yapitlardan. Tabi hayatim sadece bu alanla ibaret degil. Hobilerim yeteri kadar var. Mesela,yemek yapmak. Ben eğer bu bölüm olmasaydi gastronomi bölümünü istiyordum. Yeteneğim var,seviyorum. Yani bu evde kendimi doyuracak kadar işime yarıyor sadece ama yazları part time olarak çalıştığım yerler olmuştu.
Bir kaç saat sonra,başım ağrımaya başladı. Sanırım yukarı kattaki bos daireye de yeni biri geliyordu. Baya gürültülü bir taşınma seansı oldu..
Televizyonu açtım,biraz baharatlı cips alıp kucağıma yorganıma sarıldım. Kumanda da herhangi bir kanali tuşlayıverdim. Kanalda, bir film çıktı e hadi ama bu da olamaz. Bir seks sahnesi. Neden hep bunu yaşıyorum ki. Her kanali tuşlayışımda ilk bastığım kanalda böyle şeyler denk geliyor. Tanrısal birşey sanırım.. Her neyse. Başka bir kanala geçtim. 'O Ses Türkiye' programı varmış. Az çok izlerim. Yanı eğlenceli tabi ama hastası değilim. Murat Boz, gerçekten basarili bir adam. Yakışıklılığı,oyunculuğu, sesi... Baştan başa bir mükemmel.
Yaklaşık 2 yildir sevgilim yok. En son aldatılma sebebinden dolayı ayrılmıştım sanırım. Ama yakin zamanda alemlere akmayı,sosyal bir kız olmayı düşünüyorum. Eğer insanların mutlu olmasını istiyorsam onları mutlu etmek icin yakınlaşmalıyım. Hem böylece onlar benim mesleğimin ilk denekleri olacaklardır.
Yarin için henüz plan yapmadım. Tek yakin arkadaşım var. Adı İrem. Onunla lise son sınıftan beridir arkadaşız zamanla kardeşim gibi oldu benim,kaybettiğim ailem oldu. O da benimle ayni bölümde,tıpkı benim gibi. Baya benziyoruz yani. Yarin ki ders saat 12 de. Dersten sonra bir kafeye geçer yemek yeriz ordan da bi Avm ye uğrarız sanırım. Daha sonra da alemler bizi bekler. Eh bunun için baya süslenmem gerekecek galiba.
Saat gece 12 oldu. Baya uyku bastırdı gözlerime. Tam odama geçecektim ki mutfak masasında ki telefonum titremeye başladı. İrem arıyor.
"İlaydam."
"İrem. Hayırdır bu saate çok mu özledin beni" bu kız gerçekten kafa dengim benim.
" Ahaha evet,sorma. Uyku girmedi gözüme. Her neyse yarin planladığımız gibi değil mi?"
"Evet ayni konuştuğumuz gibi."
"Tamam bunun için aramıştım canım. Yarin görüşürüz. İyi uykular."
"Sanada bitanem"
Bugün de sorunsuz bir şekilde atlattık. Şimdi güzel bir uykuyu hak ediyorum sanırım.
AAAAAA AMA YETER YAHU. Kaç saattir başımda dır dır makine. Gece 02.00 da ev mi taşınır??? Daha fazla dayanamıyorum. Gidip bi bakayım en iyisi.
Yukarı çıkıyorum bi hızla. Pijamalarimi çıkarmamaşım baya üşüdüm. Soğukmuş da baya üstüm de açıktı umarım bir sorun çıkmaz.
Hızlı ve sık biçimde kapıyı çalıyorum. Karşıma genç bi erkek çıkıyor. Baya da yakışıklıymıs. Bi yutkunduktan sonra sinirli halime tekrar bürünüyorum ve çıkışıyorum hemen.
"Ya bu gürültüler burdan mi geliyor kaç saattir. Saat gecenin 2'si olmuş tepemde dır dır dır,kafam şişti ya. Biraz insaflı olamıyor musunuz? Tamam tasiniyosunuz da gece gece çok mu aceley-" lafımı tamamlayamadan karışımdaki bay öküz 'Tamam' diyip bağırıyor.
"Anlıyorum bayan ama işim acele. Bir an önce buraya taşınmam gerek. Kusura bakmayın."
"Ha yani daha devam edeceksiniz? Yanlış mi anladım?"
"Yo, gayet doğru anladiniz. Sabaha kadar bu şekilde sürecek. Beni anlamanızı ve şimdi yatağınız soğumadan o ayıcıklı pijamalarinizla dairenize dönmenizi rica ediyorum. Açıkçası o pijamalarla pek ciddi alinmazsiniz. Ya da sadece etkileyici olursunuz" diyip göğüslerime dikti gözlerini. Aman tanrım kimlerle uğraşıyordum ben?
"Hmm peki, o zaman ben aşağı inip bi polis arayayım, sanırım bu çok daha etkileyici olacaktır?"
"Vazgecmiyceksin demi? Of tamam lanet olası. Git yatağına ve yat!"
Tam bir pislik. Pislik bir öküz. Gece gece sinirlerimi hoplattı OF.
YOU ARE READING
- YALNIZLAR -
ChickLitYalnız bir kız. Bir gün herkesin mutlu olmasının peşini bırakmaya hiç niyeti yok. Yalnız bir adam. Bir gün herkesin mutsuz olmasının peşini bırakmaya hiç niyeti yok. İki yalnız genç. Tek ortak yönleri bu. Peki hangisi bu hayatta peşini bırakmamak...
