Esra:yazıklar olsun bize.
Emin:yine ne oldu?
Esra:daha ne olsun?Şu denizin haline bak.Üç beş sene öncesine kadadar,kıyısında zevkle dolaşıyorduk.Ya şimdi?Burnumuzu tutmadan dolaşamıyoruz.
Emin:Haklısı
Esra: İnsan ülkesinin üç bir yanındaki denizleri,sokakları,güzel havalarda çocuklarının oynadığı evin önünü nasıl yaşanmaz hale getirir? Bunu bir türlü aklım almıyor.
Emin:Benimki alıyor mu? Sık sık "bu katliyamın vurdumduymazlığın sonu nereye varacak?" diye düşünüyorum da boğulacak gidi oluyorum. Şu bol ağaçlı çay bahçesine oturalım mı,ne dersin?
Esra:İyi olur. Hem ağaçlardan gelen güzel kokular sayesinde burunlarımızı rahatlatırız,hem de çay içip yorgunluk gideririz.
YOU ARE READING
Kosova Cehennemindeki Çiçekler
RandomEmin:gazeteci,30yaşında Esra:Arkadaşı,ondan küçük Ayşe:annesi,60yaşında Halûk:şefi,orta yaşlı Fatma:kosovalı kadın,genç Cemal:kosovalı genç Ali:garson,genç Barış:bebek
