Multimedia: Amelie ve Tessa
Amelie'nin Ağzından
Uyanalı en fazla yarım saat olmasına rağmen her zamanki düşünceler beynimde yer edinmişti. Hepsi teker teker söz hakkı alıp beni istila ederken nereye kaçabileceğimi bilemiyordum veya ne yapabileceğimi de. Sessiz adımlarla bahçeye çıktım. Şezlonglardan birine oturup boş gözlerle havuzu incelemeye başladım.
''Kendine haksızlık ediyorsun.'' dedi içimden bir ses. Kendime mi haksızlık ediyordum yoksa haksızlık ettiğim başkası mıydı? Başkasıydı, hem de en yakın arkadaşım, kız kardeşim dediğim kişiydi. Tessa bebeklikten beri arkadaşımdı. Uzun süre aynı evde kalmış, her şeyimizi birlikte yapmıştık. Kimse yanımda değilken sadece Tessa vardı. Hala da öyleydi, o olmasa bir hayatım olacağını da düşünmüyordum. Ama hayatımı bana kazandıran insana karşı öyle bir şey yapıyordum ki bu suçlayıcı düşüncelerin, seslerin sebebi de buydu. Bu sırada telefonumun bildirim sesi düşüncelerimi böldü. Mesaj Tessa'dandı; Harry'le birlikte olduğunu eğer sıkıldıysam uğrayabileceğimi yazmıştı.
Harry... Tüm bu suçluluk duygularının sebebi. Harry Tessa'nın uzun süredir sevgilisi. Tessa'nın bu hayatta kendinden fazla değer verdiği onun için her şeyi yapabileceği biri. Benim için mi? Benim içinse asla gerçekleşmeyeceğini bildiğim bir hayal. Sevgili olduklarını bile bile Harry'e aşık olmuştum. Ona aşık olduğum için kendimden nefret ediyordum. Çoğu kez onu sevmemeyi, ondan vazgeçmeyi denemiştim ama her seferinde sonuç beni başladığım yere getiriyordu. İğrenç bir insan olduğumu biliyordum. En yakın arkadaşımın sevgilisinden hoşlanıyordum ve bu suçluluk duygusu beni yiyip bitiriyordu. Ne yaparsam yapayım Harry'i sevmekten kurtulamıyordum. Telefonumun ekranında bir mesaj daha belirdi.
''Hey!İyi misin?''. Acaba ona yaptığım ihaneti bilse yine de böyle beni önemseyip sorar mıydı? Sorardı. Ona ne yaparsam yapayım her şekilde beni affedecek kadar iyi bir insana belki de dünyadaki en kötü kötülüklerden birini yapıyordum.
''Napıyorsunuz?'' parmaklarım sadece bu cümleyi yazabildi.
''Oh, iyisin. Harry bana makarna yapıyor daha doğrusu yapmaya çalışıyor.'' mesajına uzun süre baktım. Şuan ki halleri istemsizce gözümün önünde canlandı. Harry şapşal bir şekilde Tessa'ya makarna yapmaya çalışıyordu; Tessa ise arkadan ona sarılmış şapşallıklarına gülerken onu düzeltiyordu. Tessa olmak isterdim. Onun hayatını herkesten daha iyi bilen biri varsa o da bendim ve hayatı gerçekten çok zordu. Babası ölmüştü, annesi onu terk etmişti, teyzesi onu istememişti. Bu yüzden de uzun süre bizimle yaşamıştı. Ama tüm bu kötülüklere rağmen sonunda Harry'e sahip oldu. Ben neye sahiptim? Tessa'dan başka kimse yoktu benim için. Bazı geceler, sabah Tessa olarak uyanmayı hayal ederdim. Sonuç hep aynı kalırdı ama. Aynanın karşısına geçtiğimde gördüklerim sarı uzun saçlar, mavi ama donuk bakışlardan ibaret olurdu.
''Makarnaya el atmam lazım yoksa ev yanacak Harry'e veriyorum.'' Harry'e ne diyebilirdim ki şimdi? Neler yazabileceğimi planlarken mesaj geldi.
''Selam, Mell. Naber?'' Sanki ne yazarsam yazayım her şeyi öğrenecekmiş gibi geliyordu.
''İyiyim, sen?'' Klasik bir konuşma. Sadece basit bir konuşma Mell sakin ol.
''Sanırsam Tess'i çıldırttım.''
''Senin için iyi olmamıştır.''
''Sence bana bir şey yapabilir mi? Beni seviyor.''
''Evet, seviyor.'' Sadece şu lanet telefonu Tessa'ya ver de bitsin bu konuşma.
''Senin ne zaman sevgilin olacak ufaklık?'' Hadi ama bilerek yapıyor gibiydi.
''Olmayacak.''
''Neden olmasın ki?''
''Başkasıyla çıkıyor Harry.'' Mesajı gönderdikten sonra yaptığımın farkında vardım. Başkasıyla çıktığını söylemiştim. Birini sevdiğimi bile bilmiyordu şimdi ne yapacaktım?
''Biriyle mi çıkıyor? Ona söyledin mi? Emininim seninle olmadığı için baya pişman olur.'' Pişman olmazdın Harry.
Bir anda damarlarıma biri cesaret aşılamış gibi hissettim. Belki de sadece suçluluk duygusundan kurtulmak istiyordum. Birine anlatmak -bu en kötü kişi olsa bile- istiyordum. Onu sevdiğimi bilsin istiyordum. Belki de bu yaptığımdan çok pişman olacaktım ama eğer yapmazsam da suçluluk duygusunun altında ezilecektim.
''Pişman olmazsın.'' gönderdim ve telefonumu kapadım. Başımı ellerimin arasına aldım. Bir kere bir işe kalkışmıştım. Artık ne yapsam geri döndüremezdim olanları. İçimden sadece Tess ile aram bozulmasın diye dua ediyordum. Ne kadar geçtiğini bilmiyorum, telefonuma bakmam gerektiğini hissettim. Eğer şimdi Harry'e cevap vermezsem yarın soracaktı ve yüz yüze konuşmak daha da berbatlaştıracaktı her şeyi. Birikmiş mesajları teker teker okudum.
''Mell ne demek bu?''
''Ne demek pişman olmam?''
''Sen?''
''Sen, benden hoşlanıyorsun.''
''Mell, nasıl?''
''Bunu Tessa'ya nasıl yaparsın?''
''Mesajlarıma cevap ver!''
''O kız seni ne kadar seviyor farkında değil misin? Senin için her şeyi yapar. Bir kez arayıp açmadığında bile o kadar endişeleniyor ki. Seni herkesten farklı, herkesten üstte tutuyor. Sense ona böyle mi teşekkür ediyorsun!'' Mesajları okurken gözyaşlarıma hakim olamadım. Söylediği her kelimesinde haklıydı. O benim için her şeyi yaparken ben ona böyle karşılık veriyordum. Ama ben de biliyordum ki kötü olduğunu. Çok kere denemiştim vazgeçmeyi. Kendi kendime kızıp Tess'in yanında olmaya çabalamıştım ama olmadı.
''Harry, ben denedim. Senden vazgeçmeyi denedim. Sana aşık olmamayı ama yapamadım. Her seni görüşümde kendimden daha da nefret ettim. Ne yapsam seni sevmemeyi başaramadım. Seni sevmekten nefret ettim fakat engel olamıyorum ki. Her gün suçluluktan ölsem de yine de seni seviyorum işte.''
''Amelie sana inanmıyorum. Bunu yaptığına gerçekten inanmıyorum. Böyle bir şey asla olmayacak eğer bu yönde bir düşüncen varsa sil gitsin çünkü Tessa'ya deli gibi aşığım. Benden de Tess'den de uzak dursan iyi olur çünkü Tessa'nın üzülmesini istemiyorum.''
''Harry lütfen, Tessa'dan uzak durmak istemiyorum. Yemin ederim sizi ayırmak gibi bir niyetim yok. Sahip olduğum tek şey o lütfen.''
''Sahip oldukların bu kadar azken onları da riske atmamalıydın. Konuşma bizimle. Tessa'ya söylemeyeceğim ama bunu senin için yapmıyorum sadece Tessa'yı düşünüyorum.''
Mahvetmiştim her şeyi.Harry'nin kızacağını tabii ki de biliyordum ama... Aması yoktu. Bunların olacağını biliyordum. Tessa öğrendiğinde her şey daha da kötüleşecekti ve ben beni seven tek insanı da kaybedecektim.
Telefonumu sinirle yere attım. Tessa'yı kaybetmek istemiyordum. Sahip olduğum tek şeyi kaybetmek istemiyordum. Ama onu hak etmiyordum. Onu kesinlikle hak etmiyordum. Şuan başıma gelenlerin hepsi tam anlamıyla bana layıktı. Benim gibi biri içindi. Bugün her şeyi mi kaybetmiştim. Bugün kaybetmediysem bile kaybetmem çok uzun sürmeyecekti.
Öncelikle herkese merhaba.Arkadaşım ve ben bu hikayeyi 1.5 yıldır yazıyoruz ve şimdi de sizinle paylaşmak istiyoruz.Umarım hoşunuza gider ve bizim yazmaktan zevk aldığımız kadar siz de okumaktan zevk alırsınız.
-Kardelen
