Karanlık..

8 2 1
                                        

Multimedia: Melek

Bu hikaye 07.03.2016 tarihinde yazılmaya başlanmıştır.  Umarım beğenirsiniz. Sizden ilk ve son kez rica edeceğim şey lütfen emeğe saygı açısından beğeni ve yorumlarınızı eksik etmeyiniz. Şimdiden sizlerle birlikte seveceginizi umduğum bu ikinci  hikayede ( ilki; ALIN YAZIM) buluşmuş olmaktan çok büyük bir mutluluk duyduğumu belirtmek isterim. Şimdiden çok ama çok teşekkür ediyorum ve yorumlarınızı sabırsızlıkla bekleyeceğimi bilmenizi istiyorum. (Kesinlikle hiç bir yerden alımlama, betimleme veya benzeri hiç bir fikir hırsızlığı yapılmadan sadece kendi hayal ürünüm olan bu esere, saygı açısından çirkin ithaflarda bulunmayacağınız için tekrar teşekkür ederim.  Sıla Yener).

  "Bende beş para yok, bende beş para yok,bende beş para yok..."

Yanıma gelip hem aynı cümleyi defalarca tekrarlıyor, hemde olduğu yerde sallanıyordu...

Bir diğeri hemen karşımda. .

"Annem gelecek ve beni adda götürecek yaaa. sen burda kalcan işte " deyip dil çıkartıyor, az ilerde duran  karmakarışık haldeki saçlarını daha da karıştırarak hiç konuşmadan kucağındaki taşı bağrına basıyordu.

Gözlerimi sımsıkı yumdum ve bütün bunların bir kabus olduğuna kendimi inandırmak için içimden dualar ettim... Neden ben ? Neden burdayım?  Benim deli olduğuma inanıyorlar... Aman Yarabbi bu ... Bu nasıl bir saçmalık? ...

Beynim yaşananları bir bir geriye sarmaya başladı,  gardiyanla  (hemşire) bahçeye çıkmıştık ve etrafımdaki benim gibi ama benden farklı insanlardan kaçacak tenha bir köşe bulup bir ağacın gövdesine sırtımı dayayıp  gözlerimi yumdum .....

************************************

Yedi ay önce. ....

" Hadi bakalım uykucu öğle oldu sen hala uyuyorsun. Bak yine geç kalacaksın işe.."

"Anne beş dakika daha lütfennn"
bu lütfen kelimesini olabildiğince uzatmıştım...

Yine o kendinden emin bakışlarını üzerime dikip ..

" Tamam meleğim sen bilirsin ilk iş gününde geç kalıp o çok istediğin laboratuvara erken veda etmek istiyorsan yatabilirsin.  Hatta akşama kadar bile uyuyabilirsin. "

Kıkırdadığını duyar gibi oldum ... Yine mağlup olmuştum! !!!

"" Neeeee!! anneeee!!!!  saat kaccccc!!?.. eyvah geç kaldım olamaaazzzzz"

Ben kendimi  nasıl kaybetmişsem artık  ,nasıl kalktığımı nasıl banyoya koştuğumu hatırlamıyorum. 

"Anne ben çıktım " Koşarak alnına bir öpücük kondurup kapıya koştum. ..

"A..a..ama  kahvaltı? ? "

Devamını duymamıştım. Canım annem ya nasılda kıyamaz bana...

Tam tamına 2 dakika geç kalmıştım, malum İstanbul trafiği. .. Her memleketin kendine has bir özelliği var ya hani, İstanbul'un ki de trafiği işte. ..

Bir  laboratuvarda işe başlıyordum hayallerimdeki zirve , tabi bu adlandırma buraya ne kadar uyar orası meçhul. ..

Koskocaman sonu gözükmeyen demirden duvarlar. Her yerde 'dikkat elektrik akımı, hayati tehlike 'yazısı...

Kapısı ,(eğer oraya daha önce hiç gitmediyseniz buranın bir kapısı olduğunu farkedemezdiniz bile) nerde olduğunu bilmediğim bir 'Aslında binlerce kamera olduğundan eminim' sistemle Kapıya 5 adım kala kendiliğinden açılıyor.  Daha dün kabul edildiğim bildirilip gerekli işlemler için çağırıldığımda bir kameraya gülümsemiştim  ve şu an bu kapının ardına kadar sadece benim için açıldığına inanamıyordum...

Derin bir nefes alarak sağ ayağımı içeri attım .Hani ne bileyim uğur getirsin diyerek işte. 

Gayet sessiz, etrafta kimsecikler yok gibi. Sanırsın tek başıma çalışacağım. 
Kocaman bahçede onlarca prefabrik yapı ve nedense sanki ekstra serpiştirilmiş gibi duran kutu görünümlü banklar ve sanırım hiç merak etmeyeceğim kadar ürkütücü ve karanlık depo kapıları. .. Bir kaçı açık ama içerisi görünmediğinden ne olduğunu anlamak bakmakla imkansız ...

"Sonunda gelebildiniz Melek hanım " Oldukça sessiz olan ve yalnız olduğuma neredeyse kendimin bile inandığı bir anda duyduğum sesle küçük bir çığlık atıp sesin sahibine döndüm. ..

"Beni korkuttunuz bayan Jessica "

Bu dün benimle ilgilenen ve gerekli işlemleri yürüten bayandı.  Burada Türk laborentlerin yanısıra yabancılarda hatırı sayılır çokluktaydı . Yani kendisi öyle demişti. .

Bana öyle bir baktı ki kendimi bir an korktuğum için suçlu hissettim.

"Afedersiniz İstanbul'da dakik olmak çok zor"

Başını olumlu anlamda salladı ve,

"Laboratuvar diğer tarafta sanırım yanlış hatırladınız "dedi.

Yanlış hatırlamıyordum tabiki bu mümkün değildi çünkü oraya giden her yolu her kapıyı defalarca göstermiş ve binanın yemekhanesi ve tuvaletleri dışında hiç bir yerine gitmeme izin olmadığını defalarca kez bana anlatmıştı.  Ama ben içimde sürekli beni yiyen o meraka yenik düşüp bahçenin diğer kısmına da bakmak istemiştim.

  Tekrar özür diledim ve onu takip edip laboratuvara geldik. Boydan boya camdan yapılmış ve içeri girmeden önce mutlaka dezenfekte yapılan başka küçük bir bölmeden geçmek gerekiyordu. Tabi buraya gelmeden önce labirenti andıran duvarlar her biri diğerinin aynısı kapılar ve o kapılar ardında onlarca başka laboratuvarlar vardı bayan Jessica nın dediğine göre. ..  İki kez sağa dört kez sola sonra tekrar sağa ve ikinci sola döndüğümüzde benim görev yapacağım laboratuvara gelmiştik. 

Kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu.  Ee nede olsa üniversiteyi birincilikle bitirmiş ve üstün başarı ödülünü yaptığım akılalmaz tez ile kazanmıştım. Dünya basınının bile yer verdiği tezim insanların genleri ve o genler ile diğer varlıkların genlerinin belirli bir yüzde ile karıştırıldığında ortaya çıkabilecek sonuçlarını anlatan,  tam tamına ikiyüzotuzyedi sayfa yazı yazmıştım.  Tabi bu tezimi bilimsel bir sürü deney sonucu elde etmiştim.  Her ne kadar henüz bir insan üstünde deneyememiş olsamda devlet sırrı gibi saklandığım kampüsün laboratuvarında onlarca deney yapmış ve en az yarısında başarılı olmuştum.  Deneklerin genelde hayvanlar ve bitkilerden oluşuyordu.  En güzeli ise hiç bir hayvana zarar vermeden oldukça başarılı ve şaşırtıcı sonuçlar almamdı.

"İşte bu yüzden buradasın " demişti bayan jessica. ..

Burası şehirden oldukça uzaktı iki toplu taşıma ve bir ticari araçla gelmiştim. .. Yakında bana bir araç tahsis edeceklerdi ve başarılı olmam durumunda belki de özel ve çok lüks villalarından birisinde benim gibi başarılı yaşıtlarımla birlikte yasayabilecektim. Üstelik dudak uçuklatan bir maaşla. ..

Her ne kadar bu kadar imkanın beni mutlu etmesine izin versemde diğer taraftan korkmuyorda değildim hani. .

YAPAY KLON Where stories live. Discover now