Heyecanlı bir ortamın ortasında koşuşturan onlarca H-13 (Hatchway 13) çalışanının arasından zar zor görülen fırlatma takip ekranındaki geri sayım sayacı son 10 saniyeyi saymaya başlamıştı. Bütün dünyadan gizli yürütülen Hoag Cismi Araştırması isimli projenin 1. aşaması 1965'te başlamıştı ve 22 yılın sonunda 2. aşamasına geçiyordu.
1961
Yuri Gagarin ile birlikte ilk defa 1961'de uzaya çıkan insanlık, uzay çağının başlamasının sevincinin yanı sıra, uzaya gidecek sonraki seferler için yaptığı çalışmalara da hız verdi. Aynı yıl içerisinde Alan Sheppard isimli astronotun da uzaya çıkmasıyla birlikte sonrasındaki uzay yolculukları da peşi sıra gelmeye devam etti.
1965
1965 yılında Voskhod 2 uçuşunda yer alan ve aynı zamanda adını tarihe "ilk uzay yürüyüşünü yapan insan" olarak yazdıran Alexei Leonov, aracın dışındayken; yaklaşık 10 saniye boyunca parıltısı düzensiz olarak değişen tuhaf bir ışık görüp aracına geri döndü. RKA'ya (Rusya Federal Uzay Ajansı) bunu bildirdikten yaklaşık 2 saat sonra görevin tamamlandığı bildirildi ve Leonov dünyaya geri dönüş yolculuğuna başladı.
Gördüğü ışık, Leonov için basit bir yıldız parıldaması ya da türevi bir şey olarak kaldı ve belki de unuttu. Bilim insanlarının tahminlerine göre de bu önemsiz bir yıldız parıldamasıydı. Ancak Leonov'un gönderdiği veriler doğrultusunda RKA'da (Rusya Federal Uzay Ajansı) toplanan yeni veriler, bu bir süpernova patlaması olabilir diyordu. Bu yüzden bu veriler RKA tarafından, dönemin Rusya hükumetinden gizli olarak NASA ile paylaşıldı. İstikrarla bu ışığın peşinden giden NASA, bunun 1950 yılında Arthur Allen Hoag tarafından keşfedilen Hoag Cismi olduğunu öğrendi ancak NASA bu bilgiyi RKA ile paylaşmayarak, onlara bunun bir süpernova patlaması değil, tahminlerdeki gibi önemsiz bir yıldız parıltısı olduğunu söyledi.
Aradan geçen 15 yıl boyunca hiçbir aktivite gözlemlenemeyen bu "tuhaf gökada" olarak tanımlanan galakside gerçekleşen bu patlama, NASA'yla birlikte Amerikan hükumetinin de ilgisini çekti. Ancak başka kuruluşların ve hükumetlerin bu araştırmadan haberdar olmaması için Amerikan hükumeti NASA'ya, verileri Amerikan Gizli Araştırma Üssü H-13'e (Hatchway 13) teslim etmesi talimatını verdi. Bu yüzden NASA da verilerle birlikte araştırmanın geleceğini de H-13'e teslim etti ve Hoag Cismi Araştırması isimli projenin ilk aşaması H-13'te böylece başladı.
1976
H-13'te sürdürülen araştırmalar sonucunda gerçekleşen patlama sonucunda yeni gezegenler oluşma olasılığı, kuruluş içerisinde büyük bir heyecan uyandırdı. Bu ihtimale karşı duydukları heyecan ile birlikte, hazırlıklara başladılar.
Dünya ülkelerinin henüz tanışmadığı ve bulundukları zamandan en az 30 yıl ilerisinde gün yüzüne çıkacak teknolojiler kullanılan H-13'de, projenin 11. yılına gelindiğinde ellerindeki Scepter 1 isimli; en hızlı insansız uzay aracı aracılığıyla Hoag Cismi'ne 850.000 döllenmiş yumurta, yeterli sayıda yapay rahim ve bir düzine robot ebeveyn ile birlikte insansız bir keşif gezisi düzenlediler.
1976 yılının Ocak ayında fırlatılan Scepter 1, kullandığı Warp motoruyla 3 yıllık yolculuğunda katettiği yaklaşık 600.000.000 ışık yılı boyunca hiçbir kesintiye uğramadan H-13'e düzenli olarak veri göndermeyi başardı ancak yolculuğunun 1979'ta tamamlandığı ay; veri akışı kesintiye uğradı. Ne olduğunu anlamaya çalışan H-13, aradan 3.5 ay geçtikten sonra veri akışının devam etmesiyle birlikte kesintinin nedenini araştırmaya başladı. Araştırma sonucunda H-13; Hoag Cismi'ne giren Scepter 1'in, galaksideki zaman ile Dünya zamanı arasında fark olduğunu ve girişte zamanın kırılmasıyla birlikte iletişim aygıtlarının Dünya zamanı ile optimizasyonu sağlanana kadar devredışı kaldığını tespit etti.
ESTÁS LEYENDO
The Different
Ciencia FicciónHeyecanlı bir ortamın ortasında koşuşturan onlarca H-13 (Hatchway 13) çalışanının arasından zar zor görülen fırlatma takip ekranındaki geri sayım sayacı son 10 saniyeyi saymaya başlamıştı. Bütün dünyadan gizli yürütülen Hoag Cismi Araştırması isimli...
