Bölüm 1

172 15 17
                                        

Multimedya { Asya }


Merhaba arkadaşlar
Bu benim ilk deneyimim olduğu için yanlışlarım olabilir uyarıya açığım ama kaba olmazsanız sevinirim.
Kitap kendi kurgumdur güzel olacağını düşünüyorum. İnşallah beğenirsiniz ;)))♡♡♡

♡♡♡

"Zırrr." Pencereden suratıma yansıyan gün ışığının gözlerimi kamaştırmasından dolayı, gözlerim

kapalıyken alarmı susturmaya çalıştım.

Yuh!

Sanırım makineden geriye sadece... cesedi kaldı. Alarm elimin sert bir şekilde kendisine çarpmasıyla

komidinin üzerinden yuvarlandı ve yere düştü.

"Offf..." İsyan edercesine nefesimi dışarıya savurdum. Çünkü yeni bir okul sabahına gözlerimi açıyordum.

Sonunda kendime geldim ve gözlerimi elimin tersiyle ovuşturdum.

Bir dakikalık esneme ve gerinme işlemlerimi bitirdikten sonra, zar zor da olsa canım biricik aşkım yastığım ve biricik sevgilim yatağımla vedalaştım.

Yerdeki alarmı aldım ve bir hayati tehlikesi olmadığını kesinleştirdiğimde yerine koydum, ardından çıplak ayaklarımı önce yumuşacık halıma, sonrada açık renkli parkeye sürterek banyoya, elimi yüzümü yıkamaya gittim.

Aynaya baktığımda gördüğüm tek şey kocaman gözlerim ve morarmış göz altlarım.

Artık geceleri şu telefonla fazla vakit geçirmesem iyi olacak. Hemen saçlarıma bir şekil verdim ve morlukları kapatmak amaçlı hefifcene bir makyaj yaptım.

Ardından üzerimi giyinip bir şeyler atıştırmak için merdivenlerden seke seke alta indim.
Buzdolabının kapağını açmış 'Acaba ne yesem?' diye öylece durmuş düşünürken, annem içeri girdi.

"Asya kızım, dolabın kapağını fazla açık tutma." diyen anneme gülümseyip dolabı kapattım.

"Bora neden hala kalkmadı? Bugün okula gitmeyecek mi?"

"Hayır. Biraz hastalanmış. Tabii arabadayken sıcaklanıyor, sonrada açıyor bir yandan klimayı bir yandan da camı ooh."

Cümlenin sonlarına doğru mutfaktan çıkmış konuşmaya içerden devam etmişti.

Ay anne yaa. Nasıl böyle bir yalana kanarsın. Yani ben yapsam katiyen inandıramazdım seni. Sağ ayağımı yere vurarak nefesimi dışarı savurdum.

Sonra, ne yesem diye düşünürken çok da aç olmadığımı fark ettim.

En azından midemde bir yanma hissi yoktu. O yüzden hiçbir şey yemedim ve telefonumu kurcalarken vaktin gelmesini bekledim.

Telefonumdaki saate baktığımda zamanın nasıl geçtiğini dahi anlamamıştım. Oturduğum yerden kalktığım gibi siyah Nike çantamı tek omzuma attım ve siyah deri ceketimi de koluma astım ve okulun yolunu tuttum.

...

Evimiz merkezden biraz uzak ve etraf fazla ıssız. Bunun sebebi ise;

Dedeciğimin! Sakin bir hayat sürmek istemesiymiş.

Buraların ıssızlığı beni her geçişimde ürpertiyor ve duyduğum sesler yüreğimi ağzıma getiriyordu.

Yolun iki tarafında da sırayla dizili çam ağaçları, güneş ışınlarını geçirmediğinden, etraf fazla aydınlık değil.

♡SİLBAŞTAN♡Stories to obsess over. Discover now