Dar sokaklarda hızlı adımlarla ilerliyordu. Hava yağmurluydu. Soğuktan elleri titriyordu. Kulaklarının kenarlarından geçen yağmur damlaları ona gücünü fısıldıyordu. Ama o duymuyordu... Tuzlu gözyaşları elmacık kemiklerinde yağmura karışıyordu. Bir su lideri olduğunu adeta çığlıkatarcasına kendin belli etmeye çalışan gözleri dolmuştu yine. Ağlamak o masmavi gözlerin kaderiydi belkide.
Bulunduğu caddenin tüm sokakları, onun gitmemesi gereken çıkmazlara açılıyordu. Gözyaşları yolunu kesiyor,engeller bir bir yükseliyordu. Aşılmayacak dereceye gelen engeller onun karanlık duvarlarda öylece beklemesine sebep oluyordu. Düşünceleri sağlam cam bırakmazken elleri korkudan titriyordu. Yüreğindeki kurt ondan önce harekete geçiyordu. Sonra sakinleşip geldiği yere dönüyordu. Deniz'in gözyaşları onu sırılsıklam bir hale getiriyordu. Hıçkırıkları bir bir boğazına dizilyor, bir kazığın saplantısı kadar acı veriyordu.
Omuzlarına çarpan sert maddeyle irkildi. Silkinip kendine geldiğinde arkasına döndü. Kimse yoktu. Kulağına fısıldayan kişi hariç.
-"Az kaldı."dedi önce."Sen... gecenin soluğu, tehlikenin fısıltısısın. Avuçlarındaki gücü aklındaki şovalyeye gösterebilecek kadar güçlüsün..."ve sonra o ses uzaklaşır. Kızı tereddüt ve korkuyla baş başa bırakır. İlerleyerek bir haftadır kulağına gelen lanet sesi umursamamaya çalışır. Korkar. Ellerini ceplerine bastırır ve verdiği nefesin atkısına değerek tekrar yüzüne çarpmasını hisseder. Beyninde yankılanan sesin sahibini merak eder. Nasıl zihnine girdiğini, bunu neden yaptığını detaylı olarak öğrenmek ister.
Kurtulup diğer normal insanlar gibi olmak ister. Ancak bu mümkün değildir. O... dört elementin üyesidir. Verilen emirlere sadık kalıp görevleri yerine getirmelidir. O, kum kadar küçük ancak okyanus gibi etkili olmayı öğrenmelidir. İçindeki bunca gücü bir okyanusun içinde barındırdığı hayat kadar iyi bilmelidir. Önemli olduğunu ve bunun için savaşması gerektiğini bilmelidir. Ona fikir verecek insanlar olmadan yaşamayı alışkanlık haline getirebilmelidir. Bu her ne kadar zor olsada o artık bir oyun içindedir. Tehlikenin,ölümün, sessizliğin ve en önemlisi suyun olduğu bu oyunda ölmek yoktur, acı çekmek vardır...
Sessizlik bile sustu bu defa...
Karanlık sustu, duvarların ardındaki çığlıklar sustu...
Nefesler duruldu...
Adımlar durdu...
Eller buz kesti...
Beyinler, düşünceler her tarafı paramparça etti...
Sadece Su konuştu bu defa...
O sustu Su konuştu...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ELEMENT ŞOVALYELERİ - SU OYUNCAĞI
RandomElement Şovalyeleri-1 SU OYUNCAĞI SU kuruyup göğe uzandığında Taşlar oynayıp RÜZGAR'a mağlup olduğunda ATEŞLER tenden önce ruha konuk olduğunda TOPRAK, ölüme yenilen bedenleri içine çekip, üstündekilere hayat olduğunda Acının leziz olduğu şu oyunda...
