Hemos actualizado nuestras Pautas de Contenido.
Consulta las pautas más recientes para seguir compartiendo historias de forma segura.

1.Bölüm(tekrar yazıldı)

135 4 3
                                        

Bir yokmuş,bir varmış.Bu terslikte bir iş varmış.Ne evvel zamanın içindeymiş nede kalbur samanın içinde.deve tellal değil ,pirede berber değilmiş.E böyle olunca göktende üç elma düşmemiş.kader varmış sadece ,kısmetide elinden tutup gelmiş.kader almış eline ipini örmüş ağını ,kısmette bir yanlışlık yapmış yakalatmış bizim iki aptal aşık balığı.ozaman anlatmaya başlayalım biz bu modern zamanın aşk masalını...

Selin masasında oturmuş kanal için yayınlanıcak haberlere karar veriyordu. Haberlerin içinde eline Tunç Cihanın haberi de geldi. Tunç Cihan kanalın sahibinin büyük oğlu daha önce onu hiç görmemesine rağmen herkes gibi çıkardığı olaylardan tanıyordu. Onu daha önce görmemiş olmasının nedeni on beş yıl önce Tunç'un ülkeyi terk etmesi ve hala ülkeye dönmemiş olmasıydı. İşte bu yüzden oda herkes gibi Tunç'u haberlerinden takip ediyor yada etmek istemiyordu. Çünkü Selin haber C nin haber direktörü, biliyor ki her Tunç haberinden sonra kanalın ismi zarar görüyor ve yaptıkları işler gölgede kalıyordu. Şöyle bir baktı tekrar kağıda yine aynısı olmuştu. Dün ödül alan kanal bugün ödülle anılmayacak Tunç beyin sarışın bir güzelle bankta öpüşmesini konuşacaktı. Olan hep aynıydı , kanaldaki herkes deli gibi çalışıyor başarılara imza atıyor ama Tunç yine yapacağını yapıyordu. İşte bu haberde diğerlerinle aynıydı buna daha fazla dayanamayan Selin bir nebzede olsa sinirlerini atmak için o haber kağıdına içinden geçenleri yazdı.

''sarışın esmer fark etmez ,züppe cihan affetmez.''

''bas bas paraları kadına nasıl olsa babası öder kamyonla.''

''züppeyim,pisliğim ben böyle biriyim.''

Son cümleyide yazmıştıki bir telefon geldi ve odadan çıktı. koridorda gülizle karşılaştı seçtiği haberleri tamamladığını ve masasından almasını söyledi. Ama bir şeyi unutuyordu Tunç'un haberide masasındaydı. Yanlışlık buya Selinin not aldığı kağıt haberlere karıştı ve gazateye basıldı.tabi bundan haberi olmayan Selin her zamanki gibi bütün işlerini halletmiş evine gitmişti,güzel bir günün ardından duşunu aldı ve erkenden uyudu.

Güne her zamanki gibi berbat bir alarm sesiyle başladı. Yatağından kalktı kahve makinesine bastı,makine ona kahve yaparken o güzel bir duş aldı. Kanala gitmek için hazırlandı. Kahvesinide içip evden çıktı. Kanala gelince kendi odasına gitmek için asansöre bindi ve beşe bastı. Asansör durunca indi ve odasına yürüdü. Kanalda çalışanlar öyle garip garip bakıyorlardıki Ona yüzümde bir şeymi var diye düşündü ama biliyordu bir şey yoktu. Yinede bunlara takılmayıp odasına gitti ,çantasını kenara koydu ve bugünkü kendi gazetelerini eline aldı. Kontrol etmeliydi hergün işini en ince ayrıntısına kadar kontrol ederdi . ama bu neydi

''hayır olmaz '' dedi.

Bunu yapmış olacağını bile düşünmek istemiyordu. Şimdi ne yapacaktı ? kesin akif beyde haberi görmüştü beklide kanaldaki son günüm diye düşündü . haklıydı Akif beyde haberi görmüştü. Elindeki gazeteye uzun uzun bakıyordu. Oğlu ilk sayfada haberdi hemde

''her gece hovarda'' başlığıyla. şimdi bir baba oğlunu böyle bir haberde görse ne yapardı? Çıldırır dı. Peki böyle bir haberin kendi kanlından kendi gazetesinden yapıldığını görse ne yapardı ? iki katı çıldırırdı dimi? Hayır yanlış cevap öyle bir şok geçirirdiki şoktan hisleri çıldırmasına izin vermezdi. İşte Akif beyde öyleydi. Masasına oturmuş gazeteye bakıyordu, sadece bakıyordu.telefonun çaldığını bile sonradan fark etti. Arayan Tunç tu şimdi ne yapmalıyım diye düşündü telefonu cevaplayıp artık yaşlı kalbinin bunlara dayanamadığını mı söylemeliydi yoksa önce Seline hesap mı sormalıydı. Daha fazla telefon sesine dayanmadı ve açtı. Tunç telefonun diğer ucunda çıldırmış durumdaydı. Açar açmaz dediği ilk şey

''o haberi kim yaptı.'' Oldu.

''ne haberi ?'' dedi Akif bey ama Tunç bu numaraları yemezdi.

''ne haberi gayet iyi biliyorsun '' dedi.

Evet haklıydı Akif bey gayet iyi biliyordu. Yinede Tunç'unda haksız olduğunu bildiğinden

''he omu o şey ya bizim haber direktörünün yanlışlıkla yaptığı bir haber''dedi.

Karşıdan ise tek yanıt geldi .

''geliyorum''.

İşte bunu Akif beyde beklemiyordu ,bu kadar basitmiydi Tunç'u döndürmek ,kendi kanalından haberini yap ve O, onbeş yıldır dönmediği ülkeye döndüremedikleri İstanbula geri dönsün.

'' Tunç oğlum buraya geri dönüyorsun dimi yanlış anlamadım ?'' diye sordu.

Haklıydı Tunç bu ne dediğini bilmiyor olabilirdi. Oysa Tunç gayet ciddiydi

''evet dönüyorum o haber direktörümü nedir o adamdan hesap sormaya geliyorum'' dedi.

Adam mı dedi o ama bizim Selinimiz bir kadın! Akif beyde bunu bildiğinden ne kadar haber direktörlerinin bir kadın olduğunu söylemek istesede söyleyemedi. Tunç çoktan telefonu kapatmıştı.


Bir Yanlışlık Oldu !Historias para obsesionarse. Descúbrelo ahora