1

1.1K 45 12
                                        

"Ya hocam neden hep ben ama!?"dedim sitemkar şekilde müzikçi Çiğdem hocaya bakarken.

Arkadaki Batuhan'na baktım ve işaret parmağımı tehditkar bir şekilde ona doğru salladım. Müzik dersinde ne zaman başı sıkışsa topu bana atıyorlardı.(multimedya Batuhan)

"Sen görürsün lan Batu. Teneffüste seni ponçik ponçik etmezsem n'oluyim!"diye fısıldadım hâlâ bana pis pis sırıtarak bakan Batuhan'a. "Hocam müdahale var. Beni tehdit ediyor!"diye bağırdı Çiğdem hocaya tıpkı bir ilkokul çocuğu gibi. "Kulağımı si-sildin. Sildin lan!"dedi tek eliyle kulağını tutatak yanımda oturan Deniz hemen arkamızda bağıran Batuhan'a yönelik. Hocanın duymasıyla hemen de çevirmişti lafı bir taraflarından.

Hoca onları boşvermiş olacak ki bana tekrar baskı yapmaya devam etti. "Hadi Hazal." Sabırsızlığı müzikal sesinden okunuyordu biricik müzikçimizin. "Ben de eşlik edeceğim hem hadi." Mecburiyetle memnuniyetten zerre taşımayan ifademle kafamı salladım. Tam ağzımı açtım söyleyeceğim tekrar durdum.

"Hocam bu türkü ben söyleyemem. Ben o kadar yetenekli miyim?" Biricik müzikçimizin artık canı burnuna gelmişti ki yüzünü buruşturdu.

"Hazal. Ben söyleyebiliyorsam sen de söyleyebilirsin değil mi? Söyle artık." "Aa. Hocam kendinize ayıp ediyorsunuz siz ve ben bir miyiz hiç?" Deniz'e beni kurtar süper mario'm bakışlarımı atarak döndüm. "Deniz söyle bana biz bir miyiz hiç? Sorarım sana?" Deniz durumu eline alarak konuştu;"Evet hocam Hazal haklı hiç olur mu öyle şey?  Iı yani olmaz. Sizin mükemmel sesiniz ve bunun karga sesi-ayıp oluyor bro der gibi baktım Deniz'e- hiç bir olur mu? Siz o kadar okullar okumuşsunuz. Konservatuarlar bitirmişsiniz-" Zilin sesi Deniz'in konuşmasını yarıda kesti. Üzgünce hocaya döndüm ve ne kadar "üzgün" olduğumu belli etmek iztercesine yüzümü düşürdüm. "Aaaa. Tüh be söyleyemedim. Ders bitti." Dudağımı büzdüm."Başka sefere artık." Kadın ne olduğunu anlamaz şekilde bize baktı sonra da hiçbir şey demeden bizden uzaklaşarak masadaki ses sistemini toplayarak onları da alıp sınıftan çıktı.

"Sağol bro."diyerek sırıttım ve Deniz'in omzuna ufak bir yumruk geçirdim. Ardından az önce beni öne süren ponçik sözü verdiğim sığıra döndüm. "Lan mal neden beni öne sürüyorsun hep!?" Kızgın bir ifade ile söylemiştim bunu. Batu pişkin pişkin sırıttı ve "Kanka senin sesin güzel anasını satayım. Şimdi ben söylesem Şeymacığımın kulakları benim güzel sesime dayanamaz çatlar patlar falan dedim ondan yani."dedi.

Şeyma kısımlarını yüksek sesli söylemişti çaprazımızdaki Şeyma duysun diye. Şeyma başını okuduğu romandan kaldırdı Batuya şöyle bir baktı ve burun kıvırarak önüne döndü. "Senin o kıvırdığın fındık burnunu yerim kız."dedi yılışık yılışık Batu. Deniz Batu'nun kafasına bir tane indirdi. "Yavşaklaşma lan hemen! Hazal'ın ponçiklemediğini ben en hassas olanından ponçiklerim." "Tamam lan tamam. Sen de ne meraklısın benim totişimi ponçiklemeye! Gay misin yoksa Deniz? Bana mı yürüyorsun yani? Ama biliyorsun ben-" Cümlesini yarım bırakmasının nedeni Deniz'in arkamdan atlayarak sıradan çıkması ve Batu'nun üzerine atlamasıydı.

Batu Deniz'in elinde biraz debelense de Deniz'in boşluğundan yararlanıp kaçmayı başardı. Sınıfın kapısına doğru koşarken Şeymanın sırasının orda Şeymadan bir makas aldı ve son hız sınıftan çıktı. Şeyma arkasından "Aptal şey!"diye bağırmayı ihmal etmemişti. Ben olsam olsam sülalesine söverdim yavşağın. Az çekmiyordu kız  haklıydı. Ayla teyzem alınmasın tabi bu dediğimden. Batunun annesi bizim de anne yarımız teyzemizdir.

Deniz kapıya kadar gitse de sonra vazgeçti ve geri döndü sıramıza aheste adımlarla. Kenara doğru kaydırdım kıymetlimi ve Deniz'e yer açtım.
"Hiç kovalayamam yine yavşak herifi sınıfa gelsin öyle dövücem. Geçen de kızlar tuvaletine kitledi kendini." Gözlerimi devirdim ve kahkaha attım. Herzaman ki gibi yapmış yani Batuhanlığını.

"Asıl gülüncek kısmı geride. Sonra kızlar çığlık çığlığa tabi. Kızlara da hakaret etmiş yine salak. Sonra kızlar da buna çantalarla falan girmişler,zor aldık ellerinden."diyerek kahkaha attı ve benim kahkahalarıma katıldı.

"Napsaydım lan kızları mı dövseydim?"diye daldı araya Batuhan nereden,ne zaman geldiğini anlayamadığımız şekilde. "Bence onlar seni her halukarda döverdi."diyerek sıradan başını kaldırdı iki derstir uyuyan Ayaz. "De siktir lo!"diyerek sırada itti Batu Ayaz'ı. Kollarını kaldırdı ve olmayan kaslarını sıkıyor gibi yaptı. "Şu kollardaki güce bak olum atıp tutma." Denizle sessizce gülerek tartışmalarını izliyorduk. "Lan olum bize atma bari. Biz kavga ederken sen bizim bıraktıklarımızı alıp yere fırlatıyorsun. Bilmiyoz sanki!" "Şaklaban Batu vs Kaptan."dedim mevzuya girerek. "Demek şaklaban ha! Artık senin befefen değilim! Küstüm! Git kendine benim gibi befefe bul bakalım. Bulamazsın. Ama artık  çok geç! Paçoz kız seni." Konuşacakken Ayaz girdi araya"Git sizin alt kattaki teyzeyle befefe ol bence." Tam yine ağzımı araladım telefon çaldı. Vay Arkadaş! İçimde kaldı.
Masadaki telefonun yanıp sönen ekranında Hande malı yazıyor arkada onun ifşa diye çektiğim fotoğrafı gözüküyordu. "He?"diye açtım telefonu.

"He değil efendim." Gözlerimi devirdim. "He ondan işte."dedim sözümü arayarak kesmesinin huysuzluğuyla. "Neyse şimdi senle uğraşamam. Olay haberim var lan!"dedi heyecanla. Hasta diye okula gelmemişti ama yine de dedikodu peşindeydi. Çatlak kız. Onu böyle heyecanlandıracak neydi acaba? "Neymiş de bakalım."
"Hani şu Saruhan koleji yok mu lan!?" "Ee?'dedim ruhsuzca. "Kızım onun sahibinin oğlu bizim okula geliyormuş lan! Çok yakışıklı dediler. Merak ettim girdim baktım. Çocuk yakışıklı değil. Bildiğin taş,meteor falan!" Tek kaşımı kaldırdım. "Neden bizim okula geliyormuş?" "Ben ne diyorum sen ne diyorsun! N bileyim niye geliyormuş? Sonuçta geliyor." Kendi babasının okulundan neden bizim okula geçiyordu ki! "İyi."dedim. "Bunda bizi ilgilendiren ne peki?" Gözlerini devirdiğini tahmin ettim.

Batu bağırdı o sıra;"Hadi lan Erenler maça çağırıyor." Gözlerimi açtım kocaman ve acele acele Handeye konuştum."Hadi kapatıyom lan maç yapcaz biz." Homurdanışı kulaklarımı doldurdu."Sen anca maç yap. Ben sana taş çocuk geliyor diyorum sen maç diyon! Neyse."dedi. Görüşürüz diyeceğim sıra sesini incelterek konuştu. Bu ses tonu onun yalakalık sesiydi. "Kanki gelirken bana da çikolata alsana ya."

BU KIZ Where stories live. Discover now