" Uzay bence artık uyanmalisin " gözlerimi Yavaşça açtım. Annem Bir tebessüm ile bana bakıp mutfağa gitti. Dışarı baktım ve diz boyuna kadar kar vardı. Okulların tatil olması beni mutlu ediyordu. Yataktan kalktım. Saçlarım adeta yer çekimine meydan okurcasina havalandı. Yataktan kalktım ve banyoya gittim. Isigi açtığım zaman biraz sersemledim. Elimi falan yıkadıktan sonra mutfağa gittim. Annem yemek hazırlamışti. Çok güzel patates kokuyordu. Babam kardeşim Emir 'ı alıp geldi. Yemek çok güzel gözüküyor du. sıcak ekmekleri reçele banıp yedik ve birden haberlerde "düzen'in seçeceği kişiler bugün belli oluyor" diye bir başlık çıktı. tabiki de telaşlandık ama çok da değil.
"Annee! Ben Hera ile kar oynamaya gidiyorum." Ayakkabıları giydim. Tabi bu sırada içim içimi yiyor, düzene kimin gidecegini düşünüyordum. Kapıyı çektim. Yavaş yavaş Hera'nin evine giderken karlar ilgimi çekti ve dayanamadım. Bir kartopu yapıp tadına baktım. O sırada ilerledim.
"Hera! Heraaa! Hadi dışarı gel" cam açıldı ve "tamam geliyorum" dedi. Pencereyi kapatırken o altın sarısı saçları adeta ışık saçıyordu. Aşşağıya gelince iki sokak üstdeki araziye çıktık. Çünki burada çok fazla kar vardı ve gayet büyük bir alanı idi. Kar topu savaşı kardan adam kardan melek yaptık ama doymadik. Hala kar ile oynamaya devam ettik.
************************************************************
Hera hadi kardan adam yapalım. "Tamam" sen kafayı yap ben vücudu. en sonunda kardan adam olmuştu ama biz hala kar ile oynamaya devam ettik. Biraz savaşdıktan sonra hava kararmaya başladı. Çok yorulduk biraz dinlenelim diye oturduk buradan bizim ev çok iyi gözüküyor. Sokaktan bir ses geldi. Kalkıp baktım ve Hayır olamaz! Bir dakika! O Araba düzen den mi geliyor yoksa! Hayirrrr! Hera çabuk kaçmaliyiz!
+"geliyorum koşş"
Hadi hadi! Hızlı ol!Bizi gördüler. Heraa! Ayağımm!! Tamda zamanı. bilegim incildi. Aaaah! lanet olsun.Çabuk beni takip et kulubeye gidelim! "Uzay! Peşimizdeler! Hizlanmaliyiz!" İçimden kendi kendime küfrediyordum.
"Biraz dinlenelim uzay " . Bencede dinlenelim. Çok yoruldum. Biraz soluklandim. Ama çok geç artık hayatımiz. Artık kaçmayız derken birden kapı açıldı
Hera kipirdama. "Tamam"
-"biz Düzen den geliyoruz. Bize zorluk çıkarmayın. Katman deneyenine denek olarak gonderileceksiniz." Tanrım ben napitim. Neydi benim suçum...
Arabaya binerken bize çok sert davrandılar. kendi kendime konuşup duruyordum. Hera ağlıyordu. Beni en çok üzen ise ailemi son bir kere göremeden alınmıştım. Hera ise sadece yanımda olduğu için suçluydu. onu bırakmalarını istedim ama nafile. Aileme mektup yazacaklarını söylediler. Aynı şekilde Hera'nın ailesine de.
Evet, ben bu pisliklere hala güveniyorum. Lanet olsun! Neden ben? Neden? Belkide seçilmiş kişi falan miydik. Hayır, böyle yaparak sadece kendimi kandırım. Bizde onlar gibi bir kaç hafta içinde ölecektik. Leş gibi kokan cesedimizi bile bulamayacklar. Yapmam gereken neydi bilmiyorum. Hera ile konuşmaya çalışıyordum. Ama maalesef ağlamaktan konuşamiyordu. Yüzü kızarmış idi ve hickirarak ağlamaktan bitkin düşmüşdü. Giderken öndeki aptallarin konusmasini
Duydum. Daha toplanacak 12 kişi olduğunu söyledi. Onlarida zorla toplayacklardi. Hera'ya bakarak kafamı salladım.
İşte geldik. Hera birden sustu işte şimdi sıçmıştık. Ne yapacağımızı bilmiyoruz. "Ahh, biraz yavas olun" dedim ama nafile.
