Haziran ayının sonlarına doğru Bursa'ya taşınma kararı aldık. Bu karar evdeki tüm aile bireylerini olumsuz etkiledi ben hariç. Çünkü burdan uzaklaşmak bana iyi gelebilirdi. Neredeyse tüm eşyalarımı toparlayıp kutulara yerleştirdim. Sonra kutuları kamyona yerleştirmek için merdivenlerinden dikkatlice indim. Kamyona doğru ilerlerken kutudan küçük peluş bir ayıcık düştü. Onu buraya nasıl ve neden koyduğumu hatırlamıyorum bile. Ayıcığı yerden kaldırdım. Eski erkek arkadaşım bana doğum günümde bunu almıştı ve 3 gün sonra sebepsizce benden ayrılmıştı. Artık benim için bir önemi kalmadığı için ayıcığı çöpe attım. Daha fazla oyalanmak istemediğim için odama çıktım. Aynanın önünde duran dağınık yatağıma oturdum derin bir nefes aldım. Saçımı düzelterek kendime "Herşey düzelecek" diyerek kendimi teselli etmeye çalıştım. Biraz oturduktan sonra odamda kalan diğer kutuları kamyona taşıdım. Neredeyse tüm iş bitmişti. Annem kapımı çaldı ve içeri girdi. Kapının kenarına yaslanmış, kolunu bağlamış bir şekilde odamı gözden geçirdi ve bana "Tüm işleri bitirmişsin." dedi
" Nerdeyse."
" Sen bahçede biraz dinlen. Biz babanla kalan işleri hallederiz. Son zamanlarda kafan biraz karışık biliyorum. Ama bunun üstesinden gelebiliriz." Annem morelimi düzeltmeyi başarmıştı. Bahçeye indim ve banka oturdum. Rüzgarın hafif esintisi saçlarımı okşuyordu. Bu bahçeyi bu yüzden seviyorum. Bana huzur veriyor. Kulaklığımı taktım ve sakin parçalardan oluşan parça listemdeki şarkıları dinliyordum. Birkaç saat sonra sıkıldığımı fark ettim ve annemlere yardi etmek icin ayağa kalktım. Annemlerin yanına gittiğimde bütün işler bitmişti. Bütün bir ev halki ayakta dikilmiş nedensizce evi seyrediyordu. Babama neden öyle baktıklarını sordum. Babam "Taşınmadan önce uzunca hatiralarimizi hatırlıyoruz. Sende bize katıl." dedi
"Ben sizi arabada bekliyorum."
"Sen bilirsin tatlım." Arabada galerime göz attım. Ve nihayet bakişmaları bitmişti. Evimize son bir kez bakmak istemiştim ama pencereden yansıyan güneş gözümü rahatsız etmişti. Yolculuğa başlamıştık.
"Burdan havaalana kaç saatte gideriz" diye babama sordum.
" 3 saatimizi alır."
" Yolun ortasında taşınma fikrinin sacma olduğunu söyleyip geri dönecekmiyiz?"
Babam güldü "Hayır tatlım bu sefer öyle birşey olmayacak..Umarım.."
" Umarım.." ve bütün ciddiligi bozup gulmeye başladım. Sonra 3 saat boyunca ne yapacağımı bilmedigim için uyumaya karar verdim. Tam uykuya dalarken..
