Bölüm 22

29 3 0
                                        

Kendimi toparladıktan sonra gökdelene geldim.Araştırmalar yapılan yere gittiğimde hala arama yapıyorlardı.

''Nasıl hala araştırma yaparsınız ? Sonuç ne ! '' dedim üzüntümü araştırmacılardan çıkararak.''Araştırmamız sonuçlandı efendim.Size gerekli bilgiyi ileteceğiz.'' 102.kattan ofisime doğru iniyordum.Ofise geldiğimde yarısı içilmiş karton bardakta kahve ve mürekkebi akmış kalemle göz göze geldim.Önceden olsa buraları temizleyebilirdim.Burada çalışanlara '' burayı temizleyin. '' diye asla emir veren birilerden değilim.Bu yüzden şu anlık seçimim mürekkeplere basmadan karton bardağımı alıp bilgisayarımı açmak oldu.Bir sürü e-mail bilgisayarımı işgal etmiş durumunda.Okumaya başladığım e-mail bana aramızdaki düşmanın kim olduğu konusunda bir e-maildi.Aramızda düşman kuzey uzaylılardan bir uzaylı kadın.Fotoğrafları yandaki ekranda belirginleşti.Bu kadın yemekhanede çalışan gülen tatlı ve şirin biriydi.Pislik.Kimliği belirginleşince kuzey uzaylıların yanına gitmiş ve ne yazık ki kuzey uzaylılar tarafından öldürülmüş.Onu kendi ellerimle boğmak istiyordum malesef kuzey uzaylılar benden daha önce davranmışlar.Curix'e bu halkın ihtiyacı var.Demek ki yönetimi çökertmek gibi planları olduğu kesin kuzey uzaylıların.Aynı şekilde bu e-maili yönetime bildirdim.Canımı iyice sıkan bu durum beni mahvetmişti.Buraya ait değilim.Ben bu yönetime ve halkın başkanı olamam ben bunu beceremiyorum.En yakın zamanda bu görevi başkasına devretmeliyim.

Annem ve babam yine karşımdalar.''Başarabilirsin küçük prenses kendine güven,kendine güven,kendine güven.'' Flex'in kapıya sertçene tokmaklaması üzerine olduğum yerden sıçradım.Yüzüm masaya yapışmıştı.Fazla araştırma yapmaktan burada uyuyakalmıştım.Bardakta biraz kahve var mı diye bardağı ağzıma götürürken yeniden kapı çalındı.Kapı çalındığını daha ilk kez duydum çünkü kapı ilk çalınışında uyuyordum.''Gir'' dedim kısık sesimle.Dünden kalma saçlarım,ayakkabıma bulaşmış mürekkebim ve kırışmış ceketimle aynaya baktım.Ayakkabımın kırmızı oluşu mürekkep lekesini gizlemişti.Yüksek topuklu ayakkabıları çıkardım.Çünkü ayağımı acayip derecene şişirmişti.Bu halimi aynaya bakarken keşfetmiştim.Uzun süre kendime bakmamıştım ya da bakmak istememiştim.Kapıya açarak Flex içeriye girdi.

''Curix seni çağrıyor.''

Hemen duyduğum gibi merdivenlerden aşağı hızlıcana iniyordum.Curix'e bir şey olmasından korkuyordum.Odaya geldiğimde bütün uzaylılar Curix'in etrafına toplanmış bir biçimdeydiler.Noluyordu ? Curix elini yukarı kaldırdı bütün gücünü toplayarak.Daha sonra hiç böyle duymadığım kısık sesle bana gel işareti yaptı.Yine bütün gücünün toplayarak konuşmaya çabaladı.

''Lütfen yönetimin başında ol Ezgi.Sana görevimi bırakıyorum.En iyi biçimde bak.Ailenle ilgili yaşadığımız tartışmaları unuttum.Halkımız artık uzay avcılarına karşı öfkeli değil.Öldüğümde asla üzülmeyin.Belki beni asla affetmeyeceksin.''

Ve bu satırları derken Curix yavaş gözlerini kapatıyordu.Çığlık atıyordum.Uzaydaki babamdı Curix sanki.Kaybetmek istemiyordum.Ağlıyordum sadece.Sadece ağlıyordum.Bir şey yapmadan yapamadan.Buraya ilk geldiğimde Curix'ten nefret ediyordum.Fakat şimdi öldüğünde kalbimin koptuğunu hissettim.''Ona iyi bakacağım Curix.'' demem oldu sözüm.Ve onu son kez konuşurken gördüm.Son kez halini.Son kez..

Ben ve diğer uzaylılar bulunduğum odayı bir süre sonra terk ediyorduk.Sanki en yakınımı kaybetmiştim.Halim berbattı.Ve bana verilmiş bir görev vardı.Bunu nasıl yerine getireceğim konusunda bir şey düşünmüyordum.Hatta şu an kafamın içi bomboştu.Hıçkıra hıçkıra ağlıyordum.Anlatamadığım bir his vardı.Babam gibi sevdiğim kişi buradan gitmiş miydi ? Lara'nın ağlamalı sesini duyuyordum.''Ezgii Ezgii.'' Kafamı çevirip Lara'ya döndüğümde bana sarılmıştı.''Lütfen ofise gitme sana ihtiyacım var.'' Birlikte sarılarak odaya çıktığımızda üzgün suratlı bir sürü uzaylılarla karşılaştım.Kısa sürede hayatımın bir parçası olan Curix onlarla yıllarca birlikte yaşıyor belki de.Onlar ne kadar üzülmüşlerdir.Yarın konuşma yapmayı düşünüyorum fakat bu halimle ne sahneye çıkıp uzaylıları bir araya toplayabilirim ne de konuşma yapacağım kelimeleri düşünebilirim.Lara yatağın köşesinde battaniyeyi üzerine çekmiş düşünüyordu.Anılarını hatıralarını.Ben ise buraya geldiğim ilk halimi düşünüyordum.İlk defa uzaylılar olarak Curix'i görmüştüm.Onlarla kaldığım için ne kadar sevinmişti.Daha sonra öksürdüğü ilk günü hatırlıyorum.Önemsiz bir şey olduğunu söylemişti.Daha sonra hastalığının zamanla arttığını.Bunları düşündükçe ağlama hissi yeniden geliyordu.Hasta halinde iken beni savunmuştu.İkinci babam vefat etmişti.

Uzaylılar Tarafından Kaçırılan Kız #Fligran2016Where stories live. Discover now