sabah uyandığımda kendimi hala bitkin hissediyordum gerçekten de.ama içimden bir ses bu günün aşk dolu geçeceğini söylüyordu.zaten hep içimden bir ses gelir.bunu an ve an doyasıya biliyorum.çünkü ben daha dört buçuk yaşındayken içimdeki sesleri dinleyip onlara güveniyorum 15 yaşındayım ve bugünün iyi geçeceğini anımsıyorum hala...
ben Fırat'ı aramaya karar verdim.aradığımda çok çirkin bir şey ile karşılaştım.bana bağırarak meşgul olduğunu ve sebebini de hemen mesaj olarak göndereceğini söyledi.içime bir kurt düştü.gün hiç de iyi gitmiyordu az sonra videolu bir mesaj geldi.mesajı bile izleyemedim sonuna kadar o derece fena bir şeydi.Fırat bir genç kızla öpüşüyordu.hatta benim ona açılacağım erkek kızın elbisesini çıkarıyordu.kızı yatağa fırlattı.gerisini tabii ki de izlemedim ben sapık birisi değilim.cevabım da şu oldu.ben sana güvenmiştim fakat hayır sana güvenemem asla güvenemem sende onlar gibisin oynadın benimle diye bağırarak sesli bir mesaj ardından da sen beni hiç sevmedin oysa en ufak sevgin yeterdi bana diye ekledim mesajımı...
tabi cevap vermedi uzun süre...bende sürekli mesajlar attım cevap vermesi için.bir an düşündüm de bu videoyu düzenlemiş olabilir miydi diye uzun süre düşündüm.fakat ne yapacağımı bilmiyordum.ilk defa hislerim bana yalan söylemişti oysa hiç yanılmazdı hislerim.bugün günün aşk dolu geçecekti.bu mu aşk bu mu diye bağırdım dört duvarlı odamda. yaşamak bana çile gibi geliyordu.üstelik iki hafta sonra doğum günüm varmışken...
iki saat boyunca ağlamakla yetindim biraz sonrada cevap geldi.merakla attığı sesli mesajı açtım.dinleyince nasıl sinirlendim bilemesiniz.güya bana şaka yapmış kıskanıp kıskanmadığımı merak etmiş.ne kadar aptalca bir fikir. video da başkalarıymış.onlar bir diziden alınmış parçalarmış biraz fotomontaj ile yüzlerini kendisinin yüzüne yapıştırmış.ben çok aptalca buluyorum.şuanda burada geberiyorum.bende ne kadar aptalca haha çok komikti diyerek cevap attım.o da bana dün yediğimiz yemeğin olduğu yere çağırdı bir sürprizi varmış...
şort ve bir yarım tişört giyerek gittim.güzelliğim varken kıyafet umurumda bile değildi.oraya geldiğimde beni elimden tutup çekmeye başladı.ben bırak bırak diye bağırdım yürümedim.bu sefer kucağına alıp götürmeye başladı lise aşıkları gibi.ben bırak bırak diye çırpınıyordum bacaklarımı sallıyordum inmek için.doyasıya eğleniyordum aslında naz olsun diye de ...bırak bırak bu resmen bir taciz.bırak bırak dedim bırak diye bağırıyordum İstanbul'un bir meydanında...
beni bir ağacın yanında bıraktı.bana bir şeyler anlatmaya çalıştı.ilk önce ağacın üzerine isimlerimizi.sonra da kekelemeye başladı.anladım bir şeyler vardı ama söyleyemiyordu tabii.ben kendisini anlamadığımı söyleyince yutkundu ve kendisini toparladı.yeniden kekelemeye başladı.ben bir çığlık kopardım yeter diye!..
kendini insan gibi toparlar mısın diyordum.Fırat sonunda kendisini toparladığını az sonra söyleyeceklerimi iyi düşünmemi söyledi.bende he ya he tamam dedim.ben ben ben seni çok seviyorum ilk gördüğüm beri defne diyerek dudağımdan kaptı nasıl olduğunu anlamadan.beni sevdiğini söylemiş daha kötüsü de biz biz öpüşüyorduk.öpüşmek de ne demek ya öpüşmek de ne demek doğru düzgün sevgili bile değiliz.biraz sonra öpüşmeyi bıraktı ve ben ona baktım o bana...
ben biz şimdi sevgili miyiz demeye kalmadan bir daha dudağıma yöneldi.ben dudağımı kapatıp bu kadar yeter dedim.Fırat yine beni kucağına aldı döndürmeye başladı.sonra da İstanbul boğazında bir tur yapmaya tekneye bindirdi.hayatımın en aşk dolu günüydü bugün teşekkür ederim ağaç teşekkür ederim hislerim...
YOU ARE READING
sevgin yeter
Romancebir insanı daha başka ne mutlu eder sizce ? bir insanın sana karşı en ufak bir sevgisi sana yetmez mi ? işte benim dünyamda bir tutam sevgi bile çok değerli :D haydi sende okumaya başla... yeten sevgiyi gör ...
