Selin, koşarak yanıma geldi. "Biliyor musun? Okula yeni bir çocuk gelmiş ve gerçek olamayacak kadar yakışıklıymış. Henüz görme fırsatım olmadı ya!" Cümlesi bittiğinde derin bir nefes aldı. "Açıkçası pek umurumda değil." dedim gözlerimi devirerek. Sınıfa doğru ilerlemeye başladığımda Selin de peşimden geliyordu. "Haydi ama, daha ne zamana kadar ruh eşini arayacaksın!" Ona bakıp dudağımı yana kıvırdım. "Bulana kadar." Bezmişçesine nefesini dışarı verdi. "Peki, şöyle bir durum olsa aşık olmaz mıydın? Mesela yürürken elinde telefona o kadar dalmışsın ki bir çocukla çarpışıyorsun. Çocuk da seni yere düşmemen için belinden tutuyor. Yüzleriniz birbirine o kadar yakın ki.." Telefonum titrediğinde sözünü kestim. "Bir dakika Evre'den mesaj gelmiş." Telefonu elime alıp ne yazdığını okudum, cevap yazmak için parmağım klavyeye doğru giderken bir acı hissettim ve bir de belimi kavrayan bir el. Gözlerimi usulca araladığımda yüzlerimiz birbirine çok yakındı. Sanki..sanki yüzü bana gittikçe daha fazla yaklaşıyordu. Bi' anda hiç beklenmedik, yani en azından benim hiç beklemediğim bir cümle çıktı dudaklarının arasından.
YOU ARE READING
Tanrı Ölünce
RandomZeki, kurnaz bir kız ile sert, soğuk ve gizemli bir erkek. Klasik bir aşk hikâyesi gibi mi duruyor? Siz öyle sanın!
