Maria

3 1 0

Türkiye'ye gelip ülkeye aşık olmuştu. Zaten turist olup da Istanbul'a hayran kalmayan kaç turist vardır? Yemekler harika, boğaz mükemmel, tarihi mekanlar büyüleyici. Tabi ne zaman ki içinde yaşamaya başlarsın şehir artık sana kendi gerçek yüzünü gösterir. 

İşte Maria'da Istanbul'a ilk babası ile gelmişti. İş gezisi için Istanbul'a gideceğini öğrenen David, kızına istersen sen de gel. Hem ben işlerimi yaparım hem de bitirdikten sonra beraber bu gizemli şehri gezeriz demişti. 

Maria Türkiye'ye geleli 9 sene olmuştu. Artık türkçesi çatpat seviyesini geçmişti. Kendi kendine alışveriş rahatça yapıp satıcılarla pazarlık bile yapabiliyordu. 

İşin ilginç yanı 9 sene önce rahatça giyindiği kıyafetleri artık giymiyordu Maria. Oysa kimse ona şu şekilde giyinmelisin bunu giymemelisin dememişti. Zaman kendini kıyafetleri ile etkilemeye başlamıştı. Istanbul'da yaşam onun kurallarına uymanı gerektirdiği gibi devam ediyordu.

Maria türkçeyi diğer dilleri bildiği kadar öğrenmişti. İspanyolca, Arapça, Fransızca ve ingilizce biliyordu. Ayrıca Maria'nın sanata karşı da yeteneği dikkat çekiciydi. Kendi yaptığı desenlerle yumurtaların üzerinde şaheserler çıkartıyordu. Bu eserleri yaparken 2-3 gün kimse ile konuşmadan yaşayabiliyordu. 

Çok naif bir yapısı vardı. ATM'den para çekmeye çalıştığı ilk zamanlarda para çekene kadar 1 saat geçmişti. Ülkesindeki gibi Türkiye'de de sıranın kendisine geldiği zaman kimsenin önüne geçmeyeceğini düşünmüş ve beklemişti. ATM makinasının 2 metre önünde beklediği için kimse onun para çekmek istediğini anlamamıştı tabi. Ne de olsa Istanbul'da beklemek, birbirine saygı duymak, zaman kaybetmeye tahammül yoktu. 

Maria Istanbul'da geçirdiği her geçen gün daha çok değişiyor daha çok negatifleşiyordu.




KişilerBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!