* * * * * * * * *
5 dk gibi bir süre sonra dayım yeniden arabayı durdurdu ve " geldik Clara." dedi. Arabadan indik. Dayım eşyalarımı arabadan çıkardı ve kapıya doğru yürümeye başladık. Dayımın evide iki katlıydı ,kar beyazıydı. Sıradandı. Hiç çiçek yoktu. Kapıya doğru yürüdük. Dayım kapıyı çaldı ve kapıyı kısa boylu kahverengi gözlü esmer bir kadın açtı. Sanırım bu yengemdi. İçeri girdik. İçerisi açık renklerden yapılmıştı. Yengem
" Geçmiş olsun Clara. Senin için çok üzüldüm. Dinlenmek istersen gel seni odana götüriyim." dedi. Bende
" Sağol yenge." dedim ve yengemi takip etmeye başladım. Merdivenleri çıktığımız gibi sağdaki odayı göstererek
" Burası artık senin odan istediğin gibi kullanabilirsin." dedi ve aşağıya indi. Çok yapmacık bir suratı vardı. Odaya girdim ve direk yatağa uzandım. Oda da aynalı bir masa, beyaz bir yatak ve toz pembe bir dolap vardı. Yataktan kalktım ve valizimdeki eşyaları çıkarıp dolabıma koymak için dolabın kapağını açtım. Ama dolabın içi ful eşya doluydu. Yepyeni bir sürü kıyafetler vardı. Valizimden çıkardığım kıyafetleride dolabın boş bulduğum biyerlerine sıkıştırdım. Sonrada masaya doğru yöneldim. Masanın üzerindeki aynadan kendime baktım. Yüzümdeki bandajların kirlendiğini fark ettim. Ve içimden bir ses badajları çıkarmamı söylüyordu ve bende içimin sesini dinleyerek badajları çıkarmaya başladım. Ve sonra
"Aaaaa!!" diye çığlık attım. Çünkü aynada gördüğüm yüz sanki benim değildi ve çok korkunç gözüküyordu. Benim çığlığımla bütün aile bireyleri odaya toplandı. Yengem çocuğunun gözünü kapatıyor dayım " Sen ne yaptın." diye bağırıyordu. Sonra dayım " Gel benimle Clara geldiğimiz yere geri gidiyoruz." dedi. Kolumdan tutup beni aşağıya indirdi. Sonra da kapıyı açtı ve arabaya bindik. Arabayı çok hızlı kullandığından kısa sürede hastaneye ulaştık. Veee......
Doktor bir krem sürdü sonrada
" 5 gün sonra yine gelin bandajları 5 gün sonra çıkarıcaz. Ama sakın bandajları kendin çıkarmaya çalışma tatlı kız. 5 gün sabret. 5 gün sonra yüzün iyileşecek." dedi. Hani bir hafta sonraydı ki. Neyse böylesi daha iyi dedim içimden. Ve dayımla birlikte hastaneden çıkıp evin yolunu tuttuk. Eve vardığımızda kapıyı yine yengem açtı. Hiç bir şey konuşmadan sadece yüzüme baktı.Somurtuyordu. Dayım
" Clara, hadi sen odana çık. Birazdan yemek hazır olur biz seni çağırırız." dedi. Bende odama çıktım. Direk kendimi yatağa attım. Uzun süre dinledikten sonra kapım çaldı. Tak Tak Tak.. "Girebilir miyim? " cok tatlı bir sesti ve sanırım kuzenimin sesiydi. Bu arada ben kuzenimi hiç görmemiştim. Bende "Gir" dedim en tatlı sesimle. İçeriye uzun boylu siyah saçlı koyu kahverengi gözlü esmer bir çocuk girdi. Somurtkan bir tipi vardı ama ses tonu sakin ve kibardı.
" Gecmiş olsun. Bu arada yemek hazır. Aşağıya gelebilirsin kuzen." dedi bende "Sağol. Gelirim simdi." dedim. O da aşağıya indi. Bende peşinden gittim. Herkez sofradaydı ve sanırım beni bekliyorlardı. Bende sofraya oturdum. Sofrada resmen her çeşit yemekten vardı. Ve ben çok açtım. Önümdeki tabağa yemeklerin her çeşidinden birer tane koydum ve yemeye başladım. Dayım
" Bugün sana telefon almaya gidicem Clara. Sen de gelmek ister misin? Veya aklında bir telefon var mı?" dedi. Bende
" Gerek yok dayı. Hele bir tamamen iyileşiyim ben kendim alırım. Size borçlu kalmak istemem. Yinede düşüncen için sağol.'' dedim. Hangi parayla alıcam bilmiyorum ama yinede kimseye borçlu kalmak istemem. Dayım kaşlarını çattı ve
" Ne borcu Clara. Artık sen bize emanetsin. Hem babanında zamanında bize çok iyiliği dokundu. Başka bir şey duymak istemiyorum. Bugün telefonunu alırım. " dedi ve yemeğini yemeye devam etti. Bende dayımın bu kesin tavrı karşısında hiçbir şey demeden yemeğimi yemeye devam ettim. Yemekler ittikten sonra yengemle beraber sofrayı topladık ve ben odama çıktım. Gerçekten canım çok sıkılmıştı.
5 saat sonra...
Tak Tak Tak.. "Clara içerde misin girebilir miyim?" diye bir sesle uyandım. Ve "Evet, girebilirsiniz." dedim. Ve içeri dayım girdi. Elinde beyaz bir kutu vardı. Elimdeki kutuyu bana uzatarak
" Umarım beğenirsin Clara. Yeni telefonun. Bu arada kendimin ve yengenin numaralarını kaydettim. Başka istediğin kisilerin numaralarını da ekleyebilirsin." dedi ve telefonu bana verdi. Kutuyu açtım ve içinden kocaman bir telefon çıktı. "Son model. Beğendin mi?" dedi dayım. Bende
"Çok teşekkür ederim dayı ama hiç gerek yo- " dayım sözümü kesti ve " Önemli değil Claracım, beğendiğine sevindim. Güle güle kullan.." dedi ve odadan çıktı. Bende telefonu incelemeye başladım..
5 gün sonra....
" Clara hadi uyan. Hastaneye geç kalıcaksınız." diyen ve yastığımı çekiştiren kuzenimin sesiyle uyandım. Ve bu çocuk tam bir baş belasıydı. Hastane mi?! Ben tamemen onu unutmuştum. Ama sonunda bu yüzümdeki bandajlardan kurtulacaktım. Kuzenim uyandığımı görünce "Sonunda" dedi ve odadan çıktı. Bende hazırlanıp aşağıya indim. Dayım beni bekliyordu.
" Hadi Clara. Çabuk kahvaltını yap. Yoksa geç kalıcaz. " dedi. Bende hızlıca bişeler atıştırdım ve arabaya bindik. Dayım durmadan kolundaki saate bakıyordu ve bana
" Heyecanlı mısın Clara? Artık yüzündeki bandajlardan kurtuluyorsun. Ve eski yüzüne geri dönücen." dedi. Bende
" Sanırım biraz." dedim. Ve uzun bir sessizlikten sonra dayım
" Geldik Clara " dedi ve arabadan indik. Bandajları cıkartıcak olan doktorun yanına gittik ve bandajlardan kurtuldum. Aynadan yüzüme baktım ve
" Çok kısa zamanda büyük değişim. Ama hala yüzümde izler var kalıcı mı?" diye sordum doktora. Dotorda
" Onlarda zamanla geçicek. Bu arada son kontrollerini de yapmam lazım şuraya uzanır mısın?" dedi. Bende uzandım ve dediklerini yaptım. Doktor da
"Kontroller tamamdır. Artık tamamen iliyeştin." dedi. Yüzümde çizikler vardı. Ama yüzüm o kadar da kötü durmuyordu. Ve de tamamen iyileşmiştim. Dayım yüzüme bakarak
" Canım yeğenim benim çok güzel oldun." dedi ve beni kollarının arasına alarak yürümeye başladı. Arabaya bindik ve evin yakınlarına geldiğimizde dayım arabayı durdurdu vee
" Claracım, benim burda biraz işim var seni burda bırakıcam tatlım. Ev zaten hemen arka sokakta. Burdan dümdüz gidiyorsun ve sola dönüyorsun." dedi. Bende " Tamam dayı. Ben giderim sen işine bak. " dedim. Dayımda bir dükkâna girdi. Bende eve doğru yürümeye başladım. Bu sırada yabancı bir ses
" Clara! Clara!" diye bağırıyordu. Bende etrafıma bakındım. Doğrusu baksam ne yazar. Görsem tanıyacak mıyım sanki. Yoluma devam etmek için önüme döndüğümde karşımda yakışıklı bir genç vardı. Hafif uzun sarı saçlarını yana atmış mavi gözleriyle nerde olursa olsun dikkat çekecek bir genç. Ve sanırım Clara sesi de bu kişiden geliyordu. Yani bu kisi her kimse beni tanıyordu. Maviş gözlerini yüzümde gezdirirken
" Clara. Ne oldu sana böyle? Seni çok merak ettim. Neden kaç gündür telefonlarıma cevap vermiyorsun?" dedi şaşkın bakışlar atarak. Bense " Pordon, tanıyamadım. Siz kimsiniz?" dedim. Karşımdaki genç maviş gözlerini daha da büyülterek...
YOU ARE READING
NEDEN BEN
RandomBüyük bir kaza geçiren ve bu kaza sebebiyle hem ailesini hem de hafızasını kaybeden Clara'nın sırlar ve gizemlerle dolu hayatı. Kimseden korkmayan ve korktuğu tek şey geçmişi olan 18 yaşındaki belalı bir kızın gizemli hayatına birlikte yolculuk etme...
