Part 14 - Enmity

60 6 1
                                        

'Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor. Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor.'

Şehitlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Allah'ım zalimlere, zulümlere, hainlere fırsat vermesin.

•••

"Ben birini öldürdüm." Soluksuz devam ediyordu. "Ben bir katilim."

Söylediklerini duymazdan gelirken, bir elimi çenesine koyarak suratını hareket ettirip kulağına bakıyordum.

İlk başta kulağının içinden kan geldiğini düşündüğüm için çok telaş yapmıştım ama biraz daha inceleyince kulağını kestiğini farkettim.

Az da olsa içim rahatlamıştı fakat kendine zarar verdiği aklıma gelince kalbim isyankar haline geri döndü.

"Kulağını kesmişsin." Sakin konuşmaya çalışıyordum. "Ne zaman yaptın?"

Cevap gelmedi.

Söylediklerimi tekrarlayacakken sol elini direksiyondan çekti ve jileti gösterdi.

Ben jileti almak için eğilirken kolunu havaya kaldırdı ve gözünün altına küçük bir çizik attı.

"Delirdin mi sen? Ne yapıyorsun?"

Verdiğim tepkiye karşılık bileğini daha derin bir şekilde kesti.

Bileği, kulağı ve gözünün altı kanamaya devam ederken arabadan hızlıca indim ve onun kapısını da açtığımda bir kolumu bacaklarının altına, diğer kolumu beline yerleştirerek kucağıma aldım.

Arka kapıyı açarak, kulağındaki kan içeri gitmesin diye yan yatırdım.

Şoför koltuğuna geçerken kornaların sayısı iki katına çıkmıştı.

Arabayı çalıştırdım ve vites kolunu öne sürdüm. Evden çıkış amacıma göre arabayı sola kırmam gerekse de, sağ taraftan gitmeye devam ettim.

Beşinci vitesle yola devam ederken arabanın çok sarsıldığını farkedince vitesi yavaşça düşürmeye başladım.

Baylie uykuya dalmış olmalıydı. Uyanmamasını ümit ederek yola devam ederken dakikada bir gözlerim arka koltuğa kaydığından sağlıklı bir yolculuk yaptığımız söylenemezdi. Her ne kadar çok endişelenecek bir durum olmasa da acele etmeye çalışıyordum.

Baylie'nin Ağzından

Yaklaşık yarım saattir yoldaydık ve gözüme gram uyku girmemişti. Göz kapaklarımı açık tutabilecek durumda bile olmadığım için uyuyormuş gibi gözükmek iyi bir fikir gibi geliyordu.

Birini öldürmüştüm, kimse bunun farkında değilmiş gibi davranıyordu. Güvendiğim kişi gözlerimin önünde bir başkasını öpmüştü ve ben ona sarılmaktan başka bir şey yapamıyordum. Çıldırmama ramak kalmıştı ama hala nefret ettiğim biriyle aynı arabadaydım. Bunları düşünmek kalbimin daha sert çarpmasına neden oluyordu.

Bileğim feci bir şekilde yanarken uykuya dalabilmeyi ummak tamamen saçmalıktı.

Kulağımdaki kan pıhtılaştığı için diğer tarafa döndüm ve kendime söz geçirmeye çalışarak gözlerimi araladım.

"Uyandın mı?" Harry dikiz aynasından bakarken sakin bir sesle sordu.

"Evet." Pembe bir yalan. Bir saniye bile uyuyamamıştım ki.

"İyi misin?" dedi kaşlarını hafifçe çatarken.

"Hayır." Her ne kadar ellerimi yumruk yapıp yerlere vurarak ağlamak istememde umursamaz görünmeye çalışıyordum.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Sep 11, 2015 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

LaboratoryWhere stories live. Discover now