...
"Herşeyi, ama herşeyi yepyeni baştan düşünmen gerekecek; çünkü sana hepsini yanlış öğrettiler..."
...
Eren o sabah her zamankinden daha erken uyandı. Düşünmatik ekranlı telefonunun alarmının çalmasına daha yarım saat kadar vardı. Uykuyla arası hep iyi olmuştu, özellikle de sabah uykusuyla; bu defa ise canı tuhaf bir şekilde daha fazla yatmak istemiyordu.
Adeta bir buluşmaya hazırlanır gibi, kendi bile farkında olmadan ağır ağır kalktı; telefonunu pijamasının cebine atıp, terliklerini de ayağına geçirip evin sessiz koridorundan mutfağa yürüdü. Önceki akşamın gazetesi hala masadaydı, ekmeğin kalan köşesine özensizce ama cömertçe tepiştirdiği zeytin ve peynirle yaptığı minik sandviçini yerken, sabah aylaklığının verdiği amaçsız ve şuursuz beyin haliyle gazetenin üstündeki başlıklara bir göz gezdirdi:
"Acımız büyük, yüreğimiz yanıyor...
Ana muhalefet partisi başkanından çarpıcı açıklamalar...
Overlokçulara seçim öncesi müjde...
Tatavaspor'a transfer şoku..."
Günlük gazeteleri okuldaki kitapların bazıları kadar olmasa da sıkıcı bulurdu. Sanki dünyada ne yaşanırsa yaşansın aynı başlıklar kendilerini tekrar ediyor gibiydi, ya da Eren'e öyle geliyordu sık sık. Beynini hiç yormadan, giderek küçülen sandviçiyle birlikte bilinçsiz okuma transına devam etti:
"Bir ülke daha Kolpania'ya vizeyi kaldırdı...
Hanımlar bu haber sizi ilgilendiriyor...
Aşağı Kolpania sele teslim...
...güvenlik güçlerinin teslim ol çağrısına ateşle karşılık veren teröristlerle girilen çatışmada...
LÖPLÖP Başkanından yeni yasaya veryansın..."
Sandviçinin son lokmasında gözleri alttaki küçük bir reklama ilişti.
Sıradan bir saç ekme kliniği reklamı. Solda eski, kel haliyle mutsuz, kıyafetleri de soluk ve depresif bir adam; sağda ise yeni hali, yeni ekili saçlarını jölelemiş, takım elbise içinde, yüzüne yayılmış koca bir sırıtış... Altındaki başlığın da klişelikte aşağı kalır yanı yoktu:
"Bildiğiniz tüm yöntemleri unutun! Hayata yepyeni baştan başlayın!"
Eren sırıtıp duran adamın yüzüne tekrar baktı, sabah mahmurluğu yavaş yavaş ayılmaya başlamıştı; içini giderek artan, derin ve keskin bir ürperti kapladı. Adamın gözlerine tekrar baktı, klişe başlığı yeniden okudu, gözlerini kapatıp tekrar bir düşündü...
Sırtında bir ter damlası birikti: Bu adamı biraz önce rüyasında görmüştü!
YOU ARE READING
Kolpania'nın Ötesindeki Ses
Science Fiction... "Herşeyi, ama herşeyi yepyeni baştan düşünmen gerekecek; çünkü sana hepsini yanlış öğrettiler..." ...
