chapter 20: he wants to be loved but nobody wants to love him

906 63 34
                                        

Bölüm şarkısı: alt J- Breezeblocks

Şaşkınlıkla duyduklarımı sindirmeye çalışırken bir şeyler söyleyebilmek için çabaladım. Sonunda "Neden stajımın bittiği hakkında bir bilgin var mı?" diye sorduğumda az önce baktığı kağıdı eline bir kere daha alarak incelemeye başladı. "Hayır tatlım, ama dersle ilgilenen profesörüne neden çıkarıldığın hakkında bilgi verilmiştir." dediğinde kafamı salladım ve sessizce teşekkür ederek çıkışa doğru ilerledim.

Notlara en çok ihtiyacım olduğu anda, sınav haftasında Bay Patrick'e bu bilginin ulaştığını bilmek canımı biraz daha sıkmıştı. Bugün pazar olduğundan yapacak bir işim olmadığından görüşme umuduyla Brooklyn'e mesaj attım.

Kime: Brooklyn
Güne büyük bir sürprizle başladım, buluşmak ister misin?

Tabiki annesi ile arası bozulmasın diye stajdan çıkarıldığımı ondan gizleyecek değildim. Onu beklerken yakınlardaki bir Starbucks'a gidip tatlı bir şeyler yemeye karar verdim, en azından hala günü kurtarmak için umudum vardı.

İçeceğimi ve tatlımı alıp bir masaya geçtim. Telefonumun titremesiyle tatlıyla bakışmayı keserek cebimdeki telefonu çıkardım.

Kimden: Brooklyn
Üzgünüm, Victoria hepimizi ailecek bir gün geçirmek için zorluyor

Telefonuma bakıp oflarken tatlımdan bir parça daha aldım. Tanışmadan önce Victoria en çok takip ettiğim moda tasarımcılarından biriydi, şimdi ise gözümde kıskanç bir anne profilini canlandırıyordu.

Yarın bir sınavım vardı ama yapmam gereken profesörün istediği şekilde bie elbise tasarlamaktı, bilgi eksiğim olmadığından çalışmam gerektiğini düşünmüyordumz. Yalnız kalmayı istemediğimden uzun zamandır buluşmadığımız için tek tek Megan, Finn, Joe ve Sara'ya mesaj atıp beklemeye başladım.

Birkaç dakika sonra tatlımın son kırıntılarını yerken onlardan olumlu cevap aldığımda yarım saat sonra buluşmak için sözleştiğimiz Hard Rock Cafe'ye doğru gitmek için masadan kalktım.

15 dakikalık bir sürüşten sonra ilk gelen ben olmuştum. Bizim için yeteri kadar büyük bir masayı gözüme kestirip oraya oturdum. Sıkılınca her zaman yaptığım gibi Instagram'a girdim. Bir süredir olduğu gibi birbirini etiketleyip benim hakkımda konuşan kızların bildirimleriyle doluydu. Birkaç saçma sapan konuşmayı okuyup kendi kendime konuşurken Sara'nın sesini duymamla kafamı kaldırdım.

Kısa bir sarılmadan sonra görüşemediğimiz süre boyunca neler yaptığını sordum. Psikoloji dersine giren hocasına karşı bir şeyler hissediyor olabileceğini söylediğinde biraz şaşırmıştım ama belli etmeyerek gülümsedim. Arka arkaya Megan, Joe ve Finn de geldiğinde yine eski günlerdeki gibi olmuştuk. Herkesin anlatacak pek çok şeyi var gibi duruyordu, kendi hayatımdan biraz da olsa uzaklaşacak olmak iyi hissettiriyordu.

***

"Profesör Patrick, Bay Patrick! Beni bekleyin, lütfen." Victoria'nın stajından neden atıldığımı öğrenebilmek için Profesör Patrick'in peşinden koşarken beni duyması için çabalıyordum. Aslında ona neden profesör dediğimiz hakkında bir fikrim yoktu, moda tasarımı öğretmeni olan biri profesör olabilir miydi onu bile bilmiyordum ama üniversitede olduğumuzdan herkese profesör diye sesleniyordum.

"Profesör Patrick!" diye bir kere daha bağırdığımda sonunda kafasını bana çevirdi ve sorgular bir şekilde bakmaya başladı. Yanına doğru ilerlerken zaten onun profesör olmak için çok genç olduğunu fark ettim. "Günaydın Bay Patrick, umarım gününüze iyi başlamışsınızdır." diyerek sırıttığımda yüz ifadesini hiç değiştirmeyerek "Ne için burdaydınız, genç bayan?" diye sordu.

lonely hearts club || brooklyn beckhamWhere stories live. Discover now