Benliğim

29 5 1
                                        

O çok rahattı ve ben gerçekten aptaldım nasıl bu kadar dikkatsiz olabildim...

Beni öylece bir çuval gibi bırakıp gitti,
sonuçta hastaydım ve sırf onun sorumsuzluğu yüzünden bu odadayken beni öylece bırakıp gitmişti bu adil mi?

Kendimi hiç olmadığım kadar kötü hissederken
sol elimdeki serumun iğnesini sertçe çıkardım ve kendimi yataktan dışarı attım.
Artık yeter burda daha fazla durup kendimi aciz hale düşürmiyecektim
ne olursa olsun eğer ben güçsüz biri olsaydım babamı o iğrenç sürtük kadınla gördüğümde hayallerimin ve umutlarımın yıkılmasına rağmen ayakta durmaya çalışmazdım .

Ben herşeye rağmen güçlü biriydim ...

Eğer bu kadar şeyin stesinden geldiysem Rüzgar denen o itinde üstesinden gelebilecek güce sahiptim ben..

Ve bunu ona gösterecektim.
Elim kanyordu ama açıkcası pek umursamadım yatağın ucundaki poşeti görmemle poşeti elime aldım ve içini kurcaladaım içinde dar paça bir kot ve birde ince bir tişört vardı vakit kaybetmeden hastane kıyafetini üstümden sıyırdım ve aynı hızla diğer kıyafetleri üzerime geçirdim saçlarımı açıp önüme düşmesini sağladım ve kapıya uçarak dışarı çıktım aslında hastanedekilere kaçırıldım diyebilirdim ama risk almaya gerek yoktu eğer Rüzgar görürse hemen beni burdan çıkarırdı..

Güvenliklerden uzak durarak kapıdan çıktım ve bahçeye yöneldim etrafıma hızla göz gezdirirken gördüğüm şeyle gözlerim iri iri olmuş biçimde kalakaldım ....

Rüzgar benim yanıma gelen hemşireyle

öpüşüyordu gerçekten bencil berbat ve iğrenç bir indandı
kalbim bu görüntüyle burkuldu ...

Aslında bu çok saçmaydı sonuçta ben onun kaçırdığı kişiyfim ve eninde sonunda benim kanım onun eline bulaşacaktı ....

Bu düşünceyle irkildim..
Kadınla öpüşmesi değilde benim yanımdan
hemde ben yaralıyken gidip öpüşmesi biraz ağırdı..

Bunları kafamdan kovup hastane bahçesinin dış kapısına yöneldim ne olursa olsun o beni dinlemek zorunda değildi aslında bende onu dinlemek zorunda değildim...

Ayaklarma biraz daha yüklendim üstüme üstüme gelen düşünceri kovmak istercesine ...
Arkamdan Rüzgar'ın sesini kulaklarımda bulurken zaten şidettli olan baş ağrım gözyaşlarımla beraber kendini göstermişti
"Eftelya!!"

diye bağırdı öfke dolu sesiyle onun sesi biraz daha beni harabeye çevirirken kendimk dizlerimin üstüne bıraktım, artık sesizce değil hıçkıra hıçkıra ağlıyordum...

Sulugöz biri değildim ama geçmişte ve aynı zamanda son günlerde yaşadığın şeyler beni zihinsel açıdan bariz bir şekilde yormuştu...
Fiziksel olarak gördüğüm acılarda cabasıydı,
zaten insanlar hastalandıysa bile ruhsal açıdan da bir zedelenme yaşamıştır ....
Yani basit olarak üşütmüş bi insan bile ruhsal anlamda sıkıntısı olabilir...

Bir insanın zihni ruhu hastalanmadıkça vücudu yatağa düşmezmiş derler,
kendimden gayet de tecrübeliydim bu konuda ...

Ayak sesleri duydum ama beynim tamamen transa geçmiş bir biçimde algılama yapmaya çalışıyordu ...

Rüzgar'ın pürüzlü sesi kulaklarımdayken ben hala o sahneyi gözümün önünden kaldıramıyordum
"Eftelya niye kaçmaya çalışıyorsun seni uyardım "
dedi ama yüzüme bakınca affallamıştı kim bilir nasıl köt görünüyordum, aslında burkulmuş bir Eftelya'yı göz önüne getirmek zor değildi.

Kızarmış ve etrafı morlaşmış gözler dağınık saçlar memnuniyetsiz dudaklar ve sanki yıkım yeri gibi olan irisler...

beni kollarımdan tutup sertçe sarstı ama hiç hareket etmiyordum,
edemiyordum.
Bir süre sadece durdum en sonunda beynimi silkeledim ve Rüzgar'a dönerek
"Bunu neden yaptın!!"
diye bağırdım bir yandan dehşey saçan ve bir yandanda ürkmüş sesimle,
hiç tepki vermedi yine o kattti ve net ifadesiyle karşımda duruyordu...

İÇİMDEKİ ERKEKWhere stories live. Discover now