Ameliyat kapisindan hiç ayrilmadim. Üç saatten fazla olmustu abimin içeri gireli. Artik korkmaya mi başlamam gerekiyordu bilmiyorum. Ama o kadar mutluydum ki abim çiktiginda yeni bir hayat bizi bekliyordu.
Yarım saat sonra ameliyat kapisindan gülerek çıkan doktorun karsisina gecip birseyler söylemesini bekledim. İki elini omuzlarima koyup kolumu sıvazladi.
"Abin cok iyi Masalcım. Birazdan odaya alinacak. Dikkat etmen gerekiyor. Abini sarsmamaya çaliş. Üzülmesine izin verme. İmzalaman gereken bazi evraklar var. Hemsire hanim sana anlaticak. Geçmis olsun."
Ellerimle ağzimi kapatip mutluluk gözyaşlari dökmeye başladim. Abimin odasina gidip beklemeye başladim. Beş dakika sonra odasina geldi. Hemsire hanim evraklar hakkinda bilgi vermek icin disariya çagirdi.
"Masal hanım Kıvanc beyin ameliyat üçretini ödemeniz gerekmektedir. Kendisinin de imzasini alicaz kalp nakli yapildiğına dair."
Şaşkınlık içinde kalmistim. Ben parayi hiç düsünmemistim. Napicağımi bilmiyordum. Abime söylersem üzülücekti. Ona yansitmamam gerekiyordu.
"Be kadar ameliyat parasi."
"Yirmi beş bin lira Masal Hanım. Abinizi üç gün sonra taburcu edicez. Üç gün icinde odemenizi yapmaniz gerekiyor."
"Nereyi imzalamam gerekiyor."
İmzalanmasi gereken yerleri gösterdiğinde hemen imzaladim. Biseyler yapmam gerekiyordu. Zaman kaybedemezdim. Evraklari alip yanimdan uzaklaşan hemsireye bakakaldim. Parayi nerden bulacaktim. Elimizde olan tek sey abimin motoru, benim arabam ve evimizdi. Babam vefat etmeden once evi ve arabayi benim üstüme almisti.
Motoru satamazdim. Abimin yaşam kaynağıydi. Evimide satamazdim. Abim çıkınca eve gitmemiz gerekicekti. Arabaya gitmem gerekiyordu. Sanırım arabam otoparktaydi. Kosar adimla otoparka indim. Arabayi bulmam zamanimi aldi ama buldum. Kapisini acip ön koltuktan abimin telefonunu aldim. Bir sürü cevapsiz çagri vardi. Çağrılara baktiğımda, Ersin, Necla teyze ve Melis'den çagri vardi.
Ersin abi, abimin en yakın arkadaşı, Necla teyze de Ersin abinin annesi oluyordu. Melis ise gereksizin tekiydi. Abimin peşini bir türlu birakmiyordu.
Ersin abiyi aramam gerekiyordu. Merak etmis olmalilar bizi.
"Alo, Ersin abi."
"Nerdesiniz canım siz. Üç gündur meraktan gözümüze uyku girmedi. Annem cok telaslandi."
"İyiz biz Ersin abi. Abimle hastanedeyiz. Gelsen iyi olur."
"Ne hastanesi noldu Kuvanc'a?"
"Gelince anlatirim yanina gitmem gerek." Özel Murat Çağlar Hastanesi'ndeyiz."
Birsey söylemesine izin vermeden telefonu kapattim. Arabadan abimin cüzdanini ve telefonunu alip yukari çıktim. Odaya girip abimi kontrol ettikten sonra koltuğa yerlesip gözlerimi kapattim.
Gözlerimi araladığımda gülmekte zorlanan abime baktim. Ersin abiyle oturmuş birseyler konuşuyorlar. Camdan dışarı baktığımda havanin kararmis olduğunu gördüm. Uyandığımi farketmediler bile.
"Noluyor burda."
İkisi bir gülüp baba uzun sure alayci bakışlar attilar.
"Hiç uyanmasaydin."
Ersin abiye laf yetiştircek halim yoktu.
"Abim ne zaman uyandi?"
"Dört saat önce falan uyandi canim. Uyandircaktim seni ama abin uyandirmami istemedi. Fazla konusamadi once. Seni izleyip durdu."
