Ayça okulun koridorunda hızlı hızlı yürüyordu. Bir eliyle kitaplarını göğsüne bastırmış, diğer eliyle telefonuna bakıyordu.
Yanındaki Defne ise nefes nefese onu takip ediyordu.
- Ayça, biraz yavaşlasana! Daha ilk günden müdür yardımcısının odasına gitmek istemiyorum.
Ayça arkasına bile bakmadan güldü.
- Geç kalırsak zaten gideceğiz.
- Senin şu rahatlığın beni bir gün öldürecek.
Ayça tam cevap verecekken karşı koridordan gelen birine çarptı.
Güm!
Kitapları yere saçıldı.
Ayça birkaç saniye ne olduğunu anlamadan yerdeki kitaplarına baktı. Sonra başını kaldırdı.
Karşısında uzun boylu, yüzünde sinir bozucu bir sırıtış olan bir çocuk duruyordu.
Çocuğun adı Ateşti.
Ateş yere düşen kitaplardan birini aldı. Kitabın kapağına baktı, sonra Ayça'ya uzattı.
- Sanırım bu senin.
Ayça kitabı almak için elini uzattı.
- Evet. Teşekkürler.
Tam kitabı alacakken Ateş elini geri çekti.
Ayça kaşlarını çattı.
- Ne yapıyorsun?
Ateş omuz silkti.
- Bir şey yapmıyorum. Sadece teşekkür etmeni bekliyordum.
- Az önce ettim.
- Daha güzel et.
Defne arkadan sessizce:
- Ayça... Bence hiç uğraşma.
Ayça Ateş'e doğru bir adım attı.
- Kitabımı ver.
Ateş gülümseyerek kitabı tekrar uzattı.
- Buyur, prenses.
Ayça kitabı sertçe aldı.
- Bana bir daha prenses deme.
- Tamam, Ayça.
Ayça bir an durdu.
- Benim adımı nereden biliyorsun?
Ateş cevap vermeden arkasını döndü.
- Öğrenmesi zor değildi.
Ayça onun arkasından baktı.
- Ne kadar sinir bozucu biri...
Defne başını salladı.
- Daha ilk dakikada kavga ettin çocukla.
Ayça kitaplarını toplarken mırıldandı:
- O başlattı.
Koridorun diğer ucunda Ateş, yanında duran arkadaşı Mert'e doğru yürüyordu.
Mert kahkaha attı.
- Oğlum, daha ilk günden kimi sinirlendirdin?
Ateş arkasına dönüp Ayça'ya baktı.
Ayça hâlâ ona öfkeyle bakıyordu.
Ateş hafifçe gülümsedi.
- Yeni eğlencemi buldum galiba.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Siradaki yabancı🩵
RomanceAynı sınıf. Aynı sıra. Birbirlerinden nefret eden iki yabancı. Peki ya nefret sandıkları şey, aslında başlangıçsa?
