1. BÖLÜM- Tanışma

72 13 32
                                        

Akuttan

Kahvaltı masasında otururken düşünceler beynimi tırmalıyordu yeni bir ortama girmek beni her zaman tedirgin etmişti ve şu an daha önce olmadığım kadar tedirgindim.

"Zorluk çekecek miyim?"

"Arkadaş bulabilecek miyim?"

"Nasıl alışacağım?"

Ve daha fazla soru
Yıllardır İstanbul'a gelmiyordum, köyde yaşamaya alışmıştım ve daha kötüsü tanıdığım kimse yoktu en son tanıdıklarım 8 yıl öncesindeydi.

Acaba beni hatırlıyorlar mı ya da karşılaşabilecek miyiz? Aklımda bir sürü soru vardı, günlerdir düşünmekten başımın ağrısı bir an bile kesilmemişti yani 1 haftadır ağrı kesicilerle adeta akraba olmuştum.

Okula aç gitmemek için apar topar hazırladığım tost ve açtığım meyve suyu 20 dakikadır önümde duruyordu. Saatimi kontrol ettim ve geç kalmaktan korktuğum için evden çıkmak üzere koridora doğru ilerledim. Yerde duran çantamı almak için hamle yaptığımda tüm odağım bir anda bacaklarıma dolanan Leydi'ye kaydı.

"Hemen döneceğim bitanem"

Gülümserken yanına oturdum ve kucağıma yerleşmesini izledim.

Leydi İstanbuldaki tek arkadaşımdı onun sayesinde biraz olsun rahatlıyordum, en azından daha az yalnız hissediyordum.

Geç kalmamak için bu anı bozmak zorunda kaldım ve ayağa kalktım. Apartmandan inip kapıyı kapattığımda etrafıma bakıp derin bir iç çektim.

"Her şey güzel olacak Akut."

Tanıdık sokakları geçtikten sonra etrafımdaki binalara, sokaklara ve dükkanlara daha fazla dikkat ederek yürümeye başladım. Kaybolmak istemiyordum.

Yaklaşık 15 dakikadır yürüyordum. Metroya gideceğime okula yürürdüm daha iyi, metro okuldan daha uzak.

Dönerken kaybolmamak için geçtiğim sokakları, etrafımdaki dükkan ve binaların isimlerini aklımda tutmaya çalışıyordum. Zaten kafam oldukça doluydu birde kaybolmamaya çalışıyordum.

"Güneş sokak"
"Sedef Kırtasiye"
"Sütlü Fırın..."

Çok fazla dükkan vardı bi sokağa döndüğümde az önceki sokağı unutuyordum. Sanırım eve dönemeyecektim ve ilk geldiğim gün gibi taksiye 1.340 TL bayılacaktım.

Birkaç kere yanlış sokağa girip geri dönsem de sonunda metroya vardım. 8 yıldır bırak metroya binmeyi uzaktan bile görmediğim için biraz afalladım ama bi zamanlar metrodan inmiyordum o yüzden çabuk alıştım denebilir. 

Bana sıra gelene kadar önümdekilerin ne yaptığını dikkatlice izledim ve sıra bana geldiğinde 8 yıldır metroya binmediğimi hiç çaktırmadan içeri girdim. Rezil olmadığım için mutluydum.

Boş yer bulup oturduğumda çantamdan önceki birkaç gecedir uyumayıp yazdığım ders notlarını çıkardım. Geldiğim okul akademik açıdan pek yüksek bir okul değildi ve hiçbir öğrenci okumak bile istemiyordu, haliyle hocalar da bırak ders anlatmayı sınıfa gelmiyorlardı. İstanbul'a gelme sebebim buydu zaten.

Ortaokulun başında çok sevdiğim ve sevildiğim okulumdan, sadece okulumdan değil tüm arkadaşlarım ve çocukluğumun geçtiği şehirden ayrılmak zorunda kaldım.

Annem ve babamla Ankara'ya taşındık. Güzel ve hayallerime ulaşabileceğim bir okuldaydım fakat çok uzun sürmedi.

Bazı sebeplerden dolayı annemle beraber Manisa'ya taşındım. Daha önce adını bile duymadığım bir şehrin bilmediğim bir köyünde hiç tanımadığım akrabalarımla beraber yaşamaya başladım.

Ortaokulu zar zor bitirdim ve liseye geçtim. Annem hayallerimi biliyordu ama elimizdeki tek imkan bu olduğu için bir şey yapamıyordu. Güç bela bulduğu bir iş ve okutmaya çalıştığı bir çocuğu vardı, zorlanıyordu ve üzülüyordu farkındaydım. Bazı geceler evin bahçesinde sessizce ağladığını duyuyordum ve daha fazla üzülmemesi için hiçbir zaman okulumdan şikayet etmiyordum ama bu okul benim geleceğimi etkiliyordu.

İneceğim durak 40-45 dakikalık uzaklıktaydı ve bu zamanı iyi değerlendirmek için vakit kaybetmeden ders çalışmaya başladım. Geldiğim okul yüzünden derslerimden geri kaldığımı düşünüyordum bu yüzden her bulduğum boşlukta ders çalışıyordum.

------

selamselam ilk defa fic yazıyorum😭
okunacagını sanmıyorum ama nys okuyosanmrb umarım begenırsın baaayykrıı🫰🏻🫰🏻

Bal' || MirKutStories to obsess over. Discover now