Gürültülü kafe masasında atılan kahkahalar, Milan'ın kulaklarında uğuldayarak yankılanıyordu. Birkaç saat önce dost meclisinde öylesine girilen, tamamen saçma bir langırt iddiası... Ve işte masanın ortasında duran, ekranı ışıldayan o telefon.
"Söz sözdür Milan," dedi gruptan biri, bardağından bir yudum alıp pişkin pişkin gülerek. "Yenilen her zaman cezasını çeker. Hadi, aç hesabı."
Milan derin bir nefes alıp arkasına yaslandı. "Oğlum saçmalamayın," dedi nefesini dışarı üfleyerek. "Çocuğu tanımıyorum bile. Durup dururken tanımadığım birine niye saçma sapan bir mesaj atayım?"
"İddiaya girmeden önce düşünecektin onu," diye atıldı bir diğeri, telefonu Milan'ın önüne doğru ittirerek. "Ayrıca öyle abartı bir şey yaz demedik. Git profilini açtığımız şu çocuğa yaz. Bakalım cevap verecek mi, nasıl biriymiş."
Milan, parmaklarının arasında çevirdiği araba anahtarını masaya bıraktı. İçinden bir ses kalkıp gitmesini söylüyordu ama masadaki herkesin gözü üzerindeydi. Bir anlık ego, arkadaş baskısı ve kaybedilmiş bir iddianın yarattığı o çocukça hırs birleşti.
"Tamam," dedi Milan, teslim olmuş bir havayla telefonu eline alırken. "Ama sadece tek bir mesaj atarım. Cevap gelmezse konu kapanır, anlaşıldı mı?"
Masadakiler zafer kazanmış gibi birbirlerine bakıp kıkırdarken Milan mesajlaşma uygulamasını açtı. Arkadaşının arama çubuğuna yazdığı kullanıcı adıyla karşılaştı: Miraç.
Profil fotoğrafına tıkladı. Fotoğrafta bir sahafın tozlu rafları arasında, elinde eski bir kitapla hafifçe gülümseyen, duru ve sakin yüzlü bir çocuk duruyordu. Bakışlarında, şu an oturdukları bu gürültülü masadan fersah fersah uzak bir huzur vardı. Milan bir anlığına duraksadı. Parmağı ekranın üzerinde asılı kaldı. İçinde garip, hafif bir mahcubiyet kıpırdadı; bu sakince duran çocuğun profilini bir iddianın malzemesi yapmak fikri, ilk kez tam o anda canını sıktı.
"Ne bekliyorsun oğlum? Yazsana," diye fısıldadı yanındaki.
Milan gözlerini devirdi, klavyeyi açtı. İçindeki o sebepsiz isteksizliği bastırmaya çalışarak, sanki çok normal bir şey yapıyormuş gibi rahat görünmeye çalıştı. Parmağını harflerin üzerinde gezdirdi. Zekice ama bir o kadar da öylesine yazılmış gibi duracak bir cümle aradı zihninde.
Sonunda birkaç kelime yazdı. Ekrandaki imleç, cümlenin sonunda bir kalp atışı gibi yanıp sönüyordu.
Gönder butonunun üzerinde duran başparmağı hafifçe titredi. Masadaki herkes nefesini tutmuş ona bakıyordu. Milan, belki de hayatının akışını tamamen değiştirecek olan o ilk adımı atmak üzereydi.
milan
seni seviyorum!
miraç
pardon?
milan
lütfen benimle cik<3
miraç
ne saçmalıyorsun ya
yazma bana
milan
hayir bekle:(
__________________________________
selam arkadaşlar (0 kişi)
bugun mimi fic yazmaya karar verdim
cok yazma bir geçmişim yok cokta sey etmeyin yani
oy atmayi unutma
mimi cok iyi
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mimi - Sadece 1 Mesaj
RomanceMilan, şakasına yazdığı çocuğa ilgi duyacağını hiç düşünmemişti.
