1. Bölüm

48 4 0
                                        

ÖNEMLİ DUYURU!
BU KİTAPTA AKLINIZA GELEBİLECEK HER ŞEY MEVCUTUR.
RAHATSIZ OLACAKLAR OKUMASIN.
BU NORMAL BİR KİTAP DEĞİL:)
****
Üzerimde beyaz bir yağmurluk vardı. Yağmur çok şiddetli bir şekilde yağıyordu.
Telefonumu çıkarıp bankta tek başına oturan saplantılı derecede aşık olduğum adamı çektim.
Kafasını kaldırıp gökyüzüne baktı.

Bugün doğum günüydü.

Bu sefer uzaktan izlemeye niyetim yoktu. Çok yalnız duruyordu.
Ona doğru gittim. Her adımımda kalbim deli gibi çarptı. Onu tanıyordum. Onunla ilgili her şeyi ezberlemiştim.

Taylan Koral
24 yaşında.

Tam arkasında durdum. Kimse yoktu sadece ben ve o vardık.
Kokusu burnuma geldi.
Sen benim canımsın.
Seni üzeni ben üzerim.

Saatlerce bu yağmurun altında durup ona bakabilirdim.

Omzuna dokundum. Hafif irkildi.
Beni beklemiyordu ve sanırım onu korkutmuştum. Gri gözleri beni buldu.
Aklımdan bir sürü cümle geçti.
İyi ki doğdun.

"Bu bank bana ait" dedim.
Sesim normal bir tonda çıkmıştı. Şaşkın bir şekilde bana baktı.
Bana karşı tavrını merak ettim. Ayağa kalktı. Eliyle oturduğu bankı işaret etti.

"Buyurun," dedi ve gitti.
Ben onu durdurmadım. İsteseydim konuşmayı uzatabilirdim ama böyle olması gerekiyordu.

Onun oturduğu yere oturdum ve hafif bir şekilde gülümsedim. Onunla ilk defa iletişim kurmuştum. İlk defa ona dokundum.

Onunla kısacık bir sahnemiz olmuştu ama ben defalarca kez aynı şeyi düşünüp durdum.
Bana buyurun demişti.

Seni çok seviyorum ve sana çok değer veriyorum.

Bende onun gibi gökyüzüne baktım.
Gri gözlerini çizmiştim.
Kirpiklerini sayacak kadar kafayı onunla bozmuştum.

Keşke biraz daha benimle kalsaydı.
Sohbet etseydi.

Telefonumu çıkarıp çektiğim fotoğraflarına baktım. Siyah saçları alnına yapışmıştı.
Bu bank artık benim için çok önemliydi. Biraz daha oturduktan sonra evime gittim.

Eve geldiğim zaman banyoya geçip duş aldım. Sabah erken uyanmam gerekiyordu. Taylan spor yapıyordu ve her sabah ilk işi koşmak oluyordu.
Benimde ona katılmam gerekiyordu.

Saçlarımı kurutup yatağıma geçtim. Hava soğuktu ve ben çok üşüyordum. Bugünün en güzel tarafı onun beni görmesiydi.

Taylanla konuştuk.
Bana baktı.

Bu anları düşünüp tekrardan gülümsedim.

Sabah uyandığım zaman ilk gözüme çarpan şey yaptığım tabloydu.
Ben onu çok çiziyordum.
Odamın her yerinde o vardı.

Kestane renginde olan saçlarım omuzlarıma kadar geliyordu. Saçlarımı güzelce taradım. Bordo renginde olan takım bir elbise giydim. Zarif halka şeklinde olan küpelerimi taktım.
Yeşil gözlerimi ortaya çıkaracak bir maskara sürdüm.

Rujum bordo rengindeydi.
Oje rengini siyah seçmiştim.

Kahvaltımı dışarda etmiştim. Takıntılı olduğum adamın koştuğu yere gittim.
Onu gördüm.
Kulaklığını takmıştı ve koşuyordu.
Üzerinde lacivert renginde bir forma vardı.

Onu izledim. Hızlı koşuyordu ve bir anda durdu.
O durmazdı ki.
Turunu bitirmeden durmazdı.
Arkasına döndü ve bana baktı.

Her şey bir anda olmuştu!
Sanırım yakalanmıştık.

Bana doğru geldi tam karşımda durdu.
"Siz beni mi takip ediyorsunuz?" Diye sordu.
Günaydın.
Seni iki yıldır takip ediyorum.

"Hayır" dedim.
O bir şey demeden yürümeye devam ettim.
Peşimden geldi. Telefonda konuşuyormuş gibi yaptım. Bluetooth kulaklığım Allahtan kulağımdaydı.

"Gül, benim seçtiğim boyaları atolyeme gönderir misin? Herhangi bir bahane kabul etmiyorum" dedim.

Telefonu kapatmış gibi yaptım.
"Anlayışın için teşekkür ederim. İyi günler kolay gelsin" deyip konuşmayı sonlandırdım.

Arkama bakmadım ama peşimden geldiğini biliyordum.

"Ben sizden çok özür dilerim." Dedi o mükemmel sesiyle.
Taylan Koral iki yıl boyunca seni takip ettim. Her anına şahit oldum. Ben istediğim için beni fark ettin.

Artık bir gölge gibi etrafında olmak istemedim. Sana görünmek istedim yoksa bu şehirde insan kalmayacaktı.

Hafif bir şekilde gülümsedim.
Fazla iyi bir oyuncuydum.
"Özrünüzü kabul etmem için bana bir kahve ısmarlayın."
Rica etmiyordum emir veriyordum.

"Kuru kuru özür dilemelere karşıyım" diye devam ettim. Bu onu gülümsetmişti.

"Dün akşam karşılaştık ve bugünde sizi görünce aklıma saçma sapan şeyler geldi. Size karşı mahcup oldum"

Canım sen böyle olursan ben naparım?
Çok iyisin.

"Sizi tanımıyorum. O bank gerçekten bana ait. Belediyeden satın almıştım."
Bana tuhaf bir bakış attı.
Gülümsedim.

"Ben bir ressamım ve o bank'ı boyayacağım. Bunun için belediyeden izin aldım. Ortaya çok para döktüm. Para verdiğim şeye çok iyi bakarım. Dikkat ederim. Bugünde biraz yürüyüş yapmak istedim. Bu arada Kimsiniz?"
"Ben Taylan Koral,"
Biliyorum.
Seninle ilgili her şeyi biliyorum ama sen benimle ilgili sadece ismimi bileceksin.
"Tanıştığımıza memnun oldum" dedim.
"Peki siz kimsiniz?"
Ben sana takıntılı olan kadınım.

 "Peki siz kimsiniz?" Ben sana takıntılı olan kadınım

Ups! Gambar ini tidak mengikuti Pedoman Konten kami. Untuk melanjutkan publikasi, hapuslah gambar ini atau unggah gambar lain.









Kamu telah mencapai bab terakhir yang dipublikasikan.

⏰ Terakhir diperbarui: Sep 22 ⏰

Tambahkan cerita ini ke Perpustakaan untuk mendapatkan notifikasi saat ada bab baru!

Kafasteki İplikCerita yang bikin terobses. Temukan sekarang