Otobüs Durağı...
Elimdeki kitapları daha sıkı tutmaya çalışırken burnumu çektim. Yağmur hafif çiseliyor ve geceye karışıyordu. Annemi dinlememiştim yine.
Bak Efra o saatte çıkma, aranıyor derler.
Bak Efra gece sokakta olma, yollu derler.
Ben ise geceye yaklaşan bir saatte otobüs durağına yürüyordum. Yanımdan geçen araba hafif su sıçratırken burnumu bir kez daha çektim. Hasta olacaktım yine.
Durağa tam 3 adım kalmıştı ki, dalgınlıktan fark etmediğim bir motor yüzünden düştüm.
Bak Efra, o mini eteği giyme pişman olursun.
Belki de annemi dinlemeliydim sahiden giymemeliydim o eteği. Dizlerim kanarken kitapları topladım ve durağa geçtim. O an fark ettim o adamı, işaret ve baş parmağı arasında tutuyordu sigarasını ve öyle içiyordu.
Ayaktaydı, sadece kapalı bir alan istemişti sanırsam. Bense yürüyüp oturdum kitapları tutarken, ıslanmışlardı. Eve gidince peteğe koymam gerekecekti.
Burnumu elimin tersiyle silerken bir tutam siyah saçı kulağımın arkasına taktım. Son otobüsü de kaçırmamış olmayı diledim yoksa bu saatte eve yürümek zorunda kalacaktım.
Mini etekten açık kalan bacaklarım üşüyordu, annemi bir kez daha dinlemediğim için pişman olmuştum. Üzerimde ince bir bluz ve deri ceket vardı.
Bak Efra yağmur yağacak o montu giy ve öyle çık.
Yine dinlememiştim.
İğrenç duman kokusuna daha fazla dayanamazken dönüp yandaki adama baktım. Rahatça içiyordu hala, ne zaman bitecekti bu sigara?
"Affedersiniz ama koku rahatsız ediyor." Dedim rahatsızlığımı belli ederek.
Cevap vermedi ve bir duman da çekti, iç çekerek önüme döndüğümde, yağmur yüzünden boğuk bir şekilde duydum. "Önce kanayan dizlerine bak."
Dizlerime baktığımda ikisinin de yarılmış olduğunu gördüm. Kanlar aşağı süzülüyordu, ve ben acıyı o kadar hissetmiştim ki bu acı ufak geldiği için umursamamıştım.
Burnumu bir kez daha çekerken ellerimle kanı silmeye çalıştım ama beceremedim. İçli içli ağlamak istedim o an ama yanımda bir adam vardı yapamazdım.
Sigarayı yere atıp botuyla ezdi adam, onu izlemeye devam ettim. Cebinden paketi çıkardığını fark edince kaşlarım çatıldı. "Bütün dünyayı mı dumanın esaretine alacaksınız? Yakmasanız olmuyor mu?" dedim sinirle. Takmadı beni yine, "Birazdan iyi şeyler olmayacak." Dedi yakarken ardından birden bana baktı ve ela gözlerle göz göze geldim.
"Buradan git küçük." Ağzım açılırken şaşkınlıkla "Küçük mü?" dedim. Evet tek takıldığım nokta buydu.
Sokakta birden ağır bir motor sesi geldi, bakışlarım o yöne dönerken durağa yaklaşan 6 motor gördüm. Yavaşça ayağa kalkarken kitaplarımı daha sıkı tuttum. Birden sigarayı yere atıp koluma yapıştı. "Ne yapıyorsun?" dememe kalmadan çekiştirerek beni çarpmak üzere olduğum motosiklete götürdü.
"Çabuk bin! 6 kişi geldiler." Dediğinde şaşkınlıkla baktım. "Ben ne alaka?" dememe kalmadan beni kucaklayıp bindirdi ve önüme binip çalıştırdı. Birden köklediğinde kalbim çok sert attı ve ona yapıştım.
Kitaplarım yere düşerken çığlık çığlığa bağırmak istedim. "Kitaplarım!" Diye bağırdığımda daha da hızlandı. "Yenisini alırız! Seni yanımda gördüler, seni hedef alırlar!" diye bağırarak cevap verdi.
Bak Efra bir olaya bulaşma, belayı çekensin sen.
Annem haklıydı ben belayı çekendim.
Kurşun sesleri duyduğumda gözlerim büyüdü. Ben neyin içine düşmüştüm?
Dakikalar sonra kurşun sesleri azaldı git gide duyulmaz hale geldi ve o motosikleti bir ara sokakta aniden durdurdu. O inerken ben zangır zangır titriyordum.
Önceki gün ölmeyi dilerken şimdi ölümle burun buruna gelmiştim.
"Gittiler uyarı için geldiler." Dedi sadece ve cebinden çıkardığı paketle şok geçirdim. Sigara mı içecekti bu haldeyken?
Zor da olsa inmeyi başardığım da yumruğumu omzuna geçirdim. "Ne diye beni de katıyorsun? Aptal!" sırt çantam benimle birlikte hareket ederken hızlıca ona arkamı döndüm ve yürümeye başladım.
"Bu saatte tek başına nereye?" diye bağırdı arkamdan ama umursamadım ve telefonumu çıkarıp koşarak oradan uzaklaştım.
Bak Efra kimseye güvenme, özellikle yabancılara.
Yeni kitap! Size dediklerimin aksine bambaşka bir seri ile karşınızdayım. Emin olun çok güzel anılar bizi bekliyor.
YOU ARE READING
EFRA
RomanceBak Efra demişti annem, belayı çekensin sen. Bak Efra diye devam etmişti, kimseye güvenme gün sonunda yalnız kalacaksın. Annem haklıydı daha sadece 11 yaşındayken babam beni yalnız bırakmıştı. Annem haklıydı ben belayı çekendim, 11 yaşında da 22 yaş...
