Zeynep, okulun yeni edebiyat öğretmeni olarak ilk gününün heyecanını taşırken, kadro eksikliği nedeniyle Sueda'yla birlikte o sınıfa girmek zorunda kalmıştı. İkisi kapıdan içeri adım attıkları anda, sınıfın içindeki tüm gürültü kesildi ve öğrenciler saygıyla ayağa kalktı.
Zeynep ve Sueda eş zamanlı olarak gülümseyip "Merhaba" dediler. Öğrenciler de aynı kibarlıkla karşılık verip, Zeynep'in "Oturun" komutuyla birlikte yerlerine sessizce oturdular. Zeynep, Sueda'yla birlikte masaya geçip ders işlenecek kitap ve müfredat üzerine kısa bir göz gezdirmeye başladı.
O sırada arka sıralardan bir fısıltı yayıldı. Hilal, hemen yanında oturan Liyda'nın kulağına doğru eğilip gözlerini yeni hocadan ayırmadan fısıldadı:
"Şu mavili hoca taş amk... Çok güzel."
Liyda, Hilal'in bu ani çıkışına hafifçe sırıparak karşılık verdi:
"Güzel ama nasıl biri bilmiyoruz... Sus da bakalım."
Zeynep kısa bir göz gezdirmenin ardından tahtaya doğru yürüdü. Yüzünde ne bir sertlik ne de yapmacık bir otorite vardı; gayet yumuşak, tatlı ve sakin bir ses tonuyla sınıfa döndü:
"Herkes kendini tanıtabilir mi acaba? Sizi daha yakından tanımak istiyorum."
Sınıftakiler teker teker söz alıp adlarını ve hedeflerini söyleyerek kendilerini tanıtmaya başladılar. Zeynep'in bakışları en arkada, kollarını kavuşturmuş bir şekilde camdan dışarı bakan iki kıza kaydı. Yumuşak ve sevecen bir sesle, "Siz de tanıtabilirsiniz kendinizi, arkadaki iki kız," dedi.
Tüm sınıfın dikkati aniden en arka sıraya, Hilal ve Liyda'ya döndü. Herkes onların ne tepki vereceğini merakla bekliyordu.
Hilal, yavaşça ve hiç acele etmeden oturduğu yerden kalktı. Üzerindeki o asi havayı bozmadan, ellerini cebine soktu ve gözlerini Zeynep'in gözlerine dikerek alaycı ama tok bir sesle konuştu:
"Hilal. Bu okulun kurallarını pek takmam, derslerle de pek aram yoktur hocam."
Hilal oturduktan hemen sonra, yanındaki Liyda da ayağa kalktı. O da Hilal'in o umursamaz tarzını bozmadan lafa girdi:
"Ben de Liyda. Hilal neredeyse ben de oradayım, derslerle pek anlaşamayız yani."
Zeynep, onların bu meydan okuyan tarzına hiç bozulmadı, aksine sıcacık bir gülümsemeyle başını salladı ve "Oturun bakalım," dedi. Ardından tüm sınıfa dönerek, "Ben de Zeynep, memnun oldum. Umarım bu dönemi birlikte çok iyi anlaşarak, keyifli geçiririz," diye ekledi.
Zil çalmak üzereyken Zeynep yanındaki Sueda'ya döndü:
"Hadi Sueda, kalk gidelim öğretmenler odasına."
Sueda başını sallayıp yerinden kalktı: "Tamam, gidelim."
Zeynep sınıftan çıkmadan önce arkasına dönüp tatlı bir sesle el salladı: "Görüşürüz çocuklar."
İkisi koridora çıkıp gözden kaybolurken, sınıfın içinde anında bir uğultu kopmuştu bile.
Nabersizzz yeni fic ümarim beyenirsiniz
YOU ARE READING
Zorba Ve Öğretmen
FanfictionZorba çocuk oğretmenle inat inada kavga yapiyolar ama sonra sakin bir hayat yaşiyolar
