Masada sohbet akıyordu; Alperen yanındaki Ayberk'i zorbalıyor ikisi beraber gülerlerken Milan telefondan birileri ile yazışıyor, Arda ile Can ise sohbet ediyorlardı.
Arda'nın gözüne sokağa giren bir çocuk çarptı, üstüne yapışan siyah tişört ve altındaki asker kamuflaj pantolonuyla onlara doğru yaklaşıyordu. "...bilmiyorum yani ne yaparız," Can da Arda'nın baktığı yöne döndü; "sen beni dinliyor musun?" Arda hafif başını sallayıp gözlerini ona çevirdi. "Tabi kulağım sende," diyerek çocuğu aradı gözleri.
Kumral çocuk çaprazlarındaki barın bir masasına yaklaşıp birkaç çocukla selamlaştıktan sonra oturdu, onlarla sohbete daldı. "Kanka sarmadıysa onlarla otur," dedi Alperen Arda'ya.
Arda hemen başını çevirip masaya döndü, "tatlı çocukmuş."
Gece ilerledikçe Kadıköy barların masaları boşalıyordu, sesler azaldıkça rock müziğin sesi artıyor, sarhoş insanlar bağıra çağıra eşlik ederek gidiyorlardı.
"Sizin bölüme bu sene kaç yatay geçiş olmuş?" Dedi Ayberk, Arda telefonundan bakıp "üç kişi olmuş sadece ya bu sene az." dedi hafif ağzı sarkarak. Gözlerini tekrar çocuğa çevirip onu izlemeye başladı.
Mavi Gri - Aklımı Kaçırdım şarkısının nakaratı geldiği sırada kumral çocukla göz göze geldiler, Arda yarılanmış fıçı birasını çocuğa bakarak gülümseyip kaldırdı; kumral çocuk da gülümseyerek başını çevirdi. Arda çocuktan oldukça etkilenmişti.
Bu anı görmüş olan Alperen yüksek sesle "sen az önce o çocuğu yatağa mı davet ettin?" Dediğinde masada bir kahkaha koptu. Arda da gözlerini devirdi ancak gülüyordu.
İçkileri bittiğinde kalkarlarken Arda hala kumral çocuktan ayırmıyordu gözlerini. "Kanka bence çocuk buralı değil, turist." dedi Milan ona yanaşarak. "Ben de ilk defa görüyorum takılsa az çok yüzünü hatırlarız," dedi sıkılmış gibi Arda. Herkes konuşmak için fazla yorgun olduğundan sessizce değişen müziklerin eşliğinde sokaktan çıkıp dağıldılar.
-----
Sabah telefonun yüksek alarm sesiyle yüzünü buruşturarak gözlerini açtı, yeni dönemin ilk günüydü. Dün içtikleri alkolden başı ağrıyordu, kalkıp masasının üzerinden sigarasını alıp cama yaslanarak yaktı. sabahın sessiz gürültüsüyle sigarayı içine çekerken elinde çamaşır sepetiyle annesi odaya girdi, "Arda şu sigarayı çık balkonda iç demedim mi sana ya!" diye söylenerek Arda'nın döner sandalyesindeki giyilmiş kıyafetleri toplamaya başladı, Arda sessizce sigarasını söndürüp çıplak üstüne siyah bir tişört geçirip odadan çıktı. Arkasında annesi bir yandan söylenip bir yandan odadaki dağınıklığı topluyordu.
Arda balkondaki koltuğa otururken elinde instagram açık, dün çocuğun gittiği barın profilinde çocukla alakalı bir şeyler arıyordu. Hiçbir şey de yoktu, sanki her gün story atan bar ona inat dün hiçbir şey atmamıştı. Sinirle yaktığı ikinci sigarayı da söndürüp odasına girdi, üzerini hızla değişip eline tabletini alıp evden çıktı.
-----
Okulun en popüler kafesine girdiğinde gözleri arkadaşlarını değil o çocuğu arıyordu, belki birinci sınıftı? Hiçbir fikri yoktu. Alperen'in havadaki kolunu görünce onlara yaklaşıp gülümseyerek yanlarına oturdu. "Çıkışta müzik kulübünün toplantısı var bir yere kaybolmayın," dedi Ayberk kahvesini yudumlarken; "yönetim kuruluyuz oğlum geliyoruz zaten,"
Müzik kulübüne katılmak isteyenler için bir toplantı olacaktı, tabii bir de onların grubu için solist arıyorlardı. Arda gitarist, Alperen baterist, Can bass gitarist, Ayberk vokalistti ancak olacağı ameliyat için çıkmak zorundaydı. "Boğazındaki nodüllere sokayım senin," dedi Alperen gülerek. "Oğlum napayım amına koyayım ben mi dedim tiroitlerime!"
------
Dersler bitmişti, Arda tüm gün fakültede çocuğu aramıştı; sanki bir kez görse rahatlayacak gibiydi. İİBF'den çıkıp sanat ve tasarım fakültesinin alt katındaki konferanstan içeriye girdi, bir sürü öğrenci ona ve çoktan orada olan arkadaşlarına bakıyordu.
"Arkadaşlar, hepiniz hoş geldiniz." Birkaç kişinin gözlerine baktı, "on dakika sonra başlayacağız, dersim yeni bitti de." Öğrenciler ona güldü, gülümseyerek salondan çıktı; bodrum çıkışındaki bahçeye çıkıp bir sigara yaktı, birkaç öğrenci yanına gelip soru soruyorlardı.
"Okulun festivalini siz mi düzenliyorsunuz?"
"Evet,"
"Yarışma gibi programlar yapacak mısınız?"
"Talep olursa niye olmasın,"
"Müzik grubu var mı?"
"Var, başvuruları açacağız;"
.
.
.
Sigarasını söndürdükten sonra yanındaki öğrencilerle beraber salona geçip sessizliği sağladı.
"Hoşgeldiniz arkadaşlar, kulübümüz okulun en kalabalık kulübü. Bu sene geçen senelerden farklı olarak kendi müzik grubumuz için bir solist arıyoruz," yansıttığı slaytı değiştirip arkada bir telefon numarası açtı. "Bu numaradan başvurmak istediğinizi yazarsanız size bilgi vereceğiz, grup festivallerde ve bazı mekanlarda çalıyor size çizelgeyi atacağız." Sonra bilgisayardan birkaç şarkı açtı.
Akşam eve geldiğinde telefonunda birkaç bildirim vardı, sırayla bildirimlere bakarken bir kişi gözüne çarptı; Efe Şan.
+90544...
Merhaba ben Efe Şan, vokalistlik
için bilgi almak istiyorum
Bu numarayı Efe olarak kaydettiniz.
***
merhabalarrr fıcın okunmasını beklemıodum ama madem ılk bolumu okudunuz devam etmeniz icin bir isaret gelecekten geliyorum olaylar cok karısıyo
neysemse pilot bolumler ya cok uzun ya da cok kısa olacak cunku efe ve ardanın gecmısınden vs bahsedıyorum o bolumlerde. Tek taraflı yanı.
okurken yorum yaparsanız super olur en sevdıgım sey yorum okumak
KAMU SEDANG MEMBACA
Yalancı | ArEf
Fiksi PenggemarArda, barda otururken yanından geçen yakışıklının ona yaşatacağı şeylerden habersizdir. -GERÇEKLİKLE ALAKASI YOKTUR, TAMAMEN KURGUDUR.-
