"Hadi oğlum, tanış artık arkadaşınla." Çekinse de annesinin ondan istediği şeyi yapmak için elini karşısında duran sarışın çocuğa uzattı. Çocuk arkasında duran annesine bakıp tekrar kendisine bakmıştı. "Ne alaka?" Sorduğu soruyla ikilinin anneleri gülmeye başladı. "Çizgi filmlerde öyle tanışıyorlar." Sarışın çocuk daha fazla sorgulamadan kıvırcık saçlı çocuğun uzattığı elini tuttu. "Benim adım Barış ve 10 yaşındayım."
Sarışın çocuk diğer eliyle ağzını tutarak güldü. "Sanki okuldaymışız gibi konuşma. Neyse ya, Ben de Milan o zaman. 8 yaşındayım." Emin değildi. Sormaya karar verdi. "Anne, ben kaç yaşındaydım?" Annesi kaşlarını çattı oğlunun sorduğu soruya karşı. "8 yaşındasın işte oğlum." Sarışın çocuk çıkardığı garip sesle anladığını belli ederek karşısındaki çocuğa döndü. Şaşkın yüzünü görünce anlam veremedi. "N'oldu?" Yine annesine bakmıştı.
"Oha benden nasıl küçüksün ki sen. Boyun uzun." Kendini tutamayarak şaşkınlığını belli etmişti. Sarışın çocuk çoktan havalara girmeye başlamıştı bile. "Et yiyorum da ondan."
Bir süre sessizlik oluştu. Kıvırcık çocuk hâlâ diğerinin elini tuttuğunu görünce elini çekmeden son kez konuşmak istedi.
"Arkadaş mıyız?"
"Arkadaşız!"
Günümüz
Telefonuyla ilgilenen arkadaşına baktı Milan.
"Kanka şu proje için yardım etmeyecek misin ya?"
Barış ondan bir sınıf büyüktü ve öğretmenleri aynıydı. Geçmişte arkadaşının aldığı iyi notlardan haberi olduğu için bundan yararlanmak istiyordu. Öğretmenin tarzı değişmemişti.
Aralarında iki yaş olsa da bir sınıf erken başlamıştı Milan okula. Boyu sayesinde olduğundan bile büyük görünüyordu. Aileleri küsmeden önce oğullarının arkadaş olup, aynı sınıfta olmaları için annesi Milan'ı daha erken başlatmayı denese de olmamıştı. Yine de ikilinin arası çok iyiydi. Yaş farkı asla belli olmuyordu. Barışın yaptığı şakalar dışında hiçbir sorun yoktu.
"Yalvar bakayım abine." Milan kucağındaki yastığı Barış'a fırlattı. Üzerine atılan yastıkla ayaklandı Barış. "Ne yapıyorsun lan?" Milan da aynı şekilde ayağa kalkınca boy farkları kendini belli etmişti. Kalktığı gibi tekrar oturdu Barış. "Şaka yaptım. Sen de hemen alınıyorsun."
Gülüp onun yanına geçti Milan. Bu konuda ciddi olduğunu anlamasını istiyordu. "Valla aklıma fikir gelmiyor." Tekrar telefona bakacakken Milan'ın konuşmasıyla bunun sonunun gelmeyeceğini anladı Barış. Oflayarak telefonu kapattı. Bıkkın bir şekilde arkadaşına döndü. Milan ise zafer kazanmış gibi triplere girmişti. Fikri değişmesin diye uzatmadan durdu. "Yardım ediyorsun yani?" Başını salladı Barış. "Başka seçenek mi bıraktın sanki. Sen benim odaya git, geliyorum şimdi." Daha lafı bitmeden Milan koştura koştura gitmişti. Arkasından gülüp telefonunu açtı. Son kez bakıp elveda edecekti. Grup mesajlarına cevap verdi. Telefonu kapatacakken düşen bildirim dikkatini çekmişti. Mesaja tıkladı.
Elif
Aşkım kızma ama ben çok kotu bir sey ogrendim
Yazan kişi sevgilisiydi. Kalbine giren ağrıyla yüzünü ekşitti, gerilmişti. Bir an sormak istemedi.
Barış
Korkutma adamı
O kadar mı kotu
Elif
O kadar kötü
Of
ne yapacağımı bilmiyorum
Duyarsan çok üzüleceksin ama söylemezsem hiç doğru olmaz
Barış
Mecbur öğrenicez
En fazla ne olabilir ki
Elif
Peki
Söylüyorum oyleyse
Askım
Milan benden hoşlanıyormus
(Görüldü)
Barış
(Görüldü)
💜
Herkes yazıyor ben neden yazmayayım dedim gercekci olsun diye gercek yas farklarıyla yazdım sanki diğerleri mantıklıymıs gibi
Yasları 21 23mus wow yani
YOU ARE READING
arkadaş mıyız? | milbar
Fanfictionkendilerini sürekli farklı bir ilişki içinde bulan milan ve barış
