~ Lysara tarafından
Masamın üzerine bir zarf bırakıldığında içime bir sıkıntı çöktü. Aylardır ne çıkacağını bekliyorduk. Herkes bir şeyler konuşuyordu ama benim tek istediğim İzmir'den çok uzaklaşmamaktı. Zarfı açtım. Mardin İl Emniyet Müdürlüğü. Gözlerim o satırda donakaldı. Şaka gibiydi.
Murat yanıma geldi.
— Neresi?
Kağıdı ona uzattım. Yüzü düştü.
— Mardin...
O an odadaki bütün sesler kayboldu. İzmir'in gürültüsü, martı sesleri... Hepsi bir anda uzaklaştı. Kafamın içinde tek bir kelime dönüp duruyordu. Mardin.
Ben hayatım boyunca buradaydım. Deniz kokusuyla büyümüştüm. Aileme yarım saatte ulaşmaya alışmıştım. Şimdi ise binlerce kilometre uzağa, tek başıma gidiyordum.
Tam cevap verecekken telefonum çaldı. Babam arıyordu.
— Sonuç açıklandı mı? dedi.
— Açıklandı.
— Neresi çıktı?
— Mardin.
Bir sessizlik oldu.
— Üzüldün, biliyorum, dedi.
— Üzülmem mi lazım?
— Bak oğlum, bazen istemediğin yollar seni en önemli yere götürür.
İçimden klasik baba cümlesi, diye geçirdim. Ama o devam etti.
— Mardin'de bir arkadaşım var. Büyük bir inşaat şirketi yönetiyor. Ev işini halleder.
— Yok baba, ben hallederim.
— Biliyorum, halledersin.
Kısa bir süre sustu.
— Ama her şeyi tek başına yapmak zorunda değilsin, dedi.
Telefon kapandıktan sonra uzun süre öylece kaldım. Pencereden dışarıya baktım. Deniz güneş yansımasıyla parlıyordu. Belki de uzun süre bu manzarayı göremeyecektim. Valizimi açıp kapattım. Ne koyacağımı bile bilmiyordum. Birkaç kıyafetten fazlasını taşıyordum aslında. Bir hayatı sırtlıyordum. Ve nereye gittiğimi bilmiyordum.
Valizin başında dikilirken aklıma babamın söylediği şey geldi. O adamla görüş.
İçimde tuhaf bir huzursuzluk vardı. Bir inşaat patronu Mardin'de bana ev ayarlayacakmış. Kafamda deli sorular vardı. Beni nasıl karşılayacaklar? Oradaki insanlar bana yabancı gibi mi bakacak? Ben burada hiç olmayacak biri miyim? Kendimi saklamam mı gerekecek?
Sonra aynada kendime baktım. Gözlerimde bir öfke ama aynı zamanda da korku vardı.
— İzmir çocuğusun sen, dedim kendime.
Ama içimde başka bir ses fısıldadı: Belki de artık kim olduğunu yeniden öğrenmenin zamanı gelmiştir.
Ve işte en çok bundan korktum. Çünkü kim olduğumu ben de tam olarak bilmiyordum.
Akşam olduğunda çocuklarla buluştuk. Mahalledeki o küçük çay bahçesinde, yıllardır oturduğumuz masanın etrafında toplandık. Çaylarımızı söyledik. Herkesin yüzünde farklı bir ifade vardı. Murat her zaman olduğu gibi şakalaşmaya çalıştı.
— Oğlum, orada belki mafya babası olursun, bize iş ayarlarsın.
Zorla güldüm. İçimden hiç gelmiyordu.
VOCÊ ESTÁ LENDO
HİÇ KİMSE
Romance"Yaman'ın Mardin'e gitmesi bir ceza değildi; asıl ceza, orada kimin onu beklediğini öğrendiğinde başlayacaktı." Hikaye iki yazar tarafından yazılmaktadır. Her bölüm başlangıcı yazarların ismi belirtilmiştir<3
