Naz, Alina ve Güneş spor salonunun önüne geldiklerinde arabadan indiler. Alina çantasını omzuna takarken Güneş ve Naz'a dönüp gülümsedi.
"Bizimkilerin iki gün sonra final maçı varmış, gidecek misiniz?" diye sordu.
Naz hafifçe güldü. "Sence? Uzay'ın şansı olduğum için gideceğim."
Alina kaşlarını kaldırıp şaşkın bir ifadeyle Naz'a baktı. "Aa, sen misin şansı? Bak bunu hiç bilmiyordum."
Naz gülerek başını olumsuz anlamda sağa sola salladı. "Dalga geçiyorum Alina. Sevgilisi olduğum için orada olmak zorundayım."
Güneş yüzüne düşen kumral saçlarını eliyle arkasına doğru itti. "Ben de maalesef orada olmak zorundayım."
Biraz sonra yanlarına birkaç kız arkadaşları daha gelince grup yavaşça spor salonuna girdi. Diğer kızlar dağılınca yanlarında içeri giren bir kız dikkatlerini çekti.
Güneş kıza bakarak "Sen kimsin?" diye sordu. Kız gülümseyerek elini uzattı. "Ben Melek."
Naz, Alina ve Güneş bir anlığına birbirlerine bakıp sessiz kaldılar. Melek elini geri çekip rahat bir tavırla etrafı süzdü.
"Ben de tanıştığıma memnun oldum. Fitness'a yazılmaya gelmiştim."
Naz kollarını bağlayıp memnuniyetsiz bir ses tonuyla konuştu. "Yalnız halktan kişilerin buraya girmesi yasak."
Melek aldırış etmeden gülümsemeye devam etti. "Ben de yazılmak için geldim. Nereye müracaat ediyoruz acaba?"
Alina gülmemek için dudaklarını ısırırken Güneş parmağı ile üst katı işaret etti. "Yukarıdan müracaat ediliyor canım."
Melek başını sallayıp teşekkür etti ve merdivenlere doğru yöneldi. Kızlar da kendi aralarında gülüşerek spor salonunun içine doğru yürüdüler.
Naz koşu bandından inerken ellerini saçına attı. "Benden bu kadar. Üstümü değiştirip kafede beklerim sizi."
Alara saçlarını geriye atıp hafifçe güldü. "Ben de geleyim Naz. Birlikte geçelim."
Alina koşu bandının hızını düşürürken başını salladı. "Ben biraz daha buradayım, bitince gelirim."
Güneş gülümseyip Alina'ya baktı. "Tamam hayatım, kolay gelsin." diyerek Naz'la birlikte soyunma odasına doğru yürüdü.
Naz hafifçe güldü. "Aşırı yoruldum. Bizimkilerin antrenmanlarından sonra akşam beraber toplanalım dedi Uzay. Kıramadım ama bazen çok yorucu oluyor."
Güneş hafifçe burnundan güldü. "Bilmez miyim."
Soyunma odasının kapısını açtıklarında içeride Melek'i tekrar gördüler.
Naz kaşlarını kaldırdı. "Aa, sen ne yapıyorsun burada?"
Melek gülümseyerek omuz silkti. "Demiştim ya kayıt olacağım diye. Biraz bakındım ama beğenmedim."
Güneş kaşlarını kaldırdı. "Nesini beğenmedin?"
Melek, Güneş ve Naz'ı hafifçe süzdü. "İnsanını." deyip hiç beklemeden odadan çıktı.
Kapı kapanınca Güneş, Naz'a dönerek konuştu. "Dolabına baksana bir. Kız senin parfümünden kokuyordu."
Naz dolaplara doğru hızlıca yürüdü
Naz parfümünü eline aldı. "Evet, benim parfümümden kokuyordu." dedi ve elini çantasına attı.
Güneş yavaşça göz devirdi. "Pek aynı parfümü alabilecek birine benzemiyordu... Bir şey eksik mi?"
ESTÁS LEYENDO
Güneş'e doğru || Hasan Koru
FanfictionSaçlarımı kuruttun Ben kaburganı kırdım Tanışmadan önce de Sana çok aşıktım
