Öncelikle bu yazılan şey bir kurgudur. Gerçek kişiler üzerine yazılsa bile hiçbir zaman tam karakteri yansıtmaz. Ship fici değildir yazılan sahnelerde hiçbir zaman smut olmayacaktır.
Otobüs camından dışarıyı izlerken çalan şarkıyla gözlerimi kapattım. Okulun yolunun uzun sürmesi benim daha da uykumu getiriyordu. Aynı ilçe içinde bu kadar uzun yol sürmesi de beni oldukça sinirlendiriyordu.
Durağa geldiğimde neredeyse uyumak üzere olan gözlerimi araladım. Hızlıca indiğimde okul girişinde beni bekleyen Delfin ve Çisem'i görünce gülümsedim. ''Yine bizi görmediği sürece asla etrafa neşe saçmıyor.'' diyerek dalga geçen Çisem'e göz devirdim. ''Al işte yalan mı ?'' diye onu devam ettirdi Delfin.
Ders bitişinde uzun bir aramız vardı. Kızlarla yakındaki küçük kafeye gittiğimizde uzun süre bir şeyler konuştuk. Bıkkın bir şekilde etrafa bakınırken bir yandan sanat tarihi ödevimi yapıyordum. ''Bu kız aynı zamanda derste çalışıyor.'' diyen Çisem'e kahkaha attım. Kafeye giren kişilere bir göz attım ve tekrar kızlara döndüm.
Bu kafeye sadece ders arasında bir kaç öğrenci ve biz gelirdik. ''Kızlar kafeyi boşaltabilir miyiz ?'' diyen kafenin sahibi Adıyaman Ağabey'e ''Neden abi ?'' diye sordu Çisem ağzında daha bitirmediği tatlıyla. ''Klip çekimi olacakmış.'' cevabıyla birbirimize baktık. ''Oturalım abi köşede ne zararımız var ?'' Delfin'in sorusuyla köşeden hafif esmer uzun boylu birisi ''Her yeri çekiyoruz özür dileriz rahatsızlık verdiğimiz için.'' dedi.
Delfin bir süre adama baktı. Sinirle eşyalarımı toparlarken ''Abi madem haberin var kafeyi kapatsaydın.'' dedim sinirle. Aralarından birisi ''Bu sinir ne ya ? İzmir'e gelmeyeli sinirli insan kat sayısı artmış.'' dediğinde tam kapının önündeyken döndüm. ''Derken ?'' diyerek ona doğru baktım. ''Kötü anlamda demedim sakin.'' dedi gülümseyerek ellerini kaldırırken.
''Bu cümlenin nasıl iyi bir anlamı olabilir ?'' diye sorduğumda düşünüyor gibi yaptı. "Kötü anlamı da yok bence nötr bir cümle." verdiği cevapla derin bir nefes aldım. Az önceki uzun esmer adam "Azıcık sakin mi olsak ?" dediğinde daha da sinirlendim. "Şu an sinirli gibi mi duruyorum ?" dediğimde 7 adam birbirine baktı.
"Lina hadi." diyerek kolumdan çekiştiren Delfin'le arkamı döndüm ve oradan uzaklaştık. "Kız Crush'la kavga etti ya. Nereden geliyorsa bu ego ?" diye kendi aralarında konuşan kız grubuna döndüm. "Crush ne ?" Çisem'in sorusuyla birbirimize baktık. "Şu boyband olan mı ?" Delfin'in fikriyle birbirimize baktık.
İnternette araştırdığımızda az öncekilerin hepsinin olduğu bir grup fotoğrafı gördüm. "Aa şu tartıştığınız kıvırcık Barış'mış." Delfin'in lafının devamında "Evet evet şu ayırmaya çalışanın adı da Oğuzhan'mış." hepimiz dikkatlice resimlerini ve adlarını inceledik.
"Kanka iki sorum var. Birincisi neden klip İstanbul'da değil ? İkincisi hadi İzmir'de klip çekiyorsunuz neden bir kafesinde ?" Çisem kendi kendine homurdanırken saate baktım. "Ders başlayacak." dememle karşıya geçtik ve tekrar okula doğru yürüdük.
Ders başladığında normalde yapmayacağım bir şey olan telefonuma bakma eylemini gerçekleştiriyordum. Barış'ın sosyal medya hesaplarını inceliyor, bilgi ediniyordum. Sonra kendi kendime "Ukala, egoist." diye saydırmaya başladım.
"Lina !" sesiyle irkildim ve bana seslenen hocaya döndüm. "Pardon önemli bir işim vardı." dediğimde bana göz devirdi ve ders anlatmaya devam etti.
Ders bittiğinde daha dersimiz kalmadığı için kızlarla okuldan çıktık. "Şu grubun şarkısı var 2 tane dinleyelim mi ?" diye sordu Çisem. Delfin'de ben de onayladık ve dinlemeye başladık.
"Baya başarılılar." dedim iki şarkı da bitince. "Başarıyı geç başaramamış olsalardı bile adamların hepsinden yetenek akıyor." Delfin'in söylediğini onayladım ve etrafa bakınmaya başladım. Derin bir iç çektim. "Biz de napalım işte. Sahne sanatları falan." isyanımla beraber kızlar kıkırdadı.
Akşam sahilde küçük bir barın yanına gitmek için anlaştık ve işlerimizi halletmek için ayrıldık. Normalde aynı evdeydik ama iki gündür hep bir işimiz oluyordu ve asla birbirimizi bekleyemiyorduk. "Eve gelişiniz 17.00'i geçtiği an sizi boğazlarım." dedi ve gülümseyerek uzaklaştı Çisem.
Ben iş görüşmesine gitmek için okul ile evin tam ortasındaki bir restoranta doğru ilerledim.
Restoranta geldiğimde yemek kokularıyla kendimin de bir hayli acıktığını fark ettim.
Görüşme bittiğinde olumlu şeyler konuştuğumuz için rahatlamış bir şekilde eve yürüyordum. Gelirken otobüse binsem bile eve giderken yürümek daha keyifli oluyordu.
Eve geldiğimde Çisem zaten evdeydi. Delfin ise 10 dakikaya geleceğini söylemişti. Hemen üstümü değiştirdim ve makyajımı tazeledim. Giyinip salona geçtiğimde sonunda Delfin'de gelmişti. "Sağol paşam." dedi Çisem saate bakarak sinirli bir şekilde. "Bilerek geç kaldım sanki. Hem bara gece gidilir." Delfin'in söylediğine kıkırdadım. "Biz bara mı gidiyoruz gerizekalı ?" diye soran Çisem'e, Delfin'le aynı anda "Evet." dedik.
Delfin hazırlandıktan sonra hızlıca evden çıktık. Sahil bize oldukça yakındı. Barın olduğu yere gelmemiz çok uzun sürmedi. Geldiğimizde ise ilk fark ettiğim şey canlı müziği olan bir bardı. Gülümseyerek köşelerde bir yere geçerken "Barış'ım birkaç yıl önce burada şarkı söylerdi şimdi globale açılan br grupta." diyen müzisyenle beraber alkışlar koptu.
Eliyle işaret ettiği yere baktığımda ise göz göze geldik.
YOU ARE READING
Sahil Kenarı,BÇY
FanfictionBir anda tanıştığın birisi seni farklı yerlere, unuttuğun ve reddettiğin duyguları geri hissettirebilir mi ?
