Son Feci Bisiklet - Kirke
''Şimdi de L'nin nasıl karar verilebilir bir faktör olduğunu bulacağız..''
CENG-280 sınıfı her zamanki sıkıcılığıyla geçiyor, zaman geçmek bilmiyordu. Can; başını koluna yaslamış, bir tahtadaki soruya bir de önündeki boş sayfaya bakıyordu. Bu yıl bu dersi veremeyecekti ve bunu kabullenmişti. Kendi kendine oflayarak kafasını masadan kaldırdı ve yüzünü elleri arasına gömüp gözlerini ovuşturdu. Uykusu gelmişti ve bu dersten çıkmak istiyordu. Ellerini yüzünden çekip bir süre ışığa alışmaya çalışırken kafasını yanındaki arkadaşlarına çevirdi.
Alperen çoktan uyumuş, Ahmet Emre ise bir eliyle onun saçlarıyla uğraşırken diğer eliyle tahtadaki soruyla mücadele veriyordu. Barış ise.. Barış her zamanki gibi kafasına kapşonunu geçirmiş önündeki deftere bir şeyler karalıyordu. O buraya okumaya değil şarkı sözleri yazıp gitar çalmaya gelmişti ama garip bir şekilde diğer üç arkadaşının aksine hiç alttan dersi yoktu. Can bunları düşünüp tekrar içinden Barış'a küfrederken gözü, bir ön sıranın en solunda oturan çocuğa takıldı. Amfi oldukça büyük, yer de haliyle çoktu ancak o, en izole yere geçmiş, yanına kimsenin oturmayacağını garantilemek istemiş gibi duruyordu.
Fakat Can'ın dikkatini çeken şey bu değildi. Evet, kesinlikle değildi. Çocuk sanki anormal derecede hızlı nefes alıyordu ve aralık ayında olmalarına rağmen çenesinden boynuna akan terler görülebiliyordu.
Can kaşlarını çatıp çocuğu izlemeye koyuldu. Panik atak mı geçiriyordu? Hayır. Kesinlikle bu panik atak değildi. Ama normal birinin yaşayabileceği türden bir şey de değil gibi duruyordu. Can bunlar düşünürken çocuk gözlerini kısıp başını önüne eğdi. Tam o sırada Can, çocuğun yumruk olan elinden akan bir damla kanı gördü. Çocuk da bunu fark etmiş olucak ki avcunu açtı, sonra da derin bir nefes alıp başını geri kaldırdı. Rahatlamış mıydı?
''Can.. Can alo!'' Can omzunun dürtülmesiyle kendine geldi. Kafasını iki yana sallarken omzunu dürten Alperen'e baktı.
''Sana sesleniyoruz, çıkıyoz hadi.'' Can hiçbir şey demeden sıradan kalktı. Gözü, az önce çocuğun oturduğu yere kaydı. Gitmişti. Eşyalarını çantasına tıkıp arkadaşlarının peşinden yürürken, az önce gözünü alamadığı yerin yanından geçerken yavaşladı. Gözleriyle sırayı taradı, az önce burda oturan çocuğu düşündü. Gözüi yerdeki kan damlasının üzerine gelince derin bir nefes aldı ve yürüyen arkadaşlarına doğru seslendi.
''Bir şey soracağım.. Az önce burda kim oturuyordu?''
Üç arkadaşı boş gözlerle birbirine bakarken Ahmet Emre ''Orda biri mi oturuyordu?'' dedi. Soru direkt Canaydı ancak Can cevap veremedi. Bu sessizliği Alperen böldü.
''Can boşver amına koyayım, hadi çıkalım artık daraldım sigara içicem.'' diyip Ahmet Emre'nin beline elin koydu ve onu çıkışa yönlendirdi. Can bir onlara bir de hala kendisine bakmakta olan Barış'a baktı.
''Hadi.'' Barış başıyla kapıyı işaret edince, Can daha fazla bir şey demeden peşlerinden gitti arkadaşlarının.
—————
''Evet sevgili dinleyiciler, ODTÜ'de Gece'ye hoşgeldiniz! Gece 2'yi gösterirken programımıza başlıyoruz. Öncelikle hepinize iyi pazartesileri diliyorum umarım haftanız güzel başlamıştır. Her zamanki gibi kısaca programımızdan bahsedeceğim..
İlk olarak kısaca hafta sonu neler yaşanmış onlardan bahsedeceğim daha sonra günün sorusunu soracağım ve müzik akışını başlatacağım. Tabii ki pazartesi klasiği olarak anonim itiraflar da alacağız ve sonrasında her gün yaptığımız gibi '1 şarkı 1 hikaye' bölümüne geçeceğiz. En sonda ise sizlerle biraz dertleşip akışı sonlandıracağım. Evett o halde biraz dedikodu bakalım...
ČTEŠ
02.17, Batucan
FanfikceÜniversitenin gece radyosunda sunuculuk yapan Can Kesiktaş ve her gece onu dinlemeye gelen gizemli dinleyicisi
